Ayağa pas. Rakibe 1’e 3 baskı. Orta saha kalabalık. Arkada sağlam duvar. Kazanmak arzusu. Avrupa Fatih’i için dün gecenin ilk 45 dakikasındaki görüntüleri bana göre.
Türkiye’nin Avrupa’daki yenilmez armadası ve gururu Bordo-Mavililer, Rum takımı karşısında maça bir kere iyi başladı. Telaş ve stres yapmadı. Oyun alanını rakibine hiç vermedi. Topu genellikle önde tutarak pozisyon buldu.
Üçgen ve varyasyonlar yaparak A.Limassol kalesine gol için giden Fırtına’nın ilk golünde Maluoda’nın asisti, kısa boyuna rağmen fasulye sırığını andıran Rum savunmacılarının arasından nefis kafası Avni Aker’de “ Ne Mutlu Trabzonsporluyum” tezahüratlarına değdi.
Ancak şeytan beni birden bire dürttü? Olcan’ın gol sevinci neden buruktu ? İkinci golde ise Henrigue’nin topu kurtarışı ve ön direkteki Soner’e nokta atışı yapısı doğru bir karardı. Uzun aradan sonra ilk 11’de forma giyen bu oyuncu farklı 2’e çıkarmasını bildi.
Neden Trabzonspor orta alanda ayağa iyi pas yaptı acaba ? Çünkü, Adrian’ın yerine dün sahada olan Soner’in iyi kullandığı toplardan kaynaklandı. Zokora, Colman, Soner ve Maluoda’dan oluşan saadet değil klas zinciri Rumlar’ı fırıldak gibi döndürdü.İlk yarıda ard arda gelen iki gol Trabzonspor’u çok rahatlattı.
İkinci yarıya da etkili başlayan taraf olan Fırtına, Henrigue ile inanılmaz bir golü kaçırdıktan sonra etkili futbolunu devam ettirdi. Olcan 3 gol bir asistle gecenin adamı oldu. 3-0 ondan sonra Trabzonspor sanki rehavete girdi. Rumlar, biri penaltıdan arka arkaya 2 gol buldu. Acaba yine Lazio maçı gibi mi olacak derken, Olcan’ın frikik golü gelince maçın skoru belli oldu. Fırtına, böylelikle grubunda puanını 13’e çıkarıp Avrupa’da bir üst tura çıkma başarısını gösterdi.