Başbakan eski yardımcısı Bülent Arınç, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından kendisini “Cemaatçi” olarak işaret eden AK Parti’lilere ve AK Parti’ye yakın gazetecilere esmiş gürlemiş. Özellikle de Melih Gökçek'e yönelik sert ifadeler kullanarak bu kez savunmada kalmayı değil de hücumu seçmiş.
FETÖ'ye bir kez olsun açık açık bela okuma basiretini gösteremeyen Arınç, tam dokuz sayfalık bir yazıyla twitter hesabından hücum davullarıyla tamtam çalmaya başlamış.
Arınç açıklamasının bir bölümünde “Ankara’da Çukurambar’da veya İstanbul’un boğaza nazır kafelerinde nargile fokurdatırken aldıkları talimat üzerine Sn. Abdullah Gül’e, Sn. Ahmet Davutoğlu’na, Sn. Hüseyin Çelik’e, Sn. Sadullah Ergin’e, Sn. Ali Babacan’a, isimleri kamuoyunca bilinen diğer bazı arkadaşlarımıza ve şahsıma sosyal medya ve medya üzerinden vurmayı görev edinmiş bu medya trolleri, ekranlarda gazeteciymiş gibi görünüp tetikçilik trollük yapıyorlar” diyerek başta Gökçek ailesi olmak üzere İstanbul'daki bazı gazete yazarı ve yorumcuları yalakalalıkla, hakkaniyetsiz davranmakla itham etmiş.
Hatta bununla yetinmeyip asıl “Paralel” sizsiniz demeye getirmiş. Yağız hırsız ev sahibini bastırır misali AKP’ye yakın Star ve Akit gazetelerinin “Gizlenmek için Gülen’e küfür edin” şeklindeki “kripto cemaatçileri” anlatan haberlere yer veren Arınç, AKP’ye yakın köşe yazarı Ersoy Dede’nin twitter mesajlarından örnek verip “Telaşıyla kendisini ele veriyor” diyerek sensin Fetocu izahında bulunmuş.
Arınç ne derse desin şahsen biz kimin ne olduğunu biliyoruz. Sulu gözlerle FETÖ’ye hangi methiyeler düzdüğünü unutmadık. “Bana ‘ahmak’ diyebilirsiniz” diyen sanki kendisi değil.
Türkiye büyük bir belanın içinde debelenirken Arınç asfalttan, börtü böcekten bahsetmeyi akıl edebilmiş.
Nereden anlıyoruz mevzuyu değiştirip bir unutturma turu attığını..
“Cinlerin etkisiyle cinlik yapıyor” diyerek Gökçek'in cemaatin her yolu mübah sayan işlerini anlattığı bir programa atıfta bulunarak, “Dilindeki zifti bana değil Ankara'nın bozuk asfaltına dökmesini tavsiye ederim. Öyle tahmin ediyorum ki sevgili Ankaralıların da Melih Gökçek'ten beklentisi budur. Çünkü epeydir başkansızlar...” sözleriyle adeta alay etmiş.
Memlekette kurumlar tarümar olmuş, devlet darbe tehlikesini kara toprağa gömmek için uğraşta; o ‘zehirli dil, temiz dil’ tartışmalarıyla sanki hiç bir şey olmamış imajı çiziyor.
Bu yaklaşımlara yanıt verme ustası olan Gökçek, “İlgilisine... Fetonun uşağısın. Hırsın ve ihtirasın seni kemiriyor. İnananlar senden nefret ediyor. Seni Allah'a havale ediyorum” diye adresi belli bir cevap yazmış.
Vallahi ben İbrahim Melih Gökçek'i sevmem ama bu kez yüzde yüz haklı.
Arınç bana göre yavaş yavaş kendini kümese doğru yuvarlıyor. Hani çile çekmeden olmaz ya.. Anlarsınız!..