1461 Trabzon benim için seyredilmesi zevk veren bir takımdı. İnanın, coşkulu bir Trabzonspor taraftarı olarak, PTT 1. Ligi’ndeki temsilcimizi izlemek benim için çok daha doyurucuydu. Çünkü o sadece bir Trabzon takımı değildi, aynı zamanda büyük oranda bizi temsil ediyordu. Bu kentin gerçek bir çimentosu gibiydi.
Trabzonspor’un efsane olduğu dönemdeki kadrosu vardı ya... Az da olsa bende o takımı çağrıştırıyordu. Her ne kadar içinde birkaç yabancı oyuncu barındırsa da, ruhu o takımın devamı gibiydi. Ve ilk kez bu takımın bir maçına yorum yapmanın heyecanı içindeyim. Hem de rakibi Fenerbahçe...
Bu maçı izlemeye koyulduğumda, aklıma TT Arena’daki Galatasaray maçı geldi. O maçta yaratılan ambiyansı, gurur tablosunu bu kez Fenerbahçe maçında neden yaşamayalım ki? Yeter ki inanç, özgüven ve savaş ruhu olsun, bunlar sahaya yansısın. Gerisi çorap söküğü gibi gelmez mi?
***
Maç başladığında göğsümüz kabardı. Çünkü 1461 Trabzon, Fenerbahçe’ye hem oyun, hem de pozisyon üstünlüğü kurmuştu. Birçok pozisyonu kaleci Serkan Kırıntılı güçlükle önlüyordu. Direkte patlayan toplar, ablukaya alınan kale… Her şey mükemmeldi. Sahada basmadık yer bırakmayan 11 aslan yürekli delikanlı, tüm Türkiye’ye ders veriyordu.  Ancak şansız goller her şeyi berbat etmeye yetti. Bu önemli değildi, çünkü sahada takım vardı ve bu bizim gururumuzdu. O takım ikinci yarıda öyle bir futbol resitali sundu ki, onurlandık, şapka çıkardık. Gururumuz katlandı.
Ya hakemler... Barış’a yapılan penaltıyı, sarı kartlık faulü görmek istemeyen bir hakem nasıl annesinin babasının, çocuğunun yüzüne bakacaktı. Tüm inisiyatifi Fenerbahçe için kullanan bir hakemin vicdanından şüphe etmek yersiz olmaz her halde... Kaldı ki sahada yüreğiyle oynayanın yanında yer alması gereken hakemin, tam karşıda durması bile onun hayata bakışının bir göstergesiydi.
Sonuç ne olursa olsun, ben 1461 Trabzon ile gurur duyacaktım. Kazandı, göğsüm kabardı. Peki dün akşamki maçı yöneten Hakan Ceylan ile MHK Başkanı Zekariya Alp ve hakem camiası utanç mı, gurur mu duyar bilemem.
Utanç duymamışlarca, o da onların karakterinin bir yansıması olarak kabul edilmelidir.
Son söz; Teşekkürler 1461 Trabzon!
Bize futbolun temiz ve güzel oynanabileceğini hatırlattığın için binlerce kez teşekkürler...
Ve asla teslim alınamayacak yüreklerin bulunduğunu da tüm Türkiye’ye anlatmayı başardığın için…
Sadece Türkiye’ye değil, Trabzon’da da bir takım beyinlere, buradan futbolcu çıkar, hem de en cesuru, en yüreklisi, en yeteneklisi dedirttiğin için...