Hollanda/ Utrecht’te ikamet eden futbol altyapı uzmanı H. Necati Çavuşoğlu gönderdi.
Neler yazmış hep birlikte okuyalım.

***
Temmuz ayı sonlarında Türkiye’ye gelirken ailem, kızım ve torunumla birlikte arabayla Bosna’ya yani Saraybosna şehrini gezmek istedik.
İki gün kaldık. Tarihi ve kültürel yerlerini Osmanlı’dan kalan her şeyi aynen gördüm ve Mostar'a hareket ettim. Yollar gidişli-gelişli dar ama şirin idi.
Bosna'nın Mostar yolu üzerinde polis kontrolü vardı. Polisler beni de durdurmak istedi. Ben, polis olmadıklarını düşünerek yoluma devam ettim.
Sen misin yoluna devam eden..
Ve..
İçinde iki polis olan araç beni takip etmeye başladı, mecburen durmak zorunda kaldım.
Araçlardan iner-inmez polislerle tartışmaya başladık.
“Neden durmadığımı sordular?”
“ Durdurmak istediklerini anlamadığımı” söyledim.
Polislerden biri Sırp, diğeri Boşnak’tı.
İngilizce anlaşabiliyorduk, el kol hareketleri de çabası idi.
Memurlardan biri ( Boşnak olan) ceza yazmak için ehliyetimi aldı, ben de inatla “yaz” diyordum.
Çift pasaportlu olduğum için “Türk müsün?” diye sordu. Ben de “evet” cevabını verdim.
Bir yandan cezayı yazıyor, diğer yandan sorularına devam ediyordu:
“ Doğum yerin?”
“ Türkiye-Trabzon “
Ceza yazmakla meşgul olan polis memuru kafası kaldırıp yüzüme baktı “ Trabzonspor’u ve Halilhodzic’i?” sordu
“Ben Trabzonsporluyum” deyince, şaşırdı, inanmak istemedi.
Arabanın arka camında asılı “ Bize her yer Trabzon” kaşkolünü kendisine gösterdim.
Birkaç dakika evvel ceza yazarken mahkeme kâtibi gibi ciddileşen Boşnak memur   “ Trabzonspor ve Halilhodzic” adını duyunca yüz hatları birden değişti; mutlu oldu, sevindi, gülümsedi:
“ Size ceza yazmayacağım. Yoluna devam edebilirsin. Halilhodzice’e selam söyle. İyi hoca, iyi insandır. Çok emekleri geçti ülkemize, hatta bizzat cephede savaştı” dedi.
Sırp olan ağzını büktü, ben de şaşırmıştım. Teşekkür ederek yolumuza devam ettik.  Önce Mostar'a gittik sonra da ver elini Türkiye.

***
Bunu size neden anlattım;  insanın başından bir olay geçmişse neyin ne olduğunu daha iyi anlar. Türkiye’de anlayan da konuşuyor, anlamayan da..
Trabzonspor koca bir dev, bizler de gücü o devden alıyoruz. Bizim için Trabzonspor ne ise Boşnaklar için de Halilhodzic’in aynı olduğunu maceralı yolculukta bir kez daha anladım..

***
Başından geçen olayı bizlerle paylaşan Necati Çavuşoğlu, şahsımız hakkındaki duygu ve düşüncelerini de yazmayı ihmal etmemiş:
“Sizi takip ediyor, beğeniyor ve çizginizi hiç bozmuyorsunuz, bu da en güzeli.
Şimdiden teşekkür eder sportmence saygı ve sevgilerimi iletirim”

***
Biz de, bu ilginç hikâyeyi bizlerle paylaşan, Sn. Çavuşoğlu’na teşekkür eder, başarılar diliyoruz.