Öncelikle şunu belirtelim..
Trabzonspor  olağanüstü  bir başarıya imza attı.
Çünkü Bordo-Mavililer tarihinde ilk kez UEFA Avrupa liginde gruplara kalmasının yanı sıra, bununla yetinmeyerek  gruptan çıkmayı da  başardılar.
12 Aralıkta Roma’da oynanacak maçta Lazio’ya yenilmezlerse üstelik bir de grup lideri olacaklar..
Eğer bu maçtan galip ayrılırlarsa bu kez Fenerbahçe’ye ait olan gruplarda en çok puan toplama rekorunu da elde edecekler..
Üstelik Trabzonspor bütün bunları başarırken yenilgi yüzü görmedi..
Avrupa sahalarında  ardı ardına oynanan 11 maç, bunların 9unu kazandı, ikisinde de berabere kaldı.
Bu yüzden teknik kadroyu da, futbolcuları da peşin,peşin kutlayalım.
Şu öyle oynamış, bu böyle oynamış hiç önemli değil..
Ortada ülke olararak hasret kaldığımız uluslararası bir başarı var..
Yöneticisini de, teknik kadroyu da, futbolcusunu da, malzemecisini de kutlamak lazım ki kutluyoruz
***
Şimdi gelelim sahaya..
Trabzonspor maça çok güvenli ve rahat başladı ve ilk 25 dakikada kendisini rahatlatan golleri buldu.
Bordo-mavililer 70. dakikaya kadar sezonun en iyi futbolunu oynadı.
Rakibe pozisyon vermedi..
çoğu kendi alanında olsada top gezdirdi..
tribünlere “Bu takım bana bişe yapamaz rahatlığı verdi.
Öyleki ikinci yarının hemen başında henrique7nin iki adımdan kaçırdığı mutlak gol bile kimsenin canını sıkmadı.
Günün yıldızı Olcan’la durumu 3-0 yapan Fırtına sanki oyuna heyecan katmak istemiş gibi 10 dakika bocaladı.
Bu dakikalarda yenin iki gol tribünleri tam gerecekti ki Olcan yine imdada yetişerek “ Bu iş bu kadar” dedirtti..
***
Oyunun genelinde görüldü ki Trabzonspor’da geçmiş haftalara göre topa sahip olup oyunun yönlendirme  yönünden  olumlu gelişmeler var.
Her zamanki sıkıntı ise gole en yakın oynayan Henrique’nin ne yapacağının belli olmaması..
Dün akşam  Olcan çıktı sahneye açığı kapattı..
Çıkmasaydı ne olurdu.?
Onu da devre arasında düşünürüz..
böylesine mutlu bir gecede ince eleyip sık dokumanın ne anlamı var..
Trabzonspor Avrupa’da fırtına gibi esiyor, önene gelenin biletini kesiyor..
Daha ne olsun?