AK Parti’de Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine gelmek öyle her babayiğide nasip olmaz.
Trabzonlu hemşehrimiz Süleyman Soylu’yu bu anlamda tebrik etmek gerek. AK Parti'de kısa zamanda kendini kabul ettirip Başbakan Erdoğan'ın büyük güvenini kazanarak son derece önemli bir yere gelmeyi bir bakıma partide ikinci adam olmayı başardı.
Demek ki ciddi anlamda güven kazanmış, demek ki bu sorumluğu yerine getirecek kriterleri iyi analiz edilmiş.
Teşkilatlar noktasında hassasiyetini her zaman ortaya koyan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan bu anlamda geçer not almak bir siyasetçinin hanesine yazılabilecek önemli bir artıdır.
Neden Süleyman Soylu sorusuna cevap için Soylu’nun bugünlere nasıl geldiğine bakmak gerek.
Süleyman Soylu çok genç yaşta girdiği siyasette daha yolun başındayken aslında bu artıları kazanmaya başlamıştı.
Demokrat Parti ve Adalet Partisi çizgisindeki aile geleneğini devam ettirerek merkez sağ Doğru Yol Partisi'nin Gençlik Kolları'nda göreve başlayan Süleyman Soylu görev yaptığı dönemlerde alışageldik siyaset profili çizmedi.
Duruşu ve uygulamaları hep farklı oldu.
25 yaşında Türkiye’nin en genç ilçe başkanı ünvanı ile yola çıkan Soylu
DYP'nin 22 Temmuz 2007 genel seçimleri öncesinde ANAP'la birleşme çabaları esnasında Demokrat Parti ismini alarak girdiği seçimlerde baraj altında kalması sonrasında Mehmet Ağar´ın istifasının ardından yapılan olağanüstü genel kurulda Genel Başkanlığa seçildi.
O artık Demokrat Parti’nin Genel Başkanıydı..
Ama bir şartı vardı ya başarılı olur devam ederim yada başarısızlıkta çekilirim.
Daha da ötesi ya demokrasiye sahip çıkarım ya da demokrasiye sahip çıkarım..
Süleyman Soylu’nun durduğu yer belliydi.
12 Eylül Referandumu için sunulan anayasa değişikliği paketinin, Türkiye’nin dönüşümü ve demokratikleşmesi için hayati öneme sahip olduğunu gören Süleyman Soylu, “Demokrasi Buluşmaları” adını verdiği bir dizi seminer düzenledi ve arkadaşları ile birlikte Türkiye’yi dolaşarak ‘evet’ oyu tercihinin sebeplerini milletle paylaştı.
Bu faaliyetinin ardından Hüsamettin Cindoruk'un genel başkan olduğu DP'den ihraç edildi.
Soylu açısından bu ihraç aslında sonun bir başlangıcıydı.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından aktif siyasete yeniden davet edilen Süleyman Soylu 5 Eylül 2012 tarihinde AK Parti’ye katıldı.
Demokrasiye olan bağlılık onu bugün siyasette yeniden zirveye taşıdı..
Ama daha ötesi var..
Bunu da zaman gösterecek bekleyip görmek gerek.