Trabzon AK Parti'de heyecanlı bekleyiş sürüyor. Gerek Büyükşehir, gerekse de Ortahisar'da kimin belediye başkan adayı gösterileceği sorusu tam anlamı ile kapalı kutu misali durumda.
Adeta çok bilinmeyenli denklem gibi ortada duruyor..
Özellikle Başbakan Erdoğan'ın geride bıraktığımız hafta sonu Trabzon'a yaptığı ziyaretin ardından kafasının çok ama çok karıştığı gerçeği dile getirilirken, ismi gündemde olan adayların özellikle yakın destekçilerinden kendisine yapılan seslendirmelerin ve ortada apaçık şekilde çıkan soğuk savaşın bunda etkili olduğunu söylemek zor değil!..
Peki ne olacak?
Son durum itibarı ile kim şanslı?
Hangi adaya veya hangi adayın çevresine sorarsanız sorun herkes kendini şanslı görüyor..
Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu..
Muhammet Balta..
Asım Aykan..
Borsa misali her gün biri yükseltiliyor biri düşürülüyor!...
Herkes birinden, birilerinden destek istiyor!.
Aracı sokmaya, lobi oluşturmaya çalışılıyor!
Gizli bir şey kalmıyor!..
Hepsi meydanda..
İnanılmaz stresli bir havada oluşuyor..
Ama son dakika sorunu çıkmazsa cuma günü yapılacak olan il başkanları toplantısında açıklanacak adaylar arasında Trabzon'un da adı olacak gibi duruyor. Ve yarın bir isme 'Başbakan’ımız sizi Ankara'ya bekliyor' diye Ankara'dan bir davet gelebilir haberiniz olsun!
Ankara istihbaratımız bu noktada..
İsim kim mi?
Güçlü duyumumuz var. Gazeteci de olsak etik açısından yazılmamak şartı ile aldığımız bilgi karşısında güvene sadakattan dolayı sır vermek de bugün mümkün değil!..
Yani sona gelindi..
Çünkü Başbakan Erdoğan'ın dün kurmayları ile Trabzon'u masaya yatırdığı, Trabzon'a uzanarak bir iki isimle telefon görüşmesi yaptığı duyumlarını da aldık.
Şu bir gerçek ki Başbakan Trabzon'da partisi içinde süren tartışmaya, esen soğuk rüzgarlara, sen ben kavgasına karşı erkenden hamle yapıp tartışmaya da son vermek istiyor..
Çünkü kolun kırılıp yenin içinde kalmadığı gerçeğini görüyor.
Ama bugünkü tabloda kim belediye başkan adayı olursa olsun parti içinde önemli bir sürtüşme süreci yaşanacağını, hesaplaşmaların devam edeceğini, birlik görüntülerinin sadece sözde kalacağını söylemek çok mümkün!.
Yani Trabzon AK Parti'de il, ilçe, belediye ne derseniz deyin A'dan Z'ye son yıllarda yaşanan kırılmaların bırakın onarılmasını, daha da büyük kırılmalara vesile olacağını söylemek zor değil!.
Herkes 'ben' derdinde!..
Her yazımda belirttim.
Tekrarında fayda var.
Kendilerini bulunmaz 'Hint kumaşı' gibi sananlar, 'Yahu böylesine partiyi adeta tek başına taşıyan, halkın ona büyük güven duyduğu, güç verdiği bir Başbakan yakalamışken, onun güç nimetinden ben de yararlanayım' edası ile olaya bakıyorlar.
Dedik ya Başbakan'ın yanında siyaset yapanlar kadir gecesi doğmuş gibi şanslı oldukları için sen ben kavgasında yarışın dozajını minder dışına taşıyorlar..
Öyle sözler söyleniyor, öyle kulisler yapılıyor ki 'Pes doğrusu' dedirtiyor.
Açıkçası Başbakan Erdoğan'ın Trabzon duyarlılığına yakışır bir duruşun Trabzon'da olduğunu söylemek hiç ama hiç de mümkün değil!..
Çünkü ortada resmen bir iç hesaplaşma var!..
AK Parti'de ipler tamamen kopmuş durumda!.
Dün yol ayrımına girenlerin bugün aralarında köprüleri attıktan sora kim belediye başkan adayı olursa olsun nasıl 'Biz biriz' mesajı vereceklerini ve kazanmak için el ele sahaya ineceklerini merak ediyorum.
Tabii diyeceksiniz ki 'Nasılsa Başbakan Erdoğan var'..
İşte asıl halkın arkasında durduğu Başbakan Erdoğan'ın gücünü bilerek veya bilmeyerek sömüren zihniyetler ikbal peşinde koşuyorlar!..
AK Parti'de 'AK Particiler ve AK Partililer' ayrımı iyi yapılmalı..
Asıl sadakat bu ayrımda yatıyor!
CHP'NİN MESELESİ...
TTrabzon’da CHP Ortahisar başkan adaylığı konusunda teşkilat içinde Nazım Özcan ve Mehmet Ongan arasında bir kırılma, birbirini alt etme yarışı yaşandığı gerçeği ortaya çıktı.
Nazım Özcan'ı İl Başkanı Yavuz Karan ve Milletvekili Volkan Canalioğlu desteklerken, Mehmet Ongan'ın adaylığını Ortahisar İlçe Başkanı Ahmet Kaya ve ekibinin desteklediği hatta Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak ismi resmen açıklanması beklenen Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu'na yakın ekibin 'Biz Ortahisar'da Ongan ile birlikte çalışmak isteriz, iyi bir ekip oluruz. Bizim anlayışımıza en uygun isim o' dediği de ortaya çıkmış durumda.
Çuhadaroğlu ne der bilmem!..
Gelmek istediğim nokta;
CHP'nin sadece yerel değil, genel yapısında da hala yenilikçi, gelenekçi ayrımı yapılması, partinin ilkelerinden tabii ki taviz vermeden bir açılım yapmaması herkesi kucaklayamaması önemli bir sorun olmaya devam ediyor.
Dünyanın hiç bir ülkesinde iktidar partisi her girdiği seçimden oyunu yükselterek çıkamazken, AK Parti’nin tam tersini yaparak ülkede her iki seçmenden birinin oyunu alır noktaya gelmesinde bugünkü muhalefet anlayışının büyük payı olduğu bilinmesine rağmen hala 'Sen ANAP'tan geldin, sen şuradan geldin' hesabı yapılması, yeni seçimlerde de sonun başlangıcı gibidir.
Bu kafalarla CHP'nin makus talihini yenmesi hayaldir!
Bir parti eğer ilkelerine sapa sağlam sadıksa kendi bünyesinde siyaset yapmak isteyen insanlardan korkmaz..
O nedenle Nazım Özcan'ı eskiden ANAP'ta siyaset yaptığı için CHP'li saymayanların tavrına anlam vermek hiç ama hiç mümkün değil.
Yanlış anlaşılmasın..
Konu şu isim bu isim değil, zihniyet meselesidir..
CHP'nin neden iktidar olamadığının, neden hala yüzde 30 oy bandını bile arar noktada olması meselesidir..