Birkaç gün önce okul dönemi sonu faaliyetleri adı altında Trabzon Fen Lisesi’nde seminerdeydik. Seminer görevlimiz KTÜ’DEN Salih Hocamızdı. Salih Hocamız üniversitelerimizle ilgili olarak önemli konulara değindi.
Değindiği konulardan biri de gelişmiş ülkelerin nasıl oluyor da dünya liderliklerini muhafaza ediyor oluşlarıydı! Söylediği gelişmiş ülkeler devlet eliyle okullarındaki binde beş olan dahi çocukları tespit ediyorlar ve bu dahi çocukların eğitimiyle özel ilgilenerek bu çocukları gerek devlete ve gerekse özelin yönetim kadrolarına vermekteymişler!
Gelişmiş ülkelerin oturmuş bir eğitimleri var. Adamlar evet doğru daha önceleri kendi aralarında yıllarca süren çekişmeler ve savaşlar oldu bu kaos ortamında belki oturmuş bir eğitimleri yoktu ama adamlar daha sonraları öyle bir yol tuttular ki öyle bir eğitim modeli oluşturdular ki dünya liderliğine oynamaya başladılar. Oturmuş eğitim modellerinin içerisinde binde beş olan çocukları tespit ettirip öğretmenleri vasıtasıyla bu çocuklara yönelik çok kaliteli eğitim verdirmekteymişler.
Bu binde beş olan dahi çocuklar almış oldukları mükemmel eğitimden sonra ya devlette yönetim kadrosunda ya da özelde yönetim kadrolarında görev almaktaymışlar. Bu dahi çocuklar bu gelişmiş ülkeleri dünya lideri yapmaktaymışlar. Bu yönteme başvuran ülkeler Avrupa ülkeleri Finlandiya, Japonya ve diğer gelişmiş ülkeler!
Biz de ise halihazırda oturmuş bir eğitim modeli yoktur. Hükümetler değişir eğitim sistemi değişir hatta iş o kadar vahimdir ki aynı hükümet içerisinde bakanlar değiştikçe ve hatta aynı bakan bile bazen döneminde birkaç kez eğitim sisteminin değiştirir.
Tabi bu durumda doğal olarak topyekun ülke eğitim sistemini tahrip etmekte ve çocuklarımızın elimizden kayıp gitmesine sebebiyet vermektedir. Bakınız elin gavurları dediğimiz ülkelerde binlerce dünya çapında bilim ve sanat adamı yetişmişken bizlerin bırakın dünya çapında ülke çapında bile bir tane adamımız yoktur. Kaldı ki devlet adamı yetiştirmiş olabilelim.
Tabi bu durumu bugün gazetemin müdürlerinden Kamil ağabeyimizle mütalaa ederken Nizamettin Hocam bizde olmaz tabi dedi! Çünkü eğitimimizin başındaki yerli milli insanlar tarafından eğitim sistemi oluşturulamadığından her daim yabancı insanlar bizlerin eğitim sistemimizi oluşturmaya çalıştığından bu olumsuzluklar yaşanmaktadır dedi.
Burada birkaç söz de ben söyleyeyim. Eğitimimizin başındaki kadrolar Amerikan merkezli insanlardan emir aldığı söylenmektedir. Elin yabancıları bizlere milli bir eğitimin gerçek yollarını gösterirler mi?! Tabi ki göstermezler! Göstermediklerinden yıllarca bu eğitim sisteminin yanlışlıklarıyla mücadele etmekteyiz! Tabii bu arada binlerce evladımız elimizden kayıp gitti.
Ya ateist oldu ya satanist oldu ya da şu anda anımsamak bile istemediğim binlerce insanımızın kanına girilmesine sebebiyet verecek akıma kapılıp bu dünyadan kayıp gittiler! Bizler de milletimize yön verecek beyinlerin tesbitinde milli bir duruşla gerekli insan kaynaklarımızı yetiştirip bu milletin tekrar şahlanması adına gerekli mertebelere ulaştırmalıyız.
Maddi ve manevi yönden bütün donanımlarıyla temayyüz etmiş bir nesille bu millet, menzillerine varır.