Bugün pazar olunca.
birazda gülelim dedim.
Çünkü ülkenin aylardır kasetti, kumpastı, yolsuzluktu, rüşvetti ne derseniz deyin tartışılmayan, ayağa düşmeyen hiç bir şeyimizin kalmadığı, siyasi arenada süren yüksek gerilimli günlerinin bu ülkenin vatandaşları olarak üzerimizde bıraktığı izi atmamız açısından iyi olacaktır!
Gülme ihtiyacımız hiç tartışmasız hasıl olmuş durumda..
Allah kimseyi gülmekten mahrum etmesin!.
Gelin başlayalım..

YOKSUL VE CİMRİ
Yoksulun biri cimri mi cimri bir zengine gider; “Seninle benim babamız Adem, anamız Havva değil mi? Öyle ise biz kardeşiz. Ama senin bunca malın mülkün var. Gel bu malları kardeşçe paylaşalım” der.
Zengin adam uşağına seslenir:
“Şuna bir mangır ver de bir an evvel gitsin başımdan.”
Yoksul:
“Neden doğru dürüst pay etmiyoruz?”
Zengin:
“Aman sus! Öteki kardeşlerinin haberi olursa, senin payına bu kadarı da düşmez.”

CHURCHİLL
İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı Churchill, radyoya konuşma yapmaya gidiyormuş. Radyoevinin kapısına gelince bindiği taksinin şoförüne sormuş:
“Beni yarım saat bekleyebilir misin?”
Karanlıkta müşterisinin yüzünü göremeyen şoför:
Özür dilerim sör ama başbakanın konuşmasını dinleyeceğim.”
Başbakan yurttaşının bu duyarlılığından mutlu olarak ona iki sterlin uzatmış. Şoför parayı aldıktan sonra yerlere kadar eğilerek selamlamış ve:
“Zaten kimin umurundaki Churchill, sizi bekleyeceğim efendim.”

VETERİNER
Veteriner Temel, Birleşmiş Milletler’e delege olmuş..
Diğer delegeler merakla ve alaylı biçimde sormuşlar,
“Veterinermişsiniz doğru mu?”
“Togrutur, pi tertinuz mi vardur?

BOT KAÇ PARA?
Abimiz, koyu kahverengi deri, yarım botu alıp kasaya yanaşır. Kasadaki kız botları poşete koyarken müşteri soruyor:
“43 lira değil mi?”
“Hayır bunlar orijinal deri fiatı 180 TL.”
Abimizin bitiş cümleleri kızın kopuş anına denk geliyor:
“Olur mu hanımefendi altında size 43 yazıyor.”
İyi pazarlar sevgili okurlar..