1 Kasım seçimleri için artık geri sayım başladı..
Bugünden sonra kaldı 26 gün..
Yani şafak 26..
İlginç bir tablo..
Birincisinin açık ara, ikincisinin, üçüncüsünün ve dördüncüsünün net olarak belli olduğu ama iktidarın kim olacağı sorusunun belli olmadığı bir seçim gerçeği karşımızda..
Yani..
Bir tarafta tek başına iktidar olmak için son şansını deneyecek olan AK Parti..
Diğer tarafta AK Parti’ye tek başına iktidar olma gücünü vermemek için en azından 7 Haziran’daki tablonun değişmemesi adına mücadele eden, koalisyonlu dönemleri başlatmaktan başka çareleri olmayan, AK Parti’yi koalisyona mahkum etmek isteyen CHP, MHP ve HDP..
***
Peki AK Parti tek başına iktidar gücünü yakalayabilecek mi?
Bugüne kadar yapılan anketlere baktığımız zaman bazılarına göre siyaset tablosunda 1 Kasım’da yeniden koalisyona mahkum bir sonuç çıkacağını, bazılarına göre AK Parti’nin yeniden kıl payı da olsa tek başına iktidar gücünü yakalayabileceği iddia ediliyor..
Hiç tartışmasız Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim için en çok hazırlık yapan ve çalışan kişi.
Çünkü yine bir tarafta kendisi, diğer tarafta muhalefet olacak..
O nedenle Erdoğan’ın bu kez 7 Haziran’dan daha çok ipleri eline aldığını, milletvekili aday listelerine son şekil verilirken ince eleyip sık dokuduğunu düşünüyorum..
Çünkü aksi mümkün olamaz..
Doğal lideri olduğu AK Parti’nin 1 Kasım’da alacağı sonucun en fazla kendisi için kıymet taşıdığı gerçeği ortada. AK Parti meclis çoğunluğunu yeniden alamazsa ve koalisyon hükümeti kurulursa, fiilen de olsa başkanlık yetkilerini kullanamayacağını biliyor..
O nedenle..
Sadece teröre karşı birlik maksadıyla değil, mesela yeni muhtarlar toplantılarıyla her fırsatı halka hitap amaçlı değerlendirmeye çalışıyor..
Ve biliyor ki bu seçimlerde yine AK Parti’nin en büyük güç kaynağı kendisi..
Çünkü AK Parti seçmeninin oyunu 1 Kasım’da Başbakan Davutoğlu’na değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a vereceği gerçeğini kim inkar edebilir ki?
Yani bu seçim AK Parti için kilit bir seçim..
Olmak ya da olmamak gibi!..
Tek başına iktidar olmak tıpkı başa dönmek gibi olur..
Ama olmamak ise AK Parti’de koalisyon gerçeği ile taşları yerinden oynatabilir..
Bu bakımdan Başbakan Davutoğlu için de kader seçimi!
***
Ama AK Parti’de tek başına iktidar olma noktasında büyük bir umut var..
Hesaplar yapılmış..
Ve halen de yapılmaya devam ediliyor..
Geçtiğimiz günlerde AK Parti MKYK Üyesi, Trabzon Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partideki eli konumunda olan Süleyman Soylu ile yaptığımız kısa bir sohbette Soylu, AK Parti’nin tek başına iktidar gücünü yakalayacak oyu alacağını söyledi..
Söylerken de milletvekili aday belirleme sürecinde yapılan kapsamlı bir saha çalışmasında yüzde 44 alma umudu belirdiği inancıyla, HDP barajı aşsa da tek başına hükümet kurulabileceği yolunda bir inanç var.
Tabi bu noktada MHP’nin oy kaybı yaşayacağını, bu oy kaybının AK Parti ile buluşacağı düşünülüyor. Yani 7 Haziran’da AK Parti’den MHP’ye giden oyların geri döneceği hesap ediliyor.
Soylu, bu ülkede siyasetin tabanından gelmiş, genel başkanlık yapmış son derece tecrübeli bir isim..
Soylu elindeki anket çalışmalarını gösterirken, Trabzon’da ise 300 bin oy bandında, yüzde 65 oranında bir oran hedeflediklerini belirtirken “Bu hayal değil” diyor.
Milletvekili Soylu, 7 Haziran seçimleri öncesi, sonrası ve bugüne kadar aralıksız müthiş bir seçim çalışması yaptıklarını, Trabzon’un her köşesinde vatandaşlarla buluştuklarını ve 1 Kasım için 7 Haziran’dan daha da önemli bir ışık aldıklarını söylüyor.
Şu bir gerçek ki Soylu partililerinin de tahmin etmediği şekilde kendini hem parti tabanına hem de Trabzon’a kabul ettirdi.
Ve partideki her kesime ve partiye Trabzon’da damgasını vurdu..
Tam bir takım kaptanı konumunda inanılmaz bir enerji ile çalışırken, partiyi, teşkilatları ve seçim koordinasyonunu yönetiyor.
Soylu AK Parti’ye Trabzon’da çok büyük güç kattı.
***
CHP’de ise bütün yük Milletvekili ve 1. sıra Adayı Av. Haluk Pekşen’in üzerinde.. Partinin bütün ayarı onun elinde..
Her yere o koşuyor..
Kim ne derse desin milletvekili seçildiği 7 Haziran seçimlerinden sonra Trabzon ve bölge sorunlarını kendi siyasi analizleri noktasında hem gündeme getirmede, hem de ses getirmede önemli rol oynadı.
Pekşen ile yaptığımız görüşmede 7 Haziran seçimlerinde Trabzon’da üçüncü parti konumunda olmayı hak etmediklerini söylerken, 1 Kasım seçimlerinde çok daha başarılı olacaklarını belirtiyor.
Belirtirken de “Yaptığım çalışmalar Trabzon halkından büyük takdir görüyor” diyor..
***
MHP’de ise Koray Aydın tam bir takım oyununu sahaya sürmüş durumda..
Seçime az bir zaman kala milletvekili adayları ile birlikte partinin etkin güçlerini kampa alarak rotayı belirledi. Usta siyasetçi olmanın özelliği ile hem AK Parti hem de CHP’den MHP’nin üzerine “7 Haziran’da hükümet kurulamamışsa sorumlusu MHP’dir” şeklinde yapılan suçlamalar karşısında gardını almış durumda..
“Çıkıp herkese neyin ne olduğunu anlatalım” diyor..
Aydın ile dün yaptığımız kısa bir telefon görüşmesinde bakın neler söyledi.
“MHP’nin üzerine oynayanlar büyük hayal kırıklığı yaşayacak. MHP seçmeni oyuna gelmez. MHP 7 Haziran öncesi ortaya koyduğu 4 madde ile ne demişse, 7 Haziran sonrasında o 4 madde ile aynısını söylemiştir. Ve de yaşanan terör sorunu ile haklı çıkmıştır. 1 Kasım’a kadar yatmadan halkımıza neler olup bittiğini anlatacağız. Göreceksiniz 1 Kasım seçimlerinde asıl oy patlamasını MHP yapacak”
Aydın’ın görüşleri de böyle..
***
1 Kasım için ortada iki senaryo var..
1- AK Parti meclis çoğunluğunu alır, Davutoğlu hükümeti kurar ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi fiilen başkanlık yetkileriyle yönetecek bir başbakanlık dönemi başlar.
2- AK Parti yine birinci gelir ama yine tek başına hükümet kuramaz. 7 Haziran sonrası bir ay süren görüşmelerin birikimiyle bir AK Parti-CHP koalisyonu kurulur. Davutoğlu, koalisyon ortağı Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anayasal yetkileri dışına çıkmamasını kabul ettiği bir başbakanlık dönemine adım atar..