İnanılır gibi değil.. İlginç bir sezon geçiriyoruz..
Yalnız bir şey var ki herkes kurtarıcı olarak alınan yıldız futbolcuların performanslarını bıraktı Teknik Direktör Vahid Halilhodzic’e sardı.. Sardı diyorum kelimenin tam anlamıyla böyle bu..
Bir takım kötü gidiyorsa bu zamana kadar hep hocalar suçlu sayılmış..Yuhalanmış. Dışlanmış.
Ya kaçmış ya da kaçırılmış..
Hatırlarsanız Trabzonspor’u şampiyon yapmak için Bordo-Mavili takımın başına geçen  Halilhodzic, havaalanında omuzlardaydı. O omuzlardan inmeden kalacağı otele kadar taşındı desek yerinde olur..
Ligin ilk 5 haftasında alınan kötü sonuçlar nedeniyle omuzlarda taşınan Halilhodzic’i göndermek için şimdi herkes akıl veriyor Trabzonspor’a..

***
Halk kahramanı ilk lig maçında Kayseri Erciyesspor ile karşılaştı. Maçı izlemeyen sokaktaki taraftarlar maçın sonucunu merak edip birbirlerine soruyordu. Öyle ya cevabı verenlerin kimi gülerek, kimi de utanarak 0-0 diyordu..
Ya sonrasında Fenerbahçe, Başakşehir ve Kasımpaşa ile berabere  kalarak kaybedilen 6 puan için ne demeli!..
Son olarak Karabük deplasmanında hezimete uğrayan Trabzonspor’un UEFA Avrupa Lig maçlarına ise  hiç değinmiyorum bile.. Eleme ve gruplarda oynadığı maçlarda bir tane güçlü takımla karşılaştı, ona da Avni Aker’de yenildi..
Hoca suçlu da, kurtarıcı olarak milyon Euro’lar ödenerek alınan  yıldız futbolcular değil mi!..
Neden hiç kimse bunlardan bahsetmiyor?
Ya yerlilere ne demeli?
Onur, Yusuf ve Mustafa Yumlu haricinde bana bir tane yerli oyuncunun Trabzonspor’da giydiği  formanın hakkını verdiğini söylesin..
Karabükspor maçında yerlilerin durumunu gördük.. Yerlerde sürünüyorlardı.. Yabancılar desen ayrı bir havada..

***
Sonuçta  Trabzonspor birbirine girdi. Kimin ne yaptığı ne dediği belli değil.. Ama  illa da hoca gitsin.. Peki hoca gitsin de, gelecek olan böylesine  rezil futbolu düzeltebilecek mi?
Trabzonspor’un daha iyi olacağının garantisisi mi var?
Oysa takımın yükü şimdi daha ağır..  Gün birlik olma zamanıdır. Takımdaki kişisellikleri, kırgınlıkları aşmalıyız. Bu takıma inandık, bunu çoğaltarak sürdürmek gerekiyor. Bu takımı önce biz gönüllerimizin şampiyonu yapalım, gerisi gelir..
Zira bu sene olmasa da, bu takım önümüzdeki yıllar ve sezonlar için "Ben artık geldim" diye bağırıyor. Dile kolay, bir sezon öncesinden elde kalan oyuncu sayısı 5’i geçmez. Ona 22 oyuncu katıyorsunuz ve yeni bir takım oluyorsunuz.
Aslında  henüz bitmiş bir şey yok..
Bu derenin altından  daha çok sular akar ve  iş  bir  galibiyete bakar..
Şimdi taraftar demeli ki; "Tamam, sabır, sevgi ve hoşgörü  bizden, takımı ayağa kaldırmak sizden..