Türkiye’de bu aralar fezleke tartışması var!
Meclise gelen ve gelmeyenler konuşuluyor..
Bunun dışında uzun yıllardır siyasetin gündemini en çok meşgul eden konuların başında, milletvekillerinin dokunulmazlık zırhının kaldırılıp kaldırılmayacağı geliyor!.
İktidarı ve muhalefeti ile hep gündemde olan konu!..
Türkiye’de bu tartışma sürerken biz de Avrupa Birliği ülkelerinde “Milletvekillerinin Dokunulmazlık” olayı var mı, bir başka deyişle bu durum onların anayasalarına nasıl yansıyor diye araştırdık!
Yani Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki “Yasama dokunulmazlığı” ne diyor? Avrupa Birliği ülkelerinin anayasalarında ne yazıyor!. Bu yönde örnek olarak Batı’nın en önemli, insan hakları, demokrasisi en gelişmiş, en güçlü ülkelerinin başında gelen Almanya'nın Anayasası ile ilgili bir araştırma yaptım. Alman Anayasası’nda milletvekillerine yönelik dokunulmazlık nasıl?
Alman Anayasası'nda da dokunulmazlık zırhı bulunduğu, fakat bazı ayrıntıların çok farklı olduğu gerçeği ortaya çıkıyor..
Gelin, iki anayasa yani Türk ve Alman anayasalarındaki dokunulmazlık maddelerinin içeriğinde nelerin yazdığını okuyalım.
Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda 'YASAMA DOKUNULMAZLIĞI' başlıklı 83. maddede bakın ne diyor?
YASAMA DOKUNULMAZLIĞI
Madde 83:
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Meclis'te ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanı'nın teklifi üzerine Meclis'çe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili, Meclis'in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.
Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa’nın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bildirmek zorundadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zaman aşımına işlemez.
Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclis'in yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
Evet, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda milletvekilliği dokunulmazlığı 83. maddede harfi harfine böyle yazıyor..
----
Peki Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası’nda ne yazıyor?
Federal Almanya Alman Cumhuriyeti Anayasası’nın 'Milletvekillerinin Dokunulmazlığı' (Indemmitat und İmmunitat der Abgeordneten) başlıklı 46. maddesinde 4. fıkra ile şu ifadeler yer alıyor!.
MİLLETVEKİLLERİNİN DOKUNULMAZLIĞI
Madde 46;
1) Bir milletvekili aleyhine, hiçbir zaman, Federal Meclis veya onun komisyonlarından birinde verdiği oy veya çıkardığı bir düşüncesinden dolayı, adli veya disiplin yönünden kovuşturma yapılamaz ve kendisi Federal Meclis dışında bir başka şekilde hesap vermeye çağrılamaz. Bu hüküm, sövmeli hakaretlere uygulanamaz.
2) Bir Milletvekili suçüstü halinde veya ertesi gün tutuklanmış olmadıkça, cezayı gerektiren bir eylemden dolayı, ancak Meclis'in izniyle hesap vermeye çağrılabilir veya tutuklanabilir.
3) Bunun dışında, bir milletvekilinin kişisel özgürlüğünün her türlü sınırlandırılması veya 18. maddeye göre aleyhinde bir işlem yapılabilmesi için de Meclis'in izni aranır.
4) Bir milletvekili hakkındaki her türlü ceza davası, 18. maddeye göre aleyhinde yapılan her çeşit işlem ve her tutuklama ve kişisel özgürlüğünün sınırlandırılması önlemi Meclis'in istemesi üzerine ertelenir.
----
İşte Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda yer alan 'Yasama Dokunulmazlığı' maddesi ile Alman Anayasası’nda yer alan 'Milletvekillerinin Dokunulmazlığı' maddesinde bunlar yazıyor...
Karşılaştırılmalı yorumunu siz yapın!.
Fakat genel olarak görülen nokta, Alman Anayasası’nda da 'Ciddi bir şekilde' milletvekillerine yönelik dokunulmazlık maddesi bulunuyor.
Ama iki Anayasa ile aradaki tek belirgin fark ise Alman Anayasası'ndaki çok dikkat çekici olan ikinci madde;
Ne diyor;
“Bir Milletvekili suçüstü halinde veya ertesi gün tutuklanmış olmadıkça, cezayı gerektiren bir eylemden dolayı, ancak Meclis'in izniyle hesap vermeye çağrılabilir veya tutuklanabilir.”
Çok dikkat çekici!.
'Suçüstü halinde veya ertesi gün tutuklanmış olmadıkça' ifadesi çok önemli..