Bu takıma bir anlam vermek zor.

Ne yapacağını, ne zaman ne edeceğini kestirmek neredeyse imkansız.

Gençlerbirliği maçında da bizi şaşırtmaya devam ettiler.

Gençlerbirliği’nin ligdeki durumu zaten belli; kupada Trabzon ile oynadıkları maça da, bu zamana kadar hiç forma giymemiş ya da çok az süre alan oyuncularla çıktılar. Yedek bile sayılmazlar, adeta PAF takımıyla mücadele ettiler.

Trabzonspor için finale bir maç kala böyle bir rakiple karşılaşmak büyük bir şanstı. Ancak gel gör ki, karşımızda tam bir hayal kırıklığı yaratan bir Trabzonspor vardı. Maçın son 10-15 dakikası hariç sahada sürünen bir takım…

Biraz şans, biraz da bireysel oyuncularının yeteneğiyle Gençlerbirliği’ni geçip adlarını finale yazdırdılar. Bu maç, Trabzonspor’un adeta bir sezonunu özetler gibiydi.

Böyle bir futbolun izahı zor. Trabzonspor için kader maçı ama oyuncular bitkin, yılgın ve umursamaz bir hava içindeydi.

Bir takımın bir maçı da rahat geçemez mi?

Kupada yarı finalde böyle bir rakip yakalamışsın, ama böyle mi mücadele edilir böyle mi futbol oynanır?

Maç kazanıldı, ama futbol adına tek söylenecek söz.

Hayal kırıklığı.

...

BU FUTBOL FİNALDE YETMEZ

Gerçekler ortada ve onları göz ardı etmek sadece kendimizi kandırmamıza yol açar. Karşımızda, skor olarak idare eden bir Trabzonspor var; peki ya futbol için aynı şey geçerli mi? Ligin ilk haftalarında “düzelir” dedik, ortasına gelince yine “düzelir” dedik, ama hiçbir gelişme göremedik.

Lig sona eriyor ve takım hala beklenen seviyede değil.

Evet, Trabzonspor kadro kalitesi açısından Fenerbahçe veya Galatasaray’ın gerisinde. Ama Anadolu takımlarına göre hala üst seviyede.

Buna rağmen Bordo-Mavili takım, 2-3 maç dışında, tatmin edici bir futbol ortaya koyamadı. Bu ayrıntıları dile getiriyoruz, çünkü ders alınması gerekiyor.

Şimdi sadede gelelim.

Trabzonspor’un son haftalardaki performansıyla Konyaspor’u mağlup etmesi mümkün görünmüyor. Bu futbol anlayışıyla kupayı kazanmak da hayal.

Bordo-Mavili oyuncular sahada yürüyerek oynadıkları sürece, rakip kim olursa olsun her sonuçla karşı karşıya kalmaları kaçınılmaz.

Futbolcular terlerini son damlasına kadar akıtmalı, acı çekmeli ve mücadele etmeliler. Aksi takdirde Konya maçı hüsranla sonuçlanabilir.

Kupaya bu kadar yaklaşmışken kaybetmek, camia için büyük bir yara olur.

Dileriz, Konya maçında sahayı rakibine dar eden bir Trabzonspor izleriz ve kupayı sonunda biz kazanırız.

.....

YER SEÇİMİ ADİL Mİ?

Türk futbolunun gelişmesini, Avrupa’da ve dünyada daha güçlü bir marka haline gelmesini istiyoruz.

Ancak alınan bazı kararlar, ne yazık ki bu hedeflerden ne kadar uzak olduğumuzu bir kez daha gösteriyor. Futbolda adalet, sadece saha içinde verilen kararlarla sınırlı değildir. Organizasyon süreçlerinde alınan kararların da eşitlik ilkesine uygun olması gerekir. Fakat Türkiye’de zaman zaman öyle uygulamalar görüyoruz ki, bunları anlamlandırmak gerçekten zorlaşıyor.

Bunun son örneklerinden biri, Türkiye Kupası finalinin oynanacağı şehrin belirlenme sürecinde yaşandı. Daha final oynayacak iki takım belli olmadan karşılaşmanın Antalya’da oynanacağı açıklandı.

Finalistler Trabzonspor ve Konyaspor olunca da bu karar ciddi bir tartışmayı beraberinde getirdi. Çünkü Antalya, coğrafi olarak Konya’ya oldukça yakın bir konumda bulunurken Trabzon’a ise ciddi mesafede yer alıyor.

Böyle bir tabloda eşit şartlardan söz etmek mümkün mü?

Final gibi büyük organizasyonlarda her iki takım taraftarının da maça ulaşım konusunda benzer şartlara sahip olması gerekir.

Aksi halde alınan kararlar, ister istemez tarafsızlık tartışmalarını beraberinde getirir.

Oysa çözüm çok daha basit. Final müsabakası, iki kulübe de eşit mesafede ya da ulaşım açısından benzer imkanlar sunan bir şehirde oynatılabilir.

Böylece hem futbolun ruhuna uygun davranılmış olur hem de kamuoyunda oluşan adalet tartışmalarının önüne geçilir. Türk futbolunun en büyük ihtiyacı güven duygusu. Taraftarın, kulüplerin ve spor kamuoyunun alınan kararlara güvenmesi gerekir. Bunun yolu da şeffaf, objektif ve adil yönetim anlayışından geçiyor.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun bu konuda oluşan eleştirileri dikkate alarak kararını yeniden gözden geçirmesi, futbol adına önemli bir adım olacaktır.

...

DOĞRU HAMLE MUÇİ

Trabzonspor’un orta saha oyuncusu Ernest Muçi’nin takımda kalıp kalmayacağı büyük merak konusu olmaya devam ediyor.

Bu oyuncu son kupada Gençlerbirliği ile oynanan maçta ortaya koyduğu futbol ve attığı golle, Trabzonspor için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi. Bordo-Mavili takımla çok iyi bir uyum sağlayan böyle bir futbolcunun elden kaçırılmaması gerektiği düşüncesindeyim.

Beşiktaş’ın düşünmediği Muçi'nin, en uygun bonservis koşullarıyla transfer edilmesi de Trabzonspor adına doğru bir hamle olacaktır.

Umarız Trabzonspor, Arnavut futbolcunun transferini olumlu bir şekilde sonuçlandırır. Yeni sezonda Trabzonspor’un Muçi’ye çok ihtiyacı olacağı oldukça açık.

.........

BU OYUNCUDAN UMUT YOK

Mathias Lovik…

Kim beğendi, kim aldırdı bilmiyoruz.

Ancak bu oyuncu için söyleyebileceğimiz tek şey, tam anlamıyla bir hayal kırıklığı olduğudur. Son oynanan Gençlerbirliği maçında da taraftara saç baş yoldurmaya devam etti. Daha önce de bu oyuncuyla ilgili görüşlerimizi dile getirmiştik.

Lovik, bırakın Trabzonspor’da forma giymeyi, kulübün kapısının önünden bile geçemeyecek seviyede bir performans ortaya koyamamakta.

Bu oyuncuya tanınan forma şansı, altyapıdan bir futbolcuya verilse çok daha doğru bir tercih olurdu. Çünkü Lovik’in Trabzonspor’a herhangi bir katkı sağlayabileceğine dair en ufak bir umut görünmüyor.

Sezonun sona ermesiyle birlikte hiç vakit kaybetmeden Lovik ile yollar ayrılmalı. Yabancı kontenjanı, Lovik gibi sıradan bir oyuncuyla doldurulmamalı.

...

BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERMELİ

Trabzonspor, sezonu bugün oynayacağı Gençlerbirliği maçıyla tamamlıyor.

Hafta içerisinde iki takım arasında Ankara’da oynanan kupa maçında, ligde kümede kalma mücadelesi veren Gençlerbirliği sahaya yedek ağırlıklı bir kadroyla çıkarken, tüm hedefini kupaya çeviren Trabzonspor ise as kadrosuyla mücadele etmişti.

Bu kez iki ekip, lig maçında Trabzon’da karşı karşıya gelecek.

Ancak bu mücadelede rollerin değişmesi bekleniyor.

Aklı kupa finalinde olan Trabzonspor’un sahaya yedek ağırlıklı bir kadroyla çıkacağı tahmin edilirken, ligde kalması bu maça bağlı olan başkent temsilcisi ise en güçlü 11’iyle sahada olacak. Ancak hangi kadroyla sahaya çıkarsa çıksın, Bordo-Mavili ekibin tek düşüncesi galibiyet olmalı.

Trabzonspor, bunun için elinden gelen mücadeleyi ortaya koymalı.

Tüm Türkiye’nin gözünün çevrileceği bu karşılaşmada Bordo-Mavili takım, büyüklüğünü bir kez daha göstermeli.

Trabzonspor’dan, kupa finali öncesinde hem iyi futbol hem de galibiyet bekliyoruz.