Eskiden Türk filmlerinde çok rastlanırdı..
Esas kız kötü yola düşmüş ama hala bakire..
Çünkü hep iyi amcalara rastlamış..
Hikayesini dinleyen değil elini sürmek..
Ağlayarak çıkmış yanından..
**
Maddiyatın her şey..
Başka şeylerin hiçbir şey olduğu günümüzde..
Önce o iyi amcalardan kollayacaksın kendini!..
Hani o, odun yerine kağıt para yaksa sobada yıllarca ısınacak kadar servetleri olduğu halde biraz daha fazla kazanabilmek için garibin çaresizliğinden istifadeyi meziyet sanan o iyi amcalardan..
**
Tedbiri ihmal edip sürekli takdire ata ata suçu,
Ne Tuzlalar bitiyor..
Ne de Somalar..
Üç gün, beş gün ağlaşırız sonra her şey normale döner..
Ta ki yeni Somalar olana kadar..
**
Çünkü bizde tedbirler pahalı..
İnsan hayatı ucuzdur..
Hadi bıraktık dünyada bizim dışımızda bir tek Pakistan ve Afganistan’da bulunmayan tehlike anında kullanılacak içinde 30 gün yaşayacak kadar donanımı olan 40 kişilik “Kaçış ve yaşam” odalarını..
Anaokulunun çatısına bile çekinmeden kurduğumuz baz istasyonu-nu madenden esirgeriz..
Alınyazısı,kader,takdir-i ilahi gibi kutsal kavramları da, kendi açgözlülüğümüze kalkan yaparız..
**
İnsan hayatına..
Onun çoluk çocuğuyla birlikte insanca yaşamasına metelik vermedikten sonra..
Dağa, taşa, binaya, yola, köprüye, tünele çağ atlatsan ne yazar..
Ama gün gelir, tarih bunları mutlaka yazar..
**
Güya Trabzonspor’u yazacaktım..
Ancak, gözümüzde yaş bırakmayan bu faciadan sonra Antalyaspor karşısında kalede kimin oynayacağı..
Hami Hoca’nın defansta kimlere forma vereceği..
Olcan’ın başka takıma gidip gitmeyeceği...
Fazla da umurumda değil..
300-400 Euro için canlı canlı yerin yüzlerce metre altındaki mezarlarda kazma sallayan insanlar..
Bir de doğacak çocuklarını bile göremeden yanarak kara toprağa girerken..
Topun hangi kaleye kaç defa, nasıl gireceğine kafa yoramam!
Zaten şu sıralar sepet gibi..