Türkiye'mizin güneydoğusunda yaşanan gelişmelere, Türkiye Cumhuriyetinin okullarının bölücüler tarafından yakılıp yıkıldığını görüp te üzülmemek mümkün değil.
O nedenle;
Geçtiğimiz günlerde bir gazetede yayımlanan Beritanlı bir gencin mektubunu okuyunca bugün bunu sizlerle paylaşmak istedim.
Çünkü ders gibi..
Fazla yoruma girmeden bu mektubu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bakınnediyor..
Ben Beritanlı aşiretine mensup bir gencim. Biz tam bir konar göçer Türkmen Yörük aşiretiyiz. Her yönümüz Yörük kültürüdür. Bizlere dedemin de anlattığı gibi, yıllardır Batılı istihbarat örgütlerinin diğer Türkmen aşiretlerine de yaptığı gibi Kürtlük propagandası sonucunda insanlarımızın önemli bir kısmı kendini Türkten ayrı bir şey zannetmektedir...
Aynı şey Karakeçili Türkmenlerine de yapılmıştır fakat insanlar tarihini araştırdıkça Türklük gerçeğiyle karşılaşmıştır.
Şu an üç arkadaşız. Birimiz Karakeçili, birimiz Badilli yani Beğdili Türkmeni, ben de Beritan Türkmeniyim. Karakeçili arkadaşım sırf bunun için Kırıkkale'ye ve Kütahya'ya gitti ve oradaki Karakeçililerle her şeylerinin, dokudukları kilimlerin motiflerinin bile aynı olduğunu gördü. Araştırdı ve Kayı boyuna mensup olduklarını ve Osmanlı'nın kuruluşunda var olduklarını gördü. Ve gözümüzün önünde Türkçeden başka bir dil konuşmayacağına yemin etti.
Badilli arkadaşım Türk olduğunun zaten farkındaydı ama araştırmamıştı. Araştırdığında 24 Oğuz boyunun olduğu ve onların da Begdili boyunun da kendisi olduğu gerçeğini gördü. Akrabalarının soyadlarının Beydili, Beydilli, Baydilli, Baydil ve Badilli olduğunu zaten biliyordu.
Bir an Doğu'nun üzerinde nasıl bir oyun oynandığını konuşmaya başladık. "Türk olmamıza rağmen nasıl Türkten ayrı bir şey zannettirdiler bize" diye düşündük. Ve o gün bizler de Türkçeden başka bir dil konuşmamaya yemin ettik. Ve harıl harıl Türk tarihi okumaya başladık.
Kürt sözünün tarihte ilk defa Orta Asya'da Eleges yazıtlarında geçtiğini öğrendik. Alp Urungu Beğleri idi ve özbeöz Türk idi.
Sonra düşündük, Kürt ne demekti? İlk defa fark ettik ki konuştuğumuz Kürtçe dediğimiz dilde Kürt diye bir kelime yoktu. Bunu neden daha önce düşünmediğimize yandık. Anlaştığımız dil ise Türkçe. Ben Zazaca konuşuyorum hiç anlamıyorlar. Onlar Kürtçe konuşuyorlar, ben anlamıyorum.Anlaştığımız dil tabii ki Türkçe...
"Beritan" sözünü araştırdım, tamamen Türkçe bir kelime... "Göçer", "Göçebe" anlamında... Yörükleri araştırdım. Her şeyimiz aynı.
Çok yaşlı dedelerimize danıştım, çok önceleri yalnızca Türkçe konuştuğumuzu söyledi. Anladık ki bizler özbeöz Türk'üz. Şimdi ise yeminimizde olduğu gibi Türkçeden başka bir dil konuşmuyoruz.Vatanımıza sımsıkı bağlandık; milli kimliğe sımsıkı bağlandık. Bekliyoruz ki vatansever gazeteciler, üniversite hocaları bu konuyu ele alsınlar.
Biz insanlarımızı uyarıyoruz. Ve inanın insanlarımız Türk olduklarını duymak istiyorlar. Koskoca Afşar boyunu Kürt yaptılar. Ama onlar bunu yemiyorlar artık. Gençleri araştırıyorlar, Afşarların Oğuz Türkünün geniş bir boyu olduğunu öğreniyorlar.
Sizleri gazeteciliğe davet ediyorum.
Neden gidip Türkan aşiretinin üyeleriyle, yaşlılarıyla röportaj yapmıyorsunuz? Neden Zaza dedeleriyle röportaj yapmıyorsunuz?
Neden Karakeçili Türkmenleriyle röportajlar yapmıyorsunuz?
Neden Kürt sözünün Türkçe olduğunu ve ilk defa Türk yazıtlarında geçtiğini söylemiyorsunuz?
Neden Hakkari'ye adını veren Türk aşiretinden Saka Türklerinden Akari aşiretiyle konuşmuyorsunuz?
Neden Gür Türklerinin aşireti olan Guran Türklerini üniversite hocalarından dinlemiyorsunuz?
Fatih'in hocası Molla Gürani'nin aşiretinin neden kendini Türk saymadığını araştırmıyorsunuz?
Neden aynı aşiretin Azerbaycan'daki kolu kendini Türk biliyor da, Kürtçe tek kelime bilmiyor da Türkiye'deki kolu kendini Türk'ten ayrı bir şey sanıyor?
Araştırmak bir vatan görevidir.
Allah aşkına araştırmaya değmez mi?
Devletin dikkatini neden bu noktaya çekmiyorsunuz?
İşte böyle diyor Beritanlı genç..
Çok şey anlatıyor değil mi?
Ama ne yazık ki ne anlayan var ne gören,nede duyan!..