Geçen günlerde Cumhurbaşkanımız AK Partili belediyelere ültimatom verdi. Başkanlara özellikle hizmet noktasında ‘vatandaşa ayrım yapmayın’ diyerek uyarıda bulundu.
Seçim yaklaşırken bu tür işlere 2 kere dikkat edilmesi konusunda üzerine basa basa uyarılarını yineledi.
Evet, bu ikazın ardından Trabzon’daki belediyelere şöyle bir bakalım dedik, seçimlere hazırlar mı?
***
Baktığımızda belediyelerin hizmet noktasında çalışma içinde olsalar da başarılı oldukları söylenemez.
Birçok projede halkla birlikte olmadan, istişareden uzak anlayışla başarı elde etmek, halkı memnun kılmak imkansız.
Ben yaptım oldu ile kimliksiz bir şehir ortaya koyarsınız.
Farklı bir şey olmaz!
***
Gelelim belediyelerin iç işlerine.
Orası da çok parlak değil.
Nedeni ise partili bir kaç kişi haricinde teklif almak, iş almak öyle kolay değil. Eğer AK Parti’ye ya da üst kademeye yakınsan tüm işlerin yağ gibi kayıp gidiyor. Ama partili değilsen ve birilerinin adamı değilsen ağzınla kuş tutsan dahi olmaz.
Öyle ki; kime şikâyet ederseniz edin hiç bir karşılık alamazsınız.
Yerel firmalar sinek avlarken, paralar da dışarıya gitmekte.
Yerel esnaf bırakın iş almayı, belediyeden teklif alınmasına bile razı.
Ama nerde!
Tam da bu konu ile alakalı şehirle ilgili son günlerde sosyal medyada da ses getiren iddialar var.
Koskoca belediyeler bir kaç kişinin eline kalmış deniliyor.
Yazık!
Onlar ne derse o oluyor.
Ondandır ki kimi kime şikâyet edeceksiniz.
Herkes her şeyin farkında ama herkes geçinme derdinde olduğu İçin bazı konulara eğilemiyor.
Ama günü saati geldiğinde neler olacağını hep beraber göreceğiz.

***
Trabzon’un esnafı her geçen gün kan kaybediyor.
Kapanan işyerlerinin sayısı arttıkça artıyor.

Yılların esnafları bir bir sahadan çekiliyor.
Direnmesi için ne bir yardım var, ne de bir destek.
Kiralar almış başını giderken, özellikle üretim yapan esnaf için uygun kirayla iş yapabileceği bir iş merkezleri yapılamaz mı?
Bence yapılabilir ama maksat işe ciddi yaklaşma. 
İşsizlik hat safhadayken özellikle belediyelere alınan kişilerin genel özellikleri bir kaç işe sahip olmaları.
Asıl ihtiyaçlı insanlar iş kovalarken, tuzu kuru olanların tercih edilmesi hangi hukuka, hangi vicdana sığar?
İşe girenler aldıkları maaşları ek gelir gibi görüyor.
İş dışında iş takibi yapanları mı ararsın, özel büro açanları mı ararsın, başkaları üzerinden belediyelere iş yapanı mı ararsın!
Kitaba uymayan bu işler için muhalefetten de yüksek tonda bir itiraz gelmemesi de ayrı tartışılması gereken bir konu.
***
Kısaca, yapılanlar Cumhurbaşkanımızın söyledikleriyle ve vatandaşla örtüşmüyor.
Birileri bunun hesabını mutlaka soracaktır.
Sabırsızlıkla bekliyorum.
Kalın sağlıcakla.