Ne yazık ki;
Türk adalet sisteminde inanılmaz bir güven bunalımı başlamıştır!..
Siyasetten spora, spordan iş dünyasına kadar yaşanan gelişmeler ne yazık ki bu tartışmaları apaçık bir şekilde ortaya koymaktadır..
Bir ülkenin yargı erkleri arasında  bu kadar çelişkiler olabilir mi, sorusu ne yazık ki gündemin birinci maddesi haline gelmiştir..
'Bu ne yaman çelişkidir' sorusunu sormamak mümkün değildir!
Son örneği, Türk mahkemelerinin şike yaptığını tescillediği, UEFA'nın bütün organlarının dosyaları inceleyerek 'Evet şike yapılmıştır' diye karar verdiği, başvurulan Yargıtay'ın aldığı şike kararı ile kapılarının yüzüne kapandığı bir kulüp başkan ve yönetimi için İstanbul 13. Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan 'Yeniden yargılama' kararının vicdanları en ağır şekilde yaraladığını sağduyulu herkes kabul eder..
Çünkü şike suçu sabit olmuştur!..
Bunun geriye dönüşü mümkün değildir!
En ilginci yeniden yargılama kararı veren mahkemenin F.Bahçe’nin 'Kumpas yapıldı' şeklindeki itirazını reddetmesine rağmen yeniden yargılama kararı almasının izah edilecek hiçbir yanı yoktur!
Ne yazık ki;
Bu ülke insanı, masada güçlü olanların adalete hükmettiğini, alın teri ile çalışanların haklarının masada güçlü olanlarca yendiğini, mağdur duruma düştüklerini ve ezildiklerini görüyor..
Çünkü 3 Temmuz'dan bu yana 'şike mızrağının çuvala sığmadığını'  görmeyen, bilmeyen, duymayan olmamasına rağmen alınan bu karar telafisi mümkün olmayan yaralar açmaya devam edecektir.
Fakat;
Perşembenin gelişi  çarşambadan belli misali bir tablo yaşanıyordu..
Bütün yargı ve UEFA kararlarına rağmen TFF'nin büyük bir cesaretle(!) aylardır, yıllardır  bir hakkın teslimini yapmaması sessiz ve derinden işletilen bir mekanizmanın olduğu gerçeğini ortaya koyuyordu..
Koydu da..                                                             
Ama ülkemiz adına üzülmemek mümkün değil..
Ama teslim olmak yok..

***
Fakat sağduyu, aklı selim ortada..
Çünkü bir hakkın tesliminin yapılmadığı, şike yapanların resmen korunduğu gerçeğini gizlemeye kimsenin güçleri yetmeyecek.
Sadece Trabzonspor mu isyan ediyor..
İşte Galatasaray Kulübü..
Açıklama dozajı, anlatımı Trabzonspor kulübünün yaptığı açıklamalarının daha da önünde adeta.

Galatasaray kulübünün dün internet sitesinden  yaptığı  açıklama gerçek anlamda bir ders gibiydi..
Bakın ne diyor Sarı- Kırmızılı kulüp;
“13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar  gerekçesi ve sonucu ne olursa olsun, bu kararın, sportif hukuk açısından ‘Şike Davası’nın özüyle hiç bir ilgisi yoktur. Adı geçen hükümlüler, yeniden yargılama yoluyla beraat etseler dahi, bu karar; sportif hukuka göre, 2010-2011 sezonunda şike yapılmış olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.
Ceza verilmesine yol açan deliller, ‘Sportif’  hukukun dava dosyaları arasında ‘kıyamet gününe kadar’ en önemli kanıt olarak kalmaya devam edecektir. UEFA ve CAS  dahil, bütün uluslararası kurullar, ülkelerin yerel mahkemelerinin kararlarıyla bağlı olmayıp, sportif cezaları, kendi bağımsız yargılamaları sonucu verdiklerini defalarca dile getirmiştir.
Şike hükümlüleri; UEFA Disiplin Kurulu, UEFA Tahkim Kurulu ve CAS yargıçları önünde, mevcut iddia ve delillerle ilgili, saatlerce savunma yapmış ve bu süreç sonunda kurul üyelerini ikna edememiş, aksine üç önemli uluslararası mahkeme de, ilgili takımların kesin olarak şike yaptığına karar vermiştir. Bu kararların sabit olduğu da herkesçe bilinmektedir.”
İşte Galatasaray kulübünün bu açıklamaları sözün bittiği yer gibi ortadadır..
Fazla söze de aslında gerek yoktur..

***
Şu bir gerçek ki;
Kararın açıklanmasının ardından ilk gün yazdığımız gibi;
Nasıl bir karar alınırsa alınsın..
Nasıl bir karar verilirse verilsin..
Adını da ne koyarlarsa koysunlar
Allah'ın bildiğini kulundan saklamaya hiç kimsenin gücü yetmeyecek..
Şike  mızrağı  çuvala sığmamaktadır..
Türk futbolunun ve futbolseverinin kalbinde derin yaralar açmaya devam etmektedir.
Hiçkimse hiçbir şey olmamış gibi hareket edemez...
Çünkü Edirnesinden Kars’ına, İzmir'inden Antep'ine, Diyarbakır'ından Artvin'ine kadar  bu ülkede milyonlarca temiz futbol gönüllüsünün 3 Temmuz  sürecinden bu yana haykırdığı tek bir gerçek var..
O gerçek de;
‘2010-2011 sezonunda Süper Lig Şampiyonu’nun Trabzonspor olduğu gerçeğidir!’
Hem de anasının ak sütü gibi helalinden..
Ama yok diyorsanız..
Bu hesabın bir de ahreti olduğunu hiç kimse unutmasın..
Asıl ak ile kara orada belli olacak..
Oradan kaçış yok..
Kuranı Kerim'de bakın  hesap günümüz ahret için nasıl buyrulur;
"O gün onların ağızlarını mühürleriz. İşleyip kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şehâdet eder." (Yâsin, 36/65
O AĞIZLAR MÜHÜRLENECEKTİR..