İslam coğrafyasında özellikle Ortadoğu’da  çok etkili bir fikir akımı var. Bu akım vehhabilik adıyla meşhurdur.  Bu akım çok sapık bir fikir mücadelesi vermektedir. Bu insanlara göre camiler  gereksizdir, insanları en ufak bir hatalarında hemencecik kafir ithamıyla itham ederler vb. gibi daha başka onlarca sabık fikirleri vardır. Bana bazı okuyucularım yahu Nizamettin Hocam bu bizleri niçin ilgilendirmektedir dediklerini duyar gibiyim. Ülkemde bazı cahilleri bu akıl tutulması yaşayan insanlardan  etkileniyorlar da onun için bugün bunu köşeme taşıma ihtiyacı duydum.

 Mahallemde bir hacı ağabeyimiz vardır. Bu ağabeyimiz bu aralar ağzında kafir mührü önüne kim geliyorsa onu kafirlikle itham etmektedir. Kendisiyle sohbet ederken ağzınızdan bir isim çıksa bu zat o şahsın kafir olduğunu sizlere söyler.  Hadisi şerifte peygamberimiz “Bir şahsa kafir dedin mi eğer o şahıs kafir değilse o kafir sözü söyleyene döner!” Bundan hiç korkmaz. Sen bir şahıs söyle o hemen kafir oldu desin!

 Bu ve bunun gibi şahıslar İslam’ın ruhunu  anlayamamışlardır. Bakınız İslam’ın görüşünü İslam’ı en güzel bir şekilde bilenlerden iki tanesini  sizlere vereceğim.

 İbretlik bir örnek daha: Bir gün  zina yapmış, zina çocuğu doğurmuş ve daha sonra da öldürmüş bir kadın Peygamber Efendimizi halini beyan etmek için evinin yolunda bekler. Beklerken büyük hadis alimi Hz. Ebu Hureyre’yle karşılaşır. Ebu Hureyre kadını burada niçin bekliyorsun dediğinde kadın başından geçenleri harfiyen anlatır. Zina yaptığını çocuğunu doğurduğunu ve daha sonra da bu zina çocuğu öldürdüğünü söyleyerek halinin nice olduğunu sorar. Ebu Hureyre kadına “Her haltı yemişsin. Senin affın olmaz” diyerek kadını yollar. Daha sonra bu konu Hz. Peygamber Efendimizin kulağına  gittiğinde Ebu Hureyre’yi çağırtıp hatalı davrandığını ve Allah’ın affının çok geniş olduğunu eğer tövbe etmişse af olabileceğini ve kadını bulup bunu iletmesini söyler!”

  Diğer İmam Gazali’den; İmam Gazali şöyle yazar. “Bir insanın doksan dokuz kafir sıfatı olsa bir iman sıfatı olsa ben o bir iman sıfatıyla amel eder ve bu kişiye kafir demeyip mümin derim!”

 Bu örnekler Müslüman’ın bu gibi durumlarda nasıl davranması lazım geldiğini açık ve seçik ortaya koymuştur. Esas olan yumuşak davranmaktır. Allah Teala Hazretlerinin rahmeti geniştir. Bir hadisi kutside “Rahmetim gazabımı geçmiştir.” Bu kutsi hadis Rabbimizin kullarını cennetine koymak için sebepler aradığını göstermektedir.  Bakınız konumla ilgili olarak bir başka hadiste Peygamber Efendimiz “Kötü bir kadın bir gün bir kuyunun başına gelir. O ara yanına dili dışarı çıkmış bir köpek gelir. Bu kadın köpeğe acıyarak ona ayakkabısıyla su içirir. Bu hareket Cenabı Hakkın hoşuna gider ve bu kötü kadını cennetine koyar.”

 İşte görüyorsunuz Rabbimizin rahmeti ne kadar da geniş ve bol!  Hiç kimse Mevla’nın rahmetinden mahrum kalmaz inşaallah!