Başta Şota'dan başlamak üzere takımı böyle, ‘saldım çayıra mevlam kayıra’ anlayışıyla sahaya sürmek kendisine yakışmadı. Oyuncular uyuşuk pireler gibi ne yaptıklarını bilmiyor. Amatör takımın yapmayacağı hataları yapan beceriksizlikler ordusu gibiydiler.
Sahaya yayılma, oyunu alanlar ve bloklar arasında çekip çevirme hakgetire.
Dedim ya futbolla ilgili bütün sözcüklerimi boğazıma düğümleyen evlere şenlik bir maç izledik. Rezil kelimesinin bile tarif edemeyeceği bir oyunun nesini anlatayım.
Sağ bekte Cavanda oyunda mıydı yoksa Trabzon'dan ruhen bir hafta içinde buharlaşmış başka yerlere mi gitmişti bilemiyoruz. Defansta iki kule tabiriyle iki cüce oynuyordu. Sol bekte ismiyle müsemma olmayan bir oyuncu sözümona forma giymişti.
Diğerlerini tek tek anlatmaya değmez..
Yazarken oynadığımız oyunun adını buldum; kimliksiz futbol. Defansif desen değil, ofansif desen değil, blokları sıkışmış futbol desen hiç değil.. O zaman neydi bu futbol? Dedim ya kimliksiz isimsiz bir oyun işte.
Bir insanda futbol maçı izleme isteği bırakmak istemiyorsan böyle maçları izlet ki ağzına futbolun f'sini almasın.
Kahrolduk demek yeterli değil.
Türkiye'ye rezil olduk. Fenerli ve bilimum İstanbul takım taraftarlarının ağzı artık üstüne gitmez.
Bizi böyle onursuz durumlara düşürmeye kimsenin hakkı yok.
Döküldük, döküldük, döküldük..
Başkalarını değil de içimizdeki İrlandalılar'ın sevinç çığlıklarını bize reva gören oyuncular utansın..
Ben paralarını alamamışlar da oynamıyorlar sözünü kabul etmiyorum. Bir futbolcu bugün alamazsa yarın alır parasını..
Bu rezaleti iyi tahlil etmek yönetime düşer..
Oyuncu ise oyuncu, oduncu ise oduncu hepsi var..
Ne yok da oyun böyle oldu onu bulmak yönetim ve hocaya düşer..