Şenol Güneş Sendromu”ndan bir türlü kurtulamayan yönetim, çeşitli atraksiyonlar deniyor. En son Trabzonspor’da yemiş, içmiş, yatmış, imza atmadan sakatlanmış, daha sonra bir türlü form tutturamamış, oynamadan parasını almış Barış Özbek, Hürriyet Gazetesi’nde yer alan röportajında, “Takımı bitiren isim Şenol Güneş’tir. O Trabzonspor’un bu hale gelmesinin yegâne sebebidir.” diyor. O konuşan ağız sanırsınız Barcelona’ya, Real Madrid’e transfer olmuş. Türkiye’de hiçbir takımın kadrosuna layık bulmadığı Özbek, ancak Almanya’nın İkinci Liginin vasat bir takımı tarafından kabul görmedi mi? Türkiye ile bağlarını koparmışken, eski hocası hakkında konuşma cesaretini nerden alıyor dersiniz? Bu açıklamanın ardında birilerinin parmağı olduğu, bazı güçlerin düğmeye basarak Özbek’i Güneş hakkında boş yorumlar yapmaya itelediği çok açık. Özbek’in bu yersiz çıkışı olsa olsa Hürriyet Gazetesi ve yönetimin ortaklığının bir meyvesidir. Yoksa Hürriyet Gazetesi silik bir adamın, vasat ve kıytırıktan açıklamalarına, tam sayfaya yakın yer niye versin?
***
Trabzonspor Lig’deki yerini ve umudunu yitirince, kupadan başka çaresi kalmamıştı. Antalya ise ligin ilk yarısının flaş takımlarından biriydi. Antalya’nın ikinci yarıyla beraber, ligde düşüş ve puan kayıpları yaşaması kupaya olan motivasyonunu kötü yönde etkilemişe benziyordu.
Maçın ilk on beş dakikası Antalya’nın süratli ve istekli oynaması Trabzonspor’un işini zora sokacağa benziyordu. Antalya üstünlüğünün yaşandığı bu dakikalarda, kalemizde golü görmememiz Trabzonspor’un en büyük şansıydı. Cech’in sakatlanıp çıkması, Trabzonspor’u yeni bir oyun dizaynına zorladı. Serkan olması gereken yere, Celustka da sol tarafa geçince geride daha kontrollü bir oyun düzeni oluşturdular. İlk yarıda Sapara’nın olağanüstü güzel golüyle öne geçen Trabzonspor, mücadelenin ikinci yarısında, vasattan öteye gidemedi. Yaratıcılıktan uzak takımda genel manada var olan isteksizlik, bizleri maçın bir an evvel sona ermesi düşüncesine gark etti. Çünkü bu dakikalarda Fenerbahçe ile kora kor bir mücadele ortaya koyacağına inandığımız 1461’in maçına kilitlenmiştik.
Aslında Antalya maçının Trabzonspor için ayrı bir yeri de vardı. 2010-2011 sezonunda Eskişehir, Fenerbahçe ile karşı karşıya gelmiş ve bir nevi maçı onlara vermişti. Dün gece Trabzonspor Antalyaspor ile berabere kalıp, Eskişehir’i kupadan eleyebilirdi. Aksi gerçekleşen karşılaşma, Trabzonspor’un bilinçaltında kimseye kin, öfke ve garez beslemediğinin kanıtıydı. Tebrikler...
Not: 1461’in maçının ilk yarısını izlerken aldığımız keyif, daha sonra hakemin kendi geleceğini garantiye almak adına yaptığı manevralar, verdiği yanlı kararlarla biraz kaçmıştı. Hakem bazen o kadar insafsız düdükler çalmadı ki, bu tutumları Fenerbahçe yorumcusuna bile pes dedirtti. Netice her ne olursa olsun, mücadele ruhunu hiç kaybetmeyen 1461 bizi gururlandırdı, mutlu etti. Akçay ve ekibini kutluyorum. Çünkü Akçay, bir takıma ruh ve kişilik kazandırmanın ne kadar önemli bir şey olduğunu herkese gösteriyor.