Bir tarafta lig tarihinde ilk 5 hafta en iyi başarıyı yakalayan Mersin, diğer tarafta aynı haftaların en kötü Trabzonspor’u.
Bordo-Mavili takımın 4 beraberliği ve 1 mağlubiyeti olması, Mersin maçı öncesi oyuncular üzerinde bir baskı oluşturmuş olsa da, Mersin maçı mutlaka alınmalıydı. Aksi halde ileriki haftalar Trabzonspor adına sıkıntılı günlere gebe olabilirdi.
***
Tribünlerin boş olması, “Acaba Trabzonspor’un başarılı olmasını istemeyen kafalar mı var?” sorusunu da akıllara getirmiyor değil! O Trabzonspor, sezon başından bu yana belki de en iyi topunu oynadı; kanatlar takır takır. Orta saha diğer maçlara oranla topa daha fazla hakimdi. Her ne kadar Mersin, Waris ve Serdar’ın koşu alanlarını kapatmış olsa da, iki oyuncu elinden geleni yaptı. İlk yarı sağdan-soldan gelen ortalara vurulmayan kafalar, uzatılamayan ayaklar deyim yerindeyse saç baş yoldurdu.
Kademeli savunma anlayışıyla kanatları kapatan Mersin’in kalesini, Mehmet ve Soner, göbekten girip yapacakları verkaçlarla ve de atacakları şutlarla yoklayabilseydi; sonuç daha farklı olabilirdi. Bir iki kez Mehmet şut atmayı denedi, o da olmadı. Tabi ki bu işler çok çalışmayla oluyor.
***
Mersin’in, Trabzonspor’a gol atacak hali yoktu. Bay Tolga Özkalfa, baktı olmuyor, diğer maçlarda diğer meslektaşlarının yaptığı gibi, Trabzonspor aleyhine elinden geleni yaptı; uydurma bir penaltı. Onu geçtik, penaltı atılırken Trabzonspor ceza sahası çarşamba pazarı gibi, elini kolunu sallayan orada. Fatih kurtarıyor, ikinci de çeliyor. Oktay, Trabzonspor kalesine penaltıyı kullanan takım arkadaşından daha yakın. Ya bu maç 3-1 değil de berabere bitseydi? Buyur buradan yak! Atılacak manşet, konuşulacak mevzu Trabzonspor’u her hafta olduğu gibi hakem yaktı!
***
Trabzonspor saldırıyor, Nihat gole izin vermiyor. Nihat’ı geçen toplarda direkler devreye giriyor.
Trabzonspor bu maçı mutlaka almalıydı. Nihat’ın her kurtarışı; başta kral Cardozo’yu strese soktu. Bir de Trabzonspor adına gelecek haftaları düşünün..
***
Pahalı ayaklar, daha doğrusu kaliteli forvetler susunca, son zamanlarda futboldan anlayanın da, anlamayanın da eleştirdiği, Vahid Hoca’nın Cezayir’den öğrencileri olan Belkalem ve Carl girdi devreye, kafalar çalıştı. 2 gol de fotokopiden çıkmış gibi. Tabi ki en fazla rahatlayan Halilhodzic oldu! Cezayirliler atar da Cardozo es geçer mi. Bu defa hem Cardozo hem de taraftar rahatladı 3-1.
Uzun lafın kısaca Trabzonspor’un bu galibiyete ihtiyacı vardı.