Bir kenti yöneten insanlar, yaptıkları binalarla değil; geride bıraktıkları karakter mirasıyla hatırlanırlar. Bugün Trabzon'da Sefer Özgür adını bilenlerin sayısı her geçen gün azalıyor. Oysa iki dönem belediye başkanlığı yapan bu Cumhuriyet aydınının yaşamı, yalnızca bir siyasetçinin hikâyesi değil; görev anlayışının, dürüstlüğün ve devlet terbiyesinin de hikâyesidir.
1970'li ve 1980'li yıllarda insanlar bir göreve aday olurken önce kendilerini sorgular, o göreve layık olup olmadıklarını değerlendirirlerdi. Bu nedenle herkes aday olma cesaretini gösteremezdi.
Zaman içinde siyasetin dili ve öncelikleri değişti. Hizmet anlayışının yerini zaman zaman kişisel hesapların, ilke siyasetinin yerini ise farklı aidiyetlerin öne çıktığı anlayışlar aldı. Bu değişim, geçmişte kamu hizmetini bir sorumluluk olarak gören yöneticileri yeniden hatırlamayı daha da anlamlı kılıyor.
İdeolojik yol arkadaşlığının yerini çıkar birlikteliklerinin alması; günümüzde yaşanan nitelik kaybının, etik değerlerdeki aşınmanın ve siyasal dağınıklığın önemli nedenlerinden biri oldu.
Bu nedenle bazı hayat hikâyelerinin yeniden hatırlatılması önemlidir. Çünkü milletine sadakatle hizmet eden insanlar yaptıkları eserlerle anıldıkça, gelecek nesillere de örnek olurlar. Aslında önemli olan yalnızca anmak değil, anlayabilmektir.
Yönettiği insanlara hakaret eden, onları küçümseyen ve çalışma arkadaşlarına sevgisiz davranan yöneticilerin bulunduğu bir dönemde; insani değerleri yönetimin merkezine koyan bir belediye başkanını, onu birlikte çalıştığı insanların anlatımıyla tanımak ayrıca anlamlıdır.
Sefer Özgür, 1922 yılında Trabzon'un eski adı Meksila, bugünkü adıyla Çatak Köyü'nde dünyaya geldi. Bu mütevazı köyden çıkarak askeri ortaokul, askeri lise ve Harp Okulu eğitimini tamamladı; 1943 yılında Topçu Teğmen olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nde göreve başladı.
Daha sonra Harp Akademisi'ni bitirerek kurmay subay oldu ve çeşitli birliklerde görev yaptı. Kore Savaşı'na katıldı ve madalya ile ödüllendirildi. 1963-1965 yılları arasında Trabzon 143. Alay Komutanı olarak görev yaptı. 1970 yılında İran'da görevliyken, emsallerinden dört yıl önce emekliye sevk edildi ve çok sevdiği memleketi Trabzon’a yerleşti.
Hayatın ilginç cilvelerinden biri de şuydu: Trabzon'da Alay Komutanı olarak halka hitap ettiği kürsüden, yaklaşık on yıl sonra bu kez Trabzon Belediye Başkanı sıfatıyla aynı halka seslenme onurunu yaşayacaktı.


***
9 Aralık 1973'te, 51 yaşındayken Trabzon Belediye Başkanı seçildi. 11 Aralık 1977 seçimlerinde yeniden halkın teveccühünü kazanarak ikinci kez göreve geldi. Ancak 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi sonrasında görevinden uzaklaştırıldı.
Buna rağmen hizmet etme anlayışından hiçbir zaman vazgeçmedi. Trabzon Çocuk Esirgeme Kurumu Başkanlığı yaptı. Ardından Trabzon Lisesi ve Ticaret Lisesi'nde Millî Güvenlik Bilgisi öğretmeni olarak görev aldı.
Karadeniz Gazetesi'nde bilgi, birikim ve tecrübelerini paylaşan yazılar kaleme aldı. Bu yazılar daha sonra "Politika ve Bazı Önemli Temel Esaslar" adıyla kitaplaştırıldı. Şair ve yazar Kadir Yeter'in kaleme aldığı "Gazi Sefer Özgür" isimli eser ise 2019 yılında yayımlanarak ücretsiz dağıtıldı.
Kadir Yeter, kitabında "Hayatın Bilinmeyenleri" başlığı altında dikkat çekici bir tespite yer verir. Sefer Özgür'ün babası Ali Çavuş Özgür, 1927-1935 yılları arasında, 50 yaşındayken Çatak Köyü Muhtarlığı yapmış; oğlu Sefer Özgür ise 51 yaşında Trabzon Belediye Başkanı olmuş ve yaklaşık yedi yıl görevde kalmıştır. Baba Cumhuriyet döneminde köyünün ikinci muhtarı olmuş; ailenin soyadı ise sırasıyla Körömeroğlu, Gür ve Özgür olarak değişmiştir.
BAŞLICA HİZMETLERİ
Görev süresince Trabzon'un altyapısına ve sosyal yaşamına önemli katkılar sağladı. İçme suyu depoları ve şebekesi, özellikle kenar mahallelerden başlanarak yenilendi. Elektrik şebekesi projeleri uygulandı. Galyan Su Projesi hayata geçirildi. Tanzim satış mağazaları açıldı, semt pazarları kuruldu. Sahil dolgu alanında yeni fuar sahası oluşturuldu.
1977 yılında Değirmendere Sülüklü Askerî Şehitliği'nin batısında Belediye Ekmek Fabrikası hizmete açıldı. Soğuksu Huzurevi'nin ihalesi gerçekleştirildi. Şehrin önemli kavşaklarına ilk kez ışıklı trafik sinyalizasyon sistemi kuruldu. Toplu taşımada kullanılan belediye otobüslerinin sayısı artırıldı. İnönü Mahallesi'nde ilk kez pazar yeri oluşturuldu. Meydan Parkı'nın adı Atatürk Parkı olarak değiştirildi.
Trabzonspor sevdalısı olan Sefer Özgür'e, 30 Mayıs 1995 tarihi esas alınarak, 1 Mayıs 2010 tarihinde 66 sıra numaralı Onur Üyeliği Belgesi verildi.
Onu daha iyi tanıyabilmek için farklı mesleklerden ve farklı kesimlerden insanların tanıklıkları oldukça değerlidir.
Trabzon Belediyesi eski Ulaşım Müdürü Muzaffer Çakır şöyle anlatıyor:
"İşleri denetlemeye gittiğinde bir işçinin hatasını görünce sertçe uyarırdı. Ama sonra buna üzülür, aynı işçiyle oturup yemek yerdi. Bu davranışı amirleri de unutmadı; onlar da çalışanlarına aynı anlayışla davrandılar."
Gazeteci Salih Çamoğlu ise ölümünün ardından şu değerlendirmeyi yapmıştır:
"Makamını siyasette referans ve sıçrama yeri olarak görmedi. CHP'nin yeniden açılmasında öncü rol üstlendi, meşale oldu. Daha çağdaş bir Türkiye için hep üretti. Ruhun şad olsun Paşam."
Ahmet Kula'nın ifadeleri de dikkat çekicidir:
"1970 yılında general olacağına herkes kesin gözüyle bakıyordu. İran'a gönderildi ve bir yıl sonra emekli edildi. Emekliliğinin iptali için Danıştay'a dava açtı ancak sonuç alamadı. General olamadı ama Trabzon halkının 'Paşası' olmayı başardı."
Faik Ahmet Akıncı ise onu şu sözlerle anlatıyor:
"Babam Faik Akıncı ile Sefer Amca çok yakın dosttu. Eşleri Eyüboğlu ailesinden olduğu için birbirlerine 'bacanak' derlerdi. Hürriyet Lokantası'nda saatlerce sohbet ederlerdi. Sefer Amca hepimizin amcasıydı."
Fahri Çelik'in hatırası ise onun eğitimci yönünü ortaya koyuyor:
"Trabzon Lisesi'nde Millî Güvenlik öğretmenimizdi. Sonradan öğrendiğime göre derslere ücret almadan girermiş. Hayatımda tanıdığım en beyefendi insanlardan biriydi."
Turhan Eyüboğlu ise onu şu sözlerle özetliyor:
"12 Eylül'den sonra kendisine 'Partinden istifa et, belediye başkanlığına devam et' teklifi yapıldı. Kabul etmedi. Partisinin kapatılacağını bildiği hâlde davasından vazgeçmedi. CHP'nin yeniden açılması sürecinde öncü rol üstlendi. Makamını hiçbir zaman kişisel çıkarı için kullanmadı. Çok daha üst görevlerde bulunabilecek birikime sahip olmasına rağmen, tevazusunu hiç kaybetmedi."
Milletvekili Şevket Arz ise ikinci ölüm yıl dönümündeki anma konuşmasında onu şu cümleyle özetlemiştir:
"Ondan, hangi şart altında olursa olsun doğru olmayı öğrendik."
Yarın devam edeceğiz…

