Canalioğlu'yla TBMM'de çok özel bir söyleşi

AKP’li vekiller Trabzon için soru sormaya korkuyor!




CANALİOĞLU:

Trabzon'un sorunlarını çözmek için AKP'li Trabzon milletvekillerinin vermiş olduğu bir soru önergesi yok. Veya bakana gittiklerini, Başbakan’a gittiklerini de duymadık. Çünkü soru sormaya korkuyorlar. Alışmışlar her şeyi tozpembe göstermeye. Onların ağzına pranga vurulmuş, mecburen biz hem denetim hem de aleniyet kazanması için bütün meseleleri halkın yararına gündemleştiriyoruz. Buna şov demek açıkçası şeytani bir yorganla meselelere örtü çekmek olur

NASIL BİLİNİR?

O gerçekten bizden biri.. Halkın bütün katmanları tarafından sevilen, güler yüzlü bir seçkin sima. Kibir, gurur, ne oldum delisi olmak onun defterinde yazmaz. O tevazusuyla, kırıcı olmayan üslubuyla, insanların acılı günlerine ve neşeli günlerine koşmasıyla kendi etiketini tırnaklarıyla elde etmiş bir kimlik. Öğretmenlikten turizm müdürlüğüne, oradan belediye başkanlığına ve nihayeti Türk milletinin tecelligahına kadar kendine yol bulmuş bir nücum insan..
Ankara'da derdine ortak olmadığı, işine koşmadığı, ağırlayıp uğurlamadığı bir Trabzonlu yok gibidir.
Trabzonsporlulukta köktencidir. Taviz vermediği bir sevdadır onun için Fırtına. Temsil kabiliyetiyle, ilme ve sanata verdiği değerle kendini değerli kılmasını da başarmış; önce eğitimci, sonra yönetici, sonra seçilmiş şehremini ve nihayet TBMM'de Trabzon Milletvekilliği görevi. İşte o adam, halkın adamı Volkan Canalioğlu..



YAPILACAK OLAN İŞLERİ BELİRLEMİŞTİK
 

Okutur: Trabzonda yapılması gerekenler hakkında şöyle genel bir değerlendirme yaparsanız neler söylersiniz?


Canalioğlu: Trabzon’da yapılacak işler bizim zamanımızdan belirlenmiş. Özellikle Japon bir heyet tarafından yapılan Doğu Karadeniz Kalkınma Projesi var. Yani şehirciliği iyi bilen insanlardan yardım talep edilmiş, onlar da ilmi çalışmalarla yol haritasını belirlemiş. Siz şartlara göre bunu güncellersiniz olur biter. Turizmde, sanatta, kültürde yatırımda, tarımda hepsini ortaya koymuşlar. Her gelen yönetim diyor ki şunları yapacağız.  Zaten bunlar kitaplarda var. Bizim daha önceki çalışmalarımızda, valilerin çalışmalarında var. Bunları önümüze alarak ve önümüze hedef koyarak; kısa, orta, uzun vadede imkanlar ölçüsünde belirlenmiş hakikatleri hayata geçirerek sorunlarımızı tamamen ortadan kaldırabiliriz.


Okutur: Turiz konusunda söz söylenecekse akla gelen ilk isimsiniz. Bu konuda görüşleriniz nelerdir?


Canalioğlu: Biz turizmde şunu yapacağız.  Öncelikle sulh ve selamet içinde bir ülkeyi şekillendirip bölgemizi refah havuzu haline getirerek işe başlamalıyız. İş bilmezlere diyoruz ki yalandan şovalyelikleri bırakın kardeşim. Turizmde biz yerlerde sürünmeye başladık. Turizmde sadece Trabzon şartlarını oluşturmak önemli değil. Türkiye ve dünya şartlarının oluşması lazım. Avrupa senle yarış halinde. Haksız rekabet yapıyor, Türkiye’ye gitmeyin diyor. Niye, çünkü orada terör var, huzur yok diyor. Bunlar hep turizmde faktördür. Bunları yıkmak için bir kere hükümetlerin ciddi, tutarlı dış politikalarının olması lazım. Dış politikamız sıfır, adeta yerlerde sürünüyor.  Suriye belli, Irak belli, Güneydoğu’daki bölünme noktasına gelme durumları belli. Avrupa ile zaten temasları kestik. İşinize gelirse, bizi almayın diyorsunuz. Ama adamlarla biraraya gelince başka konuşuyorsunuz hükümet olarak..



HES DEDİLER DE NE OLDU?

Okutur: Yeşil Hat diye bir proje var. Bu konuda sizlerin düşüncesi ve bakış açısı nedir?


Canalioğlu: Trabzon’da  DOKA diyor ki, biz yeşil yol yapacağız. Ama çevrecilerden görüş alındı mı? Yaylalarımızı acaba ne hale sokacak, yeni açılımlar, yeni inşaatlar mı olacak?  Betonlaşma mı olacak? Bunların hesabının yapılması, çevrecilerle oturulup konuşulması lazım. Aynı HES’lerin durumuna düşmeyelim. HES dediler, HES dediler ne oldu. Bütün dereleri HES doldurdular. Dereleri kuruttular, doğayı tahrip ettiler. Bunları yaparken planlı programlı yapalım. Gelecek kuşaklarımız da bize atalarımız ne biçim bir Trabzon bıraktı demesinler. Bunun hesabını yapmak lazım. Mevcut idareciler malesef günlük hesap peşinde koşuyor. Günlük hesaplar peşinde kşulunca haliyle Trabzon zarar görüyor, gelecekten çalıyoruz.


ÜRETİCİ NE DURUMDA?

Okutur: Tarım politikalarımız hakkında eleştirilerinizi ve önerilerinizi öğrenebilir miyiz?


Canalioğlu: Baktığınız zaman tarımda fındığın durumu belli. Don oldu, rekolte düştü, fındık aldı başını gitti. Üretenlerden tarlasında bol ürün olanlar kazandı, olmayanların çoğu kaybetti. Fındık milli bir ürün. Sen serbest piyasa oluşturup birilerinin eline veriyorsun. Sen fındık borsasını üretilen illerde oluşturursan fındık buralarda değerlenir. Dondan zarar görenlerin TARSİM kapsamında sigorta karşılığı zararları ödenecek. Vatandaş TARSİM’e müracaat edememiş, sigorta yatıramamış. Neden; bir sürü borcu var, geçinemiyor da ondan. Bu insanları devlet bankasından uzun vadeli kredilerle destekle. İlk yılı ödemesiz yap. Alan bazlı destek veriyorsun eyvallah, güzel ama ürün bazlıyı üreticiler istemiyor. Neden istemiyor, onu da pek anlamış değilim. Ne kadar fazla üretirsen o kadar destek al. Adil olan bu. Ekmediğin tarlaya destek almak hem insanı tembelleştirir hem de hakkın olmayan parayı aldığından mutlu kılmaz. Bunların hepsinin düzenlenmesi için biz tüm hazırlıkları yaptık.

Yılın başarılı milletvekillerini 2002’den bu tarafa belirleyen Mebus Dergisi CHP Trabzon Milletvekili PM Üyesi Volkan Canalioğlu’nu ödüle layık gördü.



HAK ETTİKLERİ DEĞERİ VERECEĞİZ

    Okutur:  Ben daha çayımı satmadan bilsem ki devletin desteği ton başına 300 lira. Fındığa desteği ton başına 1 milyar.  Ürün bazlı olmayınca Güneydoğu, Doğu gibi bölgelerde büyük arazilere büyük paralar veriliyor, haksız rekabet ortaya çıkıyor, bu önlenir değil mi?


CanaliOğlu: Bu haksız rekabeti de ortadan kaldıracaksın. Doğu Karadeniz’de ne var, fındık, çay; bu ürünlerde ihracat yapıyor musun? Bu bize bir döviz girdisi de sağlıyor mu? Ayrıca çay  fabrikası, çalışan işçisiyle bir istihdam yaratıyor. Tütünü ortadan kaldırdık. Bari bu iki ürünü teşvik edelim. Verilen teşviği de ben bileyim. Ben de ona göre fındığın ve çayın her türlü bakımını yaparım. Biz CHP olarak çiftçiye mazotu indireceğiz diyoruz. Mağdur etmeyeceğiz. Hak ettikleri değeri vereceğiz üreticiye. Mazot çok pahalı, gübre fiyatları çok pahalı. Buna bağlı olarak hayvancılık da kayboluyor. Bütün bunlara köklü çözüm getirmek için plan ve projelerimizi hazırladık. Kimse en küçük bir endişe duymasın.



AKP’Lİ VEKİLLER TOZ PEMBE GÖSTERMEDE USTALAR

    Okutur: Trabzon meselelerini çözmüş gibi konuşuyor genelde erki elinde bulunduranlar, siz nasıl bakıyorsunuz, öğrenebilir miyiz? Yolsuzluk, yoksulluk ve adalet tam takır mı?


Canalioğlu: Türkiye'yi ve Trabzon’u toz pembe gösteriyorlar. Gerçeklerden korkmayalım. Trabzon’da işsizlik varsa diyelim işsizlik var. Türkiye'de atanamayan öğretmenlerimiz varsa söyleyelim. Bu hükümet zinayı suç olmaktan çıkardı. Bu hükümet zamanında yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar arttı. Biz bu üç şeyi kaldıracağız dediler. Yolsuzluk almış başını gidiyor. Özgür bir şekilde kimse konuşamıyor. Basına yasak koyuyorsun. Hani sen yasakları kaldıracaktın? Paralel olması için çift çizgi olması lazım. Bir çizgi sorumlu, kazaya neden olmuş da diğer çizgi günahsız mı? Ne istediniz de vermedik diyen Sayın Erdoğan aslında her şeyi itiraf etti. Vatandaşlardan bazıları da 'çalıyor ama çalışıyor' diyebiliyor. Kimin malını çalıyorsun? Senin verdiğin vergiyi çalıyor. Senin malını sana vermiyor. Kömürü, pirinci bekliyorsun. Ama biz gelince aile sigortası getireceğiz. Ev kadınlarına, yoksul kadınların hesabına para yatıracağız. Bankadan parasını çekecek. Gidecek istediği şeyi alacak.

KAR YAĞDI ORGANİK ÇALIŞMA YAPTILAR

Okutur: Bir kar yağdı şehirler felç oldu, Türkiye ve Trabzon özelinde bu konuya yaklaşımınızı öğrenebilir miyiz?


Canalioğlu:  Trabzon’da kar yağdı organik çalışma yaptılar. Kar kendiliğinden eridi. İnsanlar evlerinden çıkamadılar. Bizim dönemimizde kar yağarken sabahlara kadar çalışıyorduk. Hastane, okul yollarını, mezarlık yolarını açıyorduk. Sabahlara kadar tuzluyorduk. Kalifiye ekipler partizanlık yapılarak dağıtıldı. Özel İdare'den gelen yetkin ekipler de dağıtıldı.


AK BELEDİYELERE DENETİM YAPILMIYOR

CANALİOĞLU: AKP’li belediyelere denetim yapılmıyor. Muhalefet belediyelerine aşırı baskı yapılıyor. Biz çok şükür doğruyu yaptığımız için baskılara karşı sıkıntı yaşamadık. Ama özel idareden gelen insanlar yolun nasıl açılacağını, heyelanın nerden geleceğini bilirler ama siz bunları alıp da milli eğitime, emniyete odacı olarak verirseniz bir karar yağar böyle kalırsın. En çok kar 2005’te yağmıştı. Ben elimde termosla çay dağıtıyordum işçime, helva veriyorum soğuktan üşümesin diye. Onlara moral veriyordum etkilenmesinler diye. O zaman bizi eleştiren basın, Kayseri maçında havaalanından şehir merkezine dört saatte gitmiş. Orada demişler ki Volkan abiden helallik almak lazım. Düşünün polis şehidimizin cenazesine bile insanlar yürüyerek çıktı. Önemli olan krizde çözüm üretmek. Çözüm yerine laf üretmekte bitirim olanları artık bitirmeliyiz. Halkımıza bu mesajı açık açık veriyorum.


GAYRİMEŞRU MUSLUKLAR AÇIK

Okutur: Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu emekliler için bir çift bir tek maaş sözü verdi. Bu konunun aslı nedir?


Canalioğlu: Bu söz bizim en önemli vaadimizdir. Bütün hazırlıklarımızı yaptık, ARGE'miz günlerce çalışıp yapacaklarımızı şekillendirdi. Hem işçi hem de memur emeklileri için geçerli bir söz bu. Finansmanı da hazır. Bütçe dengesinde har vurup harman savrulan bir sürü gider var, bu giderleri emekli insanımıza kanalize ettiğimizde fazlasıyla onlara pay kalıyor. Biz emeğiyle ülkeye hizmet etmiş her insanımızın emeklilik yıllarında mağdur yaşamasına göz yumamayız. Onlar bize destek olsunlar biz de sözümüzü seçildiğimiz ilk ay yerine getirelim. Nerden bulacaklar diyenlere cevabımız; gayrımeşru musluklar kapatılarak diye cevap veriyoruz.