Kumar, maddi kazanç elde etmek umuduyla oynanan, şansa dayalı bir oyundur.
HES, yani hidroelektrik santralleri bir kumar mıdır?
Evet, kumardır.
Hem de doğayla kumar oynamaktır.
Sadece bizim ülkemiz değil; dünyanın oynadığı bir kumardır.
Mısır, Nil Nehri üzerine Afrika’nın en büyük barajını yaptı.
Rusya’nın desteğiyle 8-10 yıl süren çalışmalar sonucunda 1971’de hizmete girdi.
Amaçları:
* elektrik üretimi,
* erozyon kontrolü,
* balıkçılık,
* sulama
Sonuçları:
* Ülke elektrik ihtiyacının yarısı üretilmiş,
* Baraj mansabında taşkınlar önlenmiş,
* Afrika kıtasının güneyinden itibaren gelen organik maddeler barajda tutulmuş,
* Organik madde akışı durduğu için Nil deltasında gübre ihtiyacı ortaya çıkmış,
* Kimyasal gübre kullanmak zorunda kalmışlar,
* Yıllarca kullanılan kimyasallarla tarımsal üretim bitmiş,
* Tarım alanlarında tuzlanma ortaya çıkmış,
* Parazit hastalıklar yaygınlaşmış,
* Mısır, büyük miktarda gıda maddesi dışalımı yapmaya başlamış,
* Deniz balıkçılığı olumsuz etkilenmiş,
* İsrail’in barajı patlatıp, Mısır’ı yok etmesi olanağı ortaya çıkmış,
* Baraj, Mısır’ın İsrail’e karşı elini kolunu bağlamıştır.
Elde edilen sonuçların çoğu, beklenmedik, önceden tahmin bile edilmemiş gelişmelerdir.
Aslında “temiz enerji” olarak ifade edilen su gücüne dayalı HES’ler, birçok ülkede yaygın olan, ancak yine de insanlık için “kumar” niteliğinde olan eserlerdir.
Ekosistem üzerine etkileri kaçınılmaz.
Suyun serbestçe, özgürce akıp gitmesinin nelere kadir olduğu, zamanla daha iyi anlaşılacak.
Karadeniz Bölgesi’nin tamamında havza bazında ekosistemin su gereksinimi göz ardı edilerek HES’ler planlanmaktadır.
Planlamanın da ötesinde uygulamalarda suyun tamamının, havzaya hiç su bırakılmadan kanallara alındığı örneklerin görülmesi endişeleri haklı çıkarmaktadır.
Planlar yetersiz, uygulamalar plansız, her şey denetimsiz, sürüp gitmektedir.
Tavşanın, karıncanın, köstebeğin, yılanın, farenin, kelebeğin, sincabın, ağacın, kuşun, çiçeğin, böceğin ihtiyacını dikkate almayan uygulamalar esasında tam bir kumardır.
Çünkü bütün bu canlılar ekosistemin vazgeçilmez ögeleridir.
Bunlar olmazsa, yaşam olmaz.
Örneğin, arı veya sinekler olmazsa tarım ürünleri, meyveler döllenemez.
Köstebek, fare, yılan toprağı havalandırır.
Tavşan, tilki bunların sayıca artarak zararlı olmasını engeller.
Bu örnekleri, sadece insanlığın farkına varabildiği örnekleri saymakla bitiremeyiz.
Ekosistemin bozulması ve buna bağlı olarak ortaya çıkabilecek zararlar belki de on yıllar içerisinde kendisini gösterebilecektir.
Gerçekten de büyük bir kumar oynanmaktadır.
Bu kumarda şimdilik, enerji ihtiyacı galip!
Gelecekte, kuşkunuz olmasın ki, ekosistem ihtiyacı galip olacaktır.