Trabzonspor Avrupa'daki serüvenine bu yıl da flaş bir sonuçla başladı. Yeni sükseli kadrosuyla Metalist karşısına çıkan takımımız oyunun büyük bölümünde maçın balansını elinde bulundurdu. Zaman zaman oyunu hızlattı zaman zaman da rolantiye alarak kendi inisiyatifinde tuttu.

Trabzonspor kadro derinliğini de iyi kullanarak defansın göbeğinde Papadopoulos ve Belkalem oldukça uyumluydular. Sağ bekte Zeki bazen kontrolsüz kalsa da oyunun genelinde iyiydi. Musa tam bir görev adamı olduğunu gösterdi. Sık olmasa da ataklara katılması olumluydu. Orta sahada oynayan Costant tam bir maestro görevini eksiksiz yerine getirdi. Bir de bu güzel oyununa kornerden gelen topa nefis yükselerek vurduğu kafa vardı ki görülmeye değerdi. Trabzonspor'u öne geçiren gol  takıma moral olurken ikinci yarıya daha rahat çıkmasını sağladı.

Ukraynada elde edilen sonuç  Trabzonspor'un transferde ne kadar sağlam adımlar attığının belgesi gibiydi.

Zira son dakikada ikinci yarıda oyuna giren Yatabare'nin kafayla arkaya aşırdığı topta son transfer Papadopoulos’un ayağının içiyle topu ağlara göndermesi 3 puanı terkiye koyup Trabzona getirmek anlamı taşıyordu.

Kanat bindirmelerinde Sefa'nın katkılı oyunu, rakibi eksiltmedeki becerisi gerçekten milli oyuncuya yakışan hareketlerdi. Biraz daha çevre konrolünü geliştirirse daha faydalı bir profil çizer.

Kalede Onur'un duruşundaki güven vericilik oyunucuları daha da özgüvenli oyuna sevk eden artı değerlerdi.

Trabzonspor bu skorla sadece üç puanla grubun tepesine kurulmadı, kulakları duymayan, dilleri kötü söze alışkın, gözleri kendi çıkarlarından başka bir şey görmeyenlere de haysiyetli duruş dersi niteliğindeydi.  2-1 gibi bir sonuçla Trabzonspor zorlansa da kazanan taraf oldu.