Sabahleyin Akçaabat Söğütlü'den minibüse bindim. Şoförün arkasındaki iki kişilik koltuğa üçüncü kişi olarak ilişmemi emretti şoför bey. Genç biri oturduğu yerden kalkıp yerine oturttu beni, kendisi ilişik oturdu anlayacağınız.
Cam kenarında yaşlı bir amca vardı. Mırıltılı konuşmalarından iki kişilik yere üç kişi oturtulmasına isyanı vardı anladığım kadarıyla.
Devam ettik, tam Akyazı Stadyumu’nun olduğu yerde bir kişi daha el kaldırdı. Şoför hiç susmayan ağzını da çalıştırarak arkaya baktı durdu. Bunu da alabilir miyiz diye. İnsanları değil de parayı düşünmek genel bir davranış şekli değil mi zaten. Kör olsun paranın canavarca hisleri beslemesi.
Neyse alayamayacağını anlayınca ağzında bir şeyler geveledi. Yanımda oturan yaşlı amca da anlamsız mırıltılar çıkarmıştı ilk başta ama bu sefer anlayacağım cinsten güzel bir cümle söyledi şoförü kastederek. "Ağzına tesbih atmış" demesi bir kısa minibüs seyahatini öyle verimli kıldı ki anlatamam.
Düşündüm, gereksiz ne idüğü belli olmayan gevelemelerle süreklı cırcırlık yapan şoför tipini veya insanları anlatırken artık ağzına tesbih atmış deyimini kullanacağım.
Bir dilci olarak böyle bir deyime ilk kez tesadüf etmem utandırmadı beni. Bilakis yeni öğrenmeler için bilmemek gerektiğini bilecek kadar tahammüllüyüm.
Ağzına tespih atmış.. Ver verebilersen manasını.. Tek başına bu deyimi duysaydım farklı anlam tahminleri yapardım. Oysa ben deyimi diyeni de deyimin manasını de aynı bağlam içinde yaşadım.
Belki bu deyimle gereksiz tekrarlamalar yapanları eleştireceğim. Hatta bu deyimden tespih yutmak deyimini akledip bunu da günahtan kaçınan ağızlar için olumluyacağım.
Dilin canlı bir varlık olduğunu, halkın üretme gücünden beslendiğini, onun hayatının izmaritlerini barındırdığını anlamlandıracak böyle güzel tevafukları bir şans olarak görüyorum.
Anlayacağınız ummadığınız ortamlar ummadığınız bir berekete vesile olabilir.
Bu tevafuku siyasi atmosferimiz üzerinden manalaştırısak kimileri ağzına tesbih atmış gibi aynı şeyi yineleyip duruyor. Kimi vatandaşlar da yeni bir şey dedi mi demeksizin takılı plağı dinleyip duruyor. Oysaki ağzına tespih atanla tespih yutanı ayırt etmemiz gerekir. Bu ince çizgiyi barizleştiremezsek Akçaabatlı şoför gibi kazanç hırsının yanına anlamsız tekrarlamaları da ilave etmiş oluruz.
İnsanları sinirlendirmek istemiyorsan hırslarını törpüleyip dilini de ütülemelisin. Geldiği gibi boşalan ses, bilesin abes olur.