Ligde karanlık günler yaşayan Trabzonspor için Mersin İdmanyurdu maçı belki de kritik dönemecin en önemli ayağıydı. Çünkü rakibin durumu iç açıcı değildi. Bu maçtan alınacak bir yenilgi, Bordo-Mavili ekibi küme düşme hattına iyice yanaştırmaya yeterdi. Bir galibiyet ise soluklanmasında önemli rol oynardı.
Bu bilinmesine rağmen Teknik Direktör Tolunay Kafkas’ın takımın en üretken isimlerinden biri olan Adrian’ı kadroya almamasının izahı olamazdı! Formsuzsa, yedek soyundurulur, ihtiyaca göre sahaya sürülebilirdi. Ama ihtiyaç olduğunda Adrian niteliğinde bir futbolcunun kenarda olmaması büyük handikaptı. Daha eleştirilebilecek çok şey vardı ama burada keselim, maça dönelim!
Kafkas’ın sürprizi kuşkusuz Abdullah Karmil’di. Genç oyuncu yeni teknik direktörü tarafından ilk kez kadroya alınırken, bir de sahaya sürüldü. Ne vereceği merak konusuydu. Sağbek oynatılması ise büyük riskti çünkü bu oyuncunun yeri stoperdi.  Henrique, Sapara da diğer sürprizlerdi. Henrique attığı golle iyi bir dönüş yaptı, artık bir maç da olsa opsiyon aldı.  Savunmada yeniden yer bulan Mustafa sertti, mücadeleciydi ve görevini mükemmel yapıp, takımın savunmadaki duvarıydı. Onu kutlamak gerek. 
Golü atmamıza, kazanmamıza rağmen gerçeği söylemek görevim. Bu 3 puana rağmen gördüğüm şey takım sahada mücadele etmek istiyor ama edemiyor. Top yapmak istiyor yapamıyor. İnanın ürküyorum. Çünkü bu takım şu anda Süper Ligin en kötü oynayan ekibi. Başkan Sadri Şener ancak konuşuyor. İnanın bedava takım yapsanız, Trabzonspor’un kadrosundan çok daha iyisini ortaya çıkarırsınız.
Onca parayı verip, bu kadroyu kuranlara ve toplumun duygularını sömürenlere ne diyelim. Yazıklar olsun!
Neyse ki Mersin’den gelen 3 puan, Trabzonspor için can simidi oldu.
Sonuçta bir ohh çektik!
Ama bu sezon, bize kalp krizi geçirmeden biterse ne mutlu bize!