Trabzonspor’da hedef her zaman şampiyonluktur.
Bordo-Mavili camia için şampiyonluk dışında hiçbir derece tam anlamıyla yeterli görülmez. Ancak buna rağmen Trabzonspor’un bu sezonu başarılı bir şekilde tamamladığını söylemek gerekir. Ligi 3. sırada bitiren Bordo-Mavililer, özellikle son haftalarda yaşadığı büyük düşüşü yaşamamış olsaydı şampiyonluk yarışında mutlu sona ulaşması da hiç sürpriz olmayabilirdi.
Çünkü takım sezonun önemli bölümünde bu seviyeye kadar yükselmeyi başarmıştı. Ne var ki üst üste gelen puan kayıpları ve son hafta Gençlerbirliği karşısında alınan mağlubiyet, camiada büyük bir moral bozukluğu yarattı.
Şampiyonluk hesaplarının yapılmaya başlandığı dönemde yaşanan bu düşüş, taraftar için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Trabzonspor’un ligde son haftalardaki form düşüklüğü Türkiye Kupası finalinde Konyaspor ile oynanacak mücadele öncesinde de soru işaretlerini beraberinde getirmişti. Ancak Bordo-Mavililer finalde rakibini mağlup ederek Türkiye Kupası’nı 10. kez müzesine götürmeyi başardı.
Fırtına’nın başarılı geçen sezonu kupa zaferiyle taçlandırması son derece önemliydi. Nitekim bu kupa Trabzonspor’a çok yakıştı.
Son iki sezonda şampiyonluğu kaçıran Trabzonspor’un bu sezon elde ettiği kupa başarısı, camiaya da büyük moral verdi.
Yeni sezon öncesinde oluşan olumlu hava ise camianın motivasyonunu yükseltti. Eğer bu kupa kaybedilmiş olsaydı, bunun yeni sezona da olumsuz yansımaları olabilirdi. Ancak korkulan olmadı ve Trabzonspor sezonu mutlu tamamladı.
Başta Başkan Ertuğrul Doğan olmak üzere teknik heyeti ve futbolcuları bir kez daha tebrik ediyor, bu başarıların devamını diliyoruz.
.....
GÜÇLÜ KADRO ŞART
Bir sezonun daha sonuna gelindi.
Trabzonspor, ligi üçüncü sırada tamamlarken Türkiye Kupası’nı da müzesine götürerek sezonu önemli bir başarıyla kapattı.
Açıkçası bu kadroyla ulaşılabilecek en önemli hedeflerden biri gerçekleştirildi.
Ancak Trabzonspor’un daha büyük hedeflere ulaşabilmesi için kadrosunu mutlaka güçlendirmesi gerekiyor. Özellikle şampiyonluk yarışında kalıcı olmak isteyen Bordo-Mavililerin transfer döneminde hata yapma lüksü bulunmuyor.
Yapılacak takviyelerin nokta atışı olması şart.
Eğer bu süreç doğru yönetilirse Trabzonspor, yeni sezonda şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri haline gelebilir.
Öte yandan Bordo-Mavilileri yeni sezonda Avrupa kupaları da bekliyor.
Geride kalan sezonda takım haftada tek maç oynamasına rağmen ciddi oyuncu eksiklikleri yaşadı. Bu durum kadro derinliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Avrupa ve lig maratonunu birlikte götürebilmek için geniş ve alternatifli bir kadro oluşturulması kaçınılmaz görünüyor.
Bu nedenle yaz transfer dönemi Trabzonspor adına büyük önem taşıyor.
Yönetimin bu süreci en doğru şekilde değerlendirmesi, gelecek sezonun kaderini doğrudan belirleyecek en önemli etkenlerden biri olacak.
.....
ONAUCHU FARKI
Kaliteli oyuncunun farkı her zaman ortaya çıkar.
Özellikle sıkışan maçlarda, oyunun kilitlendiği anlarda elinizde böyle meziyetli futbolcular varsa sahneye çıkar ve takımını rahatlatır.
Trabzonspor’da bu isimlerin başında ise Paul Onuachu geliyor.
Nijeryalı golcü, geride bıraktığımız sezonda birçok karşılaşmada sorumluluk alarak Bordo-Mavili takıma kritik puanlar kazandırdı.
Sadece attığı gollerle değil, rakip savunmaya kurduğu baskı, hava toplarındaki üstünlüğü ve takım oyununa yaptığı katkıyla da Trabzonspor’un en önemli silahlarından biri oldu. Onuachu, kalitesini sezonun en kritik mücadelelerinden biri olan Konyaspor maçında da bir kez daha gösterdi.
Ortaya koyduğu etkili futbolu iki golle süsleyen yıldız oyuncu, Trabzonspor’un kupa şampiyonluğunda başrol oynayan isimlerden biri olmayı başardı.
Büyük maçlarda sorumluluk alabilmek her futbolcuya nasip olmaz.
Onuachu ise bunu yaparak ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha kanıtladı. İşte Trabzonspor’da bu tarz kaliteli ayakların sayısı arttıkça Bordo-Mavili takımın sırtı kolay kolay yere gelmez.
Şampiyonluk yarışında fark yaratan en önemli detaylardan biri de böylesine özel oyunculara sahip olabilmektir.
Paul Onuachu’yu ortaya koyduğu başarılı performans nedeniyle tebrik ediyor, yeni sezonda da gollerini ve katkısını sürdürmesini temenni ediyoruz.
…………….
MUÇİ GERÇEĞİ ORTADA
Trabzonspor’un Ernest Muçi’nin bonservisini alması gerektiğini uzun süredir dile getiriyorduk. Çünkü Bordo-Mavili takım bu sezon ligi üçüncü sırada tamamlayıp Türkiye Kupası’nı kazanmayı başardıysa, bunda en büyük pay sahibi isimlerden biri hiç şüphesiz Ernest Muçi oldu.
Trabzonspor yönetimi, Muçi hamlesiyle son derece doğru bir karar verdi.
Yıldız oyuncunun ortaya koyduğu performans, takım adına ne kadar önemli bir isim olduğunu net şekilde gösterdi.
Özellikle hücum hattına kattığı dinamizm, mücadele gücü ve kritik anlarda sorumluluk alması Bordo-Mavililere büyük katkı sağladı.
Yeni sezonda fiziksel ve mental olarak daha da güçlenmiş bir Ernest Muçi’nin, hem Süper Lig’de hem Avrupa kupalarında hem de Türkiye Kupası maçlarında Trabzonspor’a önemli katkılar vermesi bekleniyor.
Bordo-Mavili camianın Arnavut futbolcudan beklentisi oldukça yüksek olacak.
Eğer Muçi gelişimini aynı şekilde sürdürürse, Trabzonspor’un gelecek sezonki en önemli kozlarından biri haline gelmesi hiç de sürpriz olmayacaktır.
.....
TRABZONSPOR RUHU
Trabzonspor, gerekirse gazozuna maça çıksa bile sahaya kazanmak için çıkmalıdır. En azından Bordo-Mavili renklere gönül veren herkes, takımın mücadele ruhunu sonuna kadar sahaya yansıttığını görmek ister.
Elbette her maç kazanılamayabilir.
Futbolda yenilgi de vardır.
Ancak sahada karakterli bir futbol ortaya konulmuşsa, Trabzonspor taraftarı sonuç ne olursa olsun takımını alkışlamayı bilir.
Fakat ligin son haftasında Gençlerbirliği karşısında ortaya konulan futbol ve alınan mağlubiyet, Trabzonspor’a hiç yakışmadı.
Bordo-Mavili takımın böylesine maçlarda büyüklüğünü ortaya koyması gerekirken, sahada beklenen görüntüden oldukça uzak bir performans vardı.
Açıkçası Trabzonspor, bu karşılaşmada iyi bir sınav veremedi.
Üstelik rakip olarak Gençlerbirliği’nin Trabzonspor camiasındaki geçmişi de unutulmuş değil. Zamanında Bordo-Mavili takımın kader maçına çıkmamaları, Giresun’a kadar gelmelerine rağmen geri dönmeleri hâlâ hafızalarda yerini koruyor.
O dönem yaşananlar nedeniyle Trabzonspor 2. Lig’den 1. Lig’e yükselme fırsatını kaçırmıştı. Bunun yanında bu sezonun ilk yarısındaki yaklaşımları da Bordo-Mavili camiada olumlu karşılanmamıştı.
Elbette geçmiş geçmişte kaldı.
Ancak Trabzonspor’un böyle maçlarda sahaya daha farklı bir karakter koyması beklenirdi. Çünkü Trabzonspor’un kimliği mücadele etmeyi, savaşmayı ve son düdüğe kadar kazanmak için oynamayı gerektirir.
Bu karşılaşma Bordo-Mavili takım adına önemli bir ders olmalı.
Rakibin konumu, hedefi ya da şartlar ne olursa olsun Trabzonspor sahaya çıktığı her maçta kazanmak için elinden gelenin en iyisini ortaya koymalıdır.
Çünkü bu arma, mücadeleden asla vazgeçmeyen bir takım kimliğini temsil eder.
....
ADALLET OLMADAN
FUTBOL OLMAZ
Trabzonspor’un Konyaspor ile oynadığı kupa maçında hakem Halil Umut Meler’in yönetimi büyük tepki çekti.
Verdiği ve vermediği düdüklerle Bordo-Mavili camiayı adeta çileden çıkaran Meler, özellikle Trabzonspor aleyhine verdiği penaltı kararıyla tartışmaların odağı oldu.
Bir kez daha gördük ki Türk futbolunun en büyük sorunlarından biri hakem yönetimleri. Dünya Kupası’nda neden Türk hakemlerini göremediğimiz de aslında bu tür maçlarda çok net ortaya çıkıyor.
Türk futbolunun gelişmesi için öncelikle adaletli, cesur ve gördüğünü çalan hakemlere ihtiyaç var. Aksi halde tartışmalar futbolun önüne geçmeye devam eder ve olan yine Türk futboluna olur.