Türk siyasetinde hem iktidar hem de muhalefet cephesinde son derece hareketli günler yaşanıyor..
Ankara kulisleri bu yönde her geçen gün daha da önemli gelişmelere sahne oluyor..
Ana muhalefet partisi CHP, artık 5-6 Eylül'de yapılacak olan kurultay için hazırlık yaparken, parti içi muhalefet ile parti yönetimi  arasında kılıçlar resmen çekilmiş durumda..
Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun karşısına tek aday olarak Grup Başkanvekilliği’nden istifa eden Muharrem İnce'nin çıkması kesin gibi..
Gözlerin üzerinde olduğu Kılıçdaroğlu'na karşı ilk isyanı başlatan Emine Ülker Tarhan'ın aday olmayacağını açıklamasının anlamı İnce'den yana olacağının açık bir göstergesi oldu. Baykal'ın da aynı cephede yer alması kesin gibi!
Hal böyle olunca Mustafa Sarıgül 'Bana bu kongrede ekmek yok' diyerek 2015 sonrasının planlaması ile 'Kılıçdaroğlu'nu destekliyorum' dedi.
Bu da çok doğal..
Çünkü biliyor ki İnce veya başka bir aday kazandığı takdirde geleceğe yönelik olarak önü kapanacak. Ama Kılıçdaroğlu kazanırsa 2015'te yeni bir başarısızlık halinde bu sefer Kılıçdaroğlu’nun desteğini alarak Genel Başkanlık yolunun kendine açılacağını hesap ediyor..
Yani CHP bildiğimiz gibi!..

***
Peki AK Parti'de neler oluyor!..
Haftalar önce Başbakan Erdoğan'a çok yakın çevrelerden aldığım bilgiler ışığında hiç kimse net bir şekilde yazmadan dedim ki 'BAŞBAKAN BANKO AHMET DAVUTOĞLU' diye..
Nitekim yarın açıklanacak isim o...
Yani Dışişleri  Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Başbakan olması artık kesin.
Hafta sonunu bölgemizde geçirip dün Trabzon ziyaretinin ardından Ankara'ya dönen Davutoğlu'na bu gezi önerisi Cumhurbaşkanı  Erdoğan tarafından 'Ankara gündeminden uzaklaş, git kafanı dinle gel' diyerek yapıldığını açık ve net olarak belirtelim..
Davutoğlu Ankara'nın sıcak ortamından kendini gizledi..
AK Parti'deki bomba gelişme ise:
'ERKEN SEÇİM'..
EVET ERKEN SEÇİM...
KASIMDA HAZIR OLUN..
Evet her ne kadar  Recep Tayyip Erdoğan haftalar önce erken seçim gündemimizde yok dese de, oluşan şartlar gereği  kasım ayında erken genel seçime gideceğini net bir şekilde söylemek hiç de zor değil..
Net!..
Bekleyin görün!..
Cumhurbaşkanı Gül'ün 28 Ağustos'ta devir teslim töreninin ardından partiye döneceğini açıklamasının akabinde Erdoğan'ın  MKYK toplantısında aldığı yeni Genel Başkan ve Başbakanı belirleyeceği  27 Ağustos kongre tarihi  geleceğe dönük 'GÜL’SÜZ AK PARTİ' için bir işaret fişeği oldu..
O nedenle Erdoğan, Davutoğlu'nun Başbakanlığı ve Genel Başkanlığında gideceği ilk genel seçim tarihini mutlaka ama mutlaka erkene alacaktır.
Çünkü:
Erdoğan;
Cumhurbaşkanı seçimlerindeki rüzgârıyla AK Parti’nin kasımda bir “baskın erken seçim” yapması halinde  aynı rüzgarın eseceğini hesap ediyor.
10 Ağustos Cumhurbaşkanı seçimlerinden sonra CHP'de iç hesaplaşmanın başlaması eylül başında “hesaplaşma kurultayına” gideceği, sonuç ne olursa olsun CHP’de çalkantıların süreceğini, CHP içini düzeltmeye yoğunlaşmak zorundayken dışa dönük bir baskın seçim halinde dağınıklığı kolay kolay kaldıramayacağı hesap ediliyor.

***
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çankaya’ya çıktıktan sonra 81 ilde “teşekkür” mitingleri yapmaya hazırlandığı, bu mitingleri de kasım ayına kadar dizayn ederek AK Parti seçmenini mitinglerde dinamik bir şekilde ayakta tutarak erken seçime partisinin  rüzgarla girmesini sağlamayı düşünüyor!..
Yani partisinde en küçük kırılganlığa zemin hazırlayacak bir süreç içine girmeden, bir erken genel seçimde yine kendisinin lokomotifi olarak Ahmet Davutoğlu Başbakanlığı’nda bir seçim zaferi daha  kazanarak parti içinde oluşacak bir muhalefeti, bir başka deyişle Abdullah Gül'ün  partiye dönmesi halinde bile kendisine Genel Başkanlık, Başbakanlık yolunun açılmayacağını  düşündüğü gözlemleniyor..
Yani  Köşk’te de, siyasette de 'Tek Başına Recep Tayyip Erdoğan’ rüzgarını estirmeye kararlı hamleler yapan bir Cumhurbaşkanı var. 30 Mart seçimlerinden sonra Gül'ün memleketi Kayseri’de dahil  51 il teşkilatının değiştirilmesinin anlamı hangi yola çıkıyor!..
Uzun lafın kısası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'BEN BAŞKANIM' diyor..
Peki Abdullah Gül ne yapacak?
Erken veya normal bir seçimde ortaya çıkacak sonuca göre kendine yol çizecek!
Eğer kasım ayında bir erken genel seçim olur, Başbakan Ahmet Davutoğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde seçimden partisini tek başına iktidar çıkarırsa, bence AK Parti'de Gül, Gül için de AK Parti defteri kapanır!
Olmaz denilen şey olur, Gül önderliğinde yeni bir partinin temeli atılır!..
Çünkü Çankaya'ya çıksa da Recep Tayyip Erdoğan'a rağmen AK Parti'de var olmak hiç mümkün değil..
Bugüne kadar hep böyle olmadı mı?
Bir tarafta CHP ve MHP varken, diğer tarafta AK Parti değil Recep Tayyip Erdoğan olmadı mı?