Güneydoğu’ya seçimden seçime bile gitmezsiniz!
Güneydoğu için politika üretmezsiniz!
Güneydoğu’da doğru dürüst bir siyaset yapmazsınız!
Güneydoğu'da miting dahi yapmazsınız..
Güneydoğu’da halkla buluşamazsınız, dert dinlemezsiniz!
Güneydoğu'dan yüzde 2 bile oy alamazsanız!..
Güneydoğu illerinden bırakın milletvekilini, bırakın il belediye başkanını, ilçe belediye başkanı dahi çıkaramazsınız!
Güneydoğu illerinde partilerinizin teşkilatlanması sözde olursa!..
Bir İngiliz, bir Fransız, bir ABD’li politikacının rahatlıkla gittiği, halkla konuştuğu, hatta Türkiye aleyhine propaganda yaptığı, bölücülere destek verdiği Güneydoğu'da sizin varlığınız yoksa!..
Peki siz nasıl Türkiye'nin partisi olacaksınız?
Nasıl Türkiye'nin bütünlüğüne sahip çıkacaksınız..
Peki siz nasıl Türkiye Cumhuriyeti’nin politikacıları ve siyasi partilerisiniz?
Gidemediğiniz yer sizin olabilir mi?
Sonra da çıkıp Ankara’dan ahkam kesersiniz.
Vay şunu yaptılar, vay bunu yaptılar, iktidar sessiz kaldı vs.
Peki siz ne yaptınız?
Yıllardır orada bölücü terör örgütü ile kol kola girmiş, bölücü siyasi akımlar yol alırken, bölge halkı BDP’nin baskısı altına girerken sizler neredesiniz?
Bugün muhalefet de kendini bu yönde mutlaka ama mutlaka sorgulamalı. Eğer bugün oy oranları düşükse bunun başlıca nedenleri arasında şehit kanları ile sulanmış bu vatan topraklarının bir bölümünde olmamaları ve orayı resmen BDP'nin ve iktidarın kucağına itmeleridir..
Çünkü ne yazık ki Türkiye’de muhalefetin son 10 yılda Güneydoğu ve Doğu politikası üzerinde yaptığı hiç bir şey yok!.
Şimdi muhalefete sormak gerek: 
“Güneydoğu ve Doğu’da BDP’ye karşı mücadele eden  parti kim?”
Şu partili bu partili demeden elini vicdanına koyan bu milletin her ferdi bu soruya nasıl cevap verir?
Bugün küstahça “demokratik özerklik” diyerek devlete meydan okuyan BDP’lilere karşı mücadele Ankara'da değil o bölgede olur. O bölge insanının bugün bölücü zihniyetlerin kucağında olmasının nedeni her ne kadar devlet politikası olsa da siyasi partilerin büyük vebalı vardır.
Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğusunda BDP’nin bölücülerin etkin olmaya başlamasının ilk sorumlusu Türk siyasetinden başkası hiç değildir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin vatanı ve milletiyle bölünmez bütünlüğü konusunda son derece hassas olduklarını her defasında dile getirenlerin, vatanın bir bölümünü siyaseten yok saymaya hakları var mıdır?
Ankara'da konuşmakla bu işler olmuyor!.
O nedenle Ankara’da oturup ahkam kesmek en kolay yoldur! Bölge halkının siyaseten de  uzun yıllardır bölücülük üzerinden siyaset yapanların kucağına itilmesinin nedenini siyaset sahnesinde sorumluluk alanlar da şapkalarını önlerine koyup iyi düşünmelidirler.
“Gidemediğin yer senin değildir” sözünü Ankara’da oturup ahkam kesenler ne yazık ki unutmuşlardır. Aldığın oyun miktarını düşünmeden Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki insanlarımızı devlete sadakat noktasında bilgilendirmek, dertlerine derman olmaya çalışmak 'BU VATAN BÖLÜNMEZ BİR BÜTÜNDÜR' diye siyaset üstü siyaset yapmak bütün siyasetçilerin başlıca görevleridir. 
Bu ülkü siyasetinin en önemli partilerinden CHP ve MHP'nin bu ülkenin Güneydoğusunda ve Doğusunda olmamasının hangi sonuçları yarattığını görmek gerekmez mi?
Bu kafayla önümüzdeki yerel seçimleri de bir düşünsünler!
Doğu ve Güneydoğu’daki illerimizin, ilçelerimizin belediye başkanlıklarını BDP’li başkanlarının kazandığını ve sonrasını bir düşünsünler!
Türkiye’nin özellikle bölücülük tehlikesi ile her geçen gün daha da belirgin bir şekilde karşı karşıya kaldığı, süreçte bu konu siyaset üstüdür. Görünen köy klavuz istemiyor. Bu ülkenin belli bir coğrafyası resmen önce özerkliğe sonra bölünmeye doğru itiliyor..
Ne kadar oy alırsanız alın, ister az ister çok, isterse hiç almayın Misak-ı Milli sınırlarının tamamında siyaset yapmak Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti’nin vatanı ve milletiyle bölünmez bütünlüğü konusunda her gün ders vermeye çalışanların görevleridir.
Gidemediğiniz yer sizin olamaz.
MHP Genel Başkan Yardımcısı, MHP'nin efsane Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş'in oğlu Tuğrul Türkeş'in 30 Mart seçimlerinden sonra yaptığı açıklamadaki 'Güneydoğu bölgemizle ilgili olarak bugüne dek geri çekilmeyi uygun gördük. Kışkırtma, huzursuzluk olmasın istedik. Ancak artık Güneydoğu'da MHP'yi kökleştireceğiz. Önümüzdeki günlerde itibaren MHP Güneydoğu'da demokratik siyasetine geri dönecektir. Güneydoğu'da varlık belirtecek, kendimizi siyaseten dayatacağız' sözleri önemliydi ama kusura bakmasınlar ama 'Günaydın' demek daha doğrusu olurdu..
Ne demek geri çekilmek!
Kim nereden geri çekiliyor..
Kuzey Irak'tan mı?
Orası neresi?
İşte o nedenle Güneydoğu birkaç il dışında tamamen bölücülere teslim edildi..
O nedenle 'Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin partisiyim. Bu vatanın bölünmez bütünlüğünün teminatıyım' diyorsanız kaç oy alırsanız alın orada bu millet, bu bayrak, bu vatan için olacaksınız..
Sonra da çıkıp iktidarın Güneydoğu politikasını eleştireceksiniz?
Unutmayın gidemediğiniz yer hiçbir zaman sizin olamaz!..