Kim ne derse desin başkanlığ,ına sanki “bir konu mankeni getirilerek” yok edilmek istenen aslında Trabzonspor değil, onun temsil ettiği ruhtur.
Konu mankeni diyorum çünkü Trabzonspor başkanının, Trabzon’un: her şeyleri sadece takımları olan milyonlarca seveninin beklentisine cevap oluşturabilecek, onların; heyecanlı, sevecen, mücadeleci ve mensubiyet şuurlarına uygun bir beyanat verebildiğini okuyanınız oldu mu?
Yüzde yüz haklı olduğumuz mahkeme kararıyla da tescil edilen şike konusunda başkanımız ne yapabildi? Neden beklenilen çıkışı bir türlü yapamıyor? Neden takımın iskeleti borçlar karşılığında paralı takımlara pazarlanırken bu cefakâr taraftar düşünülmedi? Neden bir şekilde bir göreve gelmek o görevin gereğini yapamayanlar için bu kadar önemli görülmektedir? Niçin 1975-1979 ruhunu temsil eden futbolcu özellikleri ve transferler yapılmıyor.
Niçin şehrimizin heyecanını temsil etmeyen, çoğu ruhen bitmiş, kendi ülkesinde veya dünyanın başka bir yerinde rüyasında bile görmeyeceği büyüklükte paralarla takımımızın başına hiç bir özelliği kalmayan yabancı futbolcular çöreklendirilmiş?
Her maçtan sonra tabiri caizse taraftarın “gazını” almak için verilen ruhsuz, heyecansız beyanatların boşuna mı verildiğini zannediyorsunuz?
Üzerimize çullandırılan bu yorgun yabancı ruhun tahrip ettiği heyecanlarımızın tekrar yeşermesi kolay mı zannediliyor?
Şimdi sorduğumuz soruların cevaplarını da vererek bu şark kurnazlığını biraz deşifre edelim istiyorum! Trabzonspor Trabzonlunun daha doğrusu Karadeniz’in sert ve mert insanlarının mücadeleci ruhunu temsil ediyor. Bu ruhun kurtuluş savaşı döneminde neleri başardığı bilmeyen belki de bu operasyonun figüranları durumunda olan Trabzonspor’un yöneticileridir.
Onların dışındaki dağdaki çobanımız bile dolaylı ve ince planlarla Trabzonspor üzerinden Trabzonlunun kimliksizleştirilme operasyonuna tabi tutulduğunu bildiğine ve anladığına inanıyorum. İnsanlar çıkıp; neler oluyor Trabzonspor’da sorduğu zaman, yöneticilerin bu günler için kıyıda kenarda tuttuğu borazancılar hemen hep bir ağızdan ağız birliği etmişçesine; “şimdiye kadar neredeydin, senin bir amacın var, sen Trabzonspor üzerinden siyaset yapıyorsun” gibi komik laflar ediyorlar.
Doğruyu söylemenin şimdiye kadarı mı olurmuş? Önemli olanın söylenenin doğru olup olmadığı değil midir?
Trabzonlunun hapsetmek için zapt etmeye çalıştığınız milli ruhu olmadan, bırakın başarıyı küçük takımlarla bile yarışmamız imkansızdır.
Trabzonspor yöneticileri; dayı çocuğu, amca çocuğu, benim adamım, benim yakınım, benim ilçemden diyerek bir şekilde kandırıp oylarını aldığınız delegelerin yaptığınız çalışmalarla gönüllerini alabildiniz mi?
Şikeci Fenerbahçe geliyor, polis gazını ve copunu Trabzonspor taraftarı yiyor?
Futbolcumuz gol atıyor, aynı amaca hizmet eden hakem efendi nizami golümüzü vermiyor!
Trabzonspor’da bir zamanlar futbol oynayıp takımın ekmeğini yedikten sonra bakanlık makamına kadar çıkan bir insanımızdan Trabzon halkı haklı olarak yardım bekliyor! Ara ki bulasın, bir kelime ağzından çıkmıyor! Bir şey söyleyemiyor!
Oyun belli; Trabzonspor üzerinden başarılı bir şekilde “kimliksizleştirme” operasyonu yapılıyor da, bizler de zannediyoruz ki; bunlar tesadüfdür veya bazı kimselerin şahsi hatalarıdır. Hayır, bin kere hayır! Bu bir kimliksizleştirme operasyonudur!
Trabzonspor coşunca sadece Trabzon’daki Trabzonlular değil, Türkiye’nin her tarafındaki milyonlarca Trabzonlu ve Trabzonsporlu taraftarlar coşuyor. Bu coşku emperyalist güçlerin hoşuna gitmiyor. Avni Aker tezahüratı onların kulaklarını rahatsız ediyor!
Ama olsun beyler, sizlerin inadına bu taraftar heyecanlarını kaybetmeyecektir, “baklava deyip ekşimiş yemeği” reva gördüğünüz insanlar sizlerin “bindiğiniz dalı kesme” yanlışınızı unutmayacaklardır!
Bilin ve unutmayın ki; hiçbir güç Trabzonspor üzerinden; bölge insanımızı coşkusundan, takım sevgisinden ve şerefli kimliğinden uzaklaştıramayacaktır, yani; kimliksizleştiremeyecektir.
Boşuna uğraşmayın!