Türk bilim insanları Dicle Nehri'nin Türkiye bölümünde sazangiller familyasına mensup benekli bir balık türü olan leopar sazanını yeniden keşfetti. RTEÜ Su ürünleri Fakültesi'nde görev yapan bilim insanları tarafından dünyanın en çok aranan kayıp balıklar listesinde yer alan Batman Bantlı Çöpçü Balığı’nın 2021 yılında bulunmasının ardından bu kez leopar sazanını yeniden keşfetti. Böylelikle Leopar Sazanı Re:wild ve SHOAL'un dünyanın en çok aranan kayıp balıklar listesinde yeniden keşfedilen ikinci balık türü oldu.

Çıkan ev yangınında 1 kişi hayatını kaybetti Çıkan ev yangınında 1 kişi hayatını kaybetti

2008 yılından bu yana Dicle Nehri üzerinde çalışmalar yaptıklarına değinen Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Cüneyt Kaya, “2008 yılından beri Dicle Nehri drenajları üzerinde çalışmalar yürütüyorum. Hassas, kayıp ve ender türlerimiz vardı. Bunlardan 2 tanesi yakın zamanda dünyada en çok aranan 10 balık listesine girdi. 2 yıl arayla 2’sinide bulma şansı yakaladık. Dünyada en çok aranan 10 balığının ilk 2’si bizim tarafımızdan bulunması gerçekten onur verici. Bundan dolayı mutluyuz. Hem de biyolojik çeşitliliğe bir katkıda bulunmuş oluyoruz” dedi.

Dicle Nehri’nde balıkçılık yapan vatandaşın kendisini görüntülü araması ile balığın bulunduğunu öğrendiğini ve heyecanını dile getiren Kaya “Haberi ben Antalya’da Türkiye’deki kırmızı listede olması gereken türler ve istilacı türleri belirlediğimiz bir toplantının ortasında aldım. Akşam vakti meslektaşlarımızla görüşürken balıkçımız Mehmet Bey aradı. Görüntülü aramayı görünce zaten heyecanlandım. Açınca zaten 'Size bir sürprizim var' dedi. Balığı gördüm. İnanılmaz bir andı. Apart topar ilk uçakla gelmeye çalıştım. Sabah erkenden buraya vardık. Balığı bulduk. Bu aşamada balığı korumak için ne yapabiliriz diye düşüneceğiz. Umarım bu balığın sürdürülebilir bir şekilde devam etmesini sağlayacağız” dedi.

Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü İç Sular Biyolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Münevver Oral ise Leopar Sazanı türünü yeniden keşfettikleri için mutlu olduklarını kaydederek “Bu türün bulunması uzmanlık alanımızın biraz dışındaydı. Birincisi literatürde bu türle ilgili olarak çok fazla bilgi ve kayıt yoktu. Türe ait çok fazla detaylı bilgiler bilmiyoruz. İkincisi türün rutinde avlandığını biliyorduk. Fırat’ta şu anda bildiğimiz kadarıyla yok. Dicle’de devam ediyor ancak bu tür barajlarında etkisiyle ve habitat degradasyonla birlikte çok dar alanlarda izole olduğunu biliyorduk. Dolayısıyla bu fikirden yola çıkarak bölgede aktif olan balıkçılarla görüştük. Gece 10 sularında balıkçı Mehmet Bey tarafından görüntülü aramayla haberi aldık. Çok hızlı bir şekilde organize olduk. Hızlı bir şekilde Rize’den Şırnak-Cizre’ye gittik. Ölçümlerimizi yaptık. Gerek morfolojik gerekse genetik doku örneklerimizde küçük bir parça iki bireyimizde yakalanmıştı. Doku örneklerimizi aldık. Bununla ilgili genetik çalışmalarımızı yapmakta olacağız. Mümkün olduğunca bilimsel litaratürde zenginleştirmeye çalışacağız. Bunlar yeni kayıtlarımız olacak. Aynı zamanda çok mutluyuz. Çünkü bu tür dünyanın en çok aranan 10 balığından ikincisi. Birincisini de bulduk. İkincisi de Türkiye’de olan son balık. Böylelikle biz Türkiye dosyasını kapatmış oluyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA