Uzun lig maratonunda 1461 Trabzon’u izleme fırsatını buldum. Ve Avni Aker’in yolunu tuttum. Torino’da ve Trabzon’da Juventus maçlarını canlı olarak izledikten sonra pilot ekibini canlı izlemek geldi içimden...
Bir kere 1461 Trabzon’un hedefi ve amacı bir muamma. Takımın içi boşaltılmış. A takıma alınanlar ve alınmayanlar ikileminde Bordo-Mavililer çok güç kaybetmiş. Ağabeyler kaptan Barış ve Göksü oyunda mı değil mi, hiç belli değil.
1461 Trabzon’un oyun yapısını sahaya yansıtmaları hiç olumlu değildi. Savunması çok savruk olan bir takımın sol bekinde yer alan Oğulcan Gökçe’nin 90 dakikada sahada tutulmasına bir anlam veremedim. Mustafa Tiryaki ve Jebrin gibi oyuna yön verecek oyuncuların olmaması pilot takımını olumsuz yönde etkiledi gibi.
Kendi sahasında Ege takımına 3-2 yenilerken alt sıralarda ateş çemberinin içine giren pilot takımında savunmada Aytaç ve Mehmet Kuruoğlu, forvette ise iki gol atan Emre Torun bir şeyler yaptılar. Bir takımda isterse 11 dünya yıldızı olsa da eğer takım oyunu yoksa başarı zor gelir.
1461 Trabzon’un takım oyunu yok. Bir kere futbolu 35 metrelik değil de 65 metrelik bir alanda oynaması ise en büyük zaafı.
Tek iyi tarafları Göksü’nun kırmızı kart gördüğü andan sonra canla başla oynamalarıydı. Kalelerinde çok basit gol gören 1461 Trabzon özellikle savunmanın sol kanadına ve onun önüne tedbir almalı. Yoksa işleri bundan sonra çok zor gibi gözüküyor.