Trabzonlu ve Trabzonsporlu olarak şunu söylemeliyim:
Nüfus kâğıdına “ Trabzon” yazmayıp Trabzonsporlu olanlar baş tacı edilmelidir!
Adı gibi..!
Yunus Metin, Malatyalı ama saçının telinden başparmağına kadar Trabzonsporlu...
Bazı yalancı Trabzonsporlular yan gelip yatmaya, bazı Trabzonlular da kolayı seçip başka takımlı olmaya devam etsinler,
O, temiz futbol, hak-hukuk-adalet ve Trabzonspor için Malatya’dan Trabzon’a yürüyor. 
Birkaç gündür, adını aldığı ‘Yunus’ gibi yollardadır. Hem de bu sıcakta.
Dile kolay tam 900 km. 3 Temmuz günü Trabzon’da olmayı düşünüyor.
O Yunus’u kucaklamamız gerekir, Karadeniz’in bizleri kucakladığı gibi...
O Yunus’u koklamamız, kokusuyla ciğerlerimizi doldurmamız gerekir yayla havası misali...
İnsanı dünyaya getiren anaların ayağının altından öpülür, o Yunus’u alnının tam ortasından öpmemiz gerekir...
Bayburtlu Trabzonsporlular..!
Trabzon’da ‘Bayburtlular Derneği’ var. Bilmem hiç yolunuz düştü mü?
Gazeteci yazar Hasan Al’ın kaleme aldığı “ Kupa Başbakan’da” adlı kitabın tanıtımı için gitmiştik.
Trabzonspor kongresi öncesiydi.
Hissettiklerimi-gördüklerimi paylaşmak bugüne nasip oldu.
Bir kere gittim, her daim gitmek isterim.
Çünkü orada başarıya giden yolun anahtarını buldum-gördüm;
Birlik-beraberlik, saygı ve sevgi..
Başkan Yaşar Erdoğan, tanıtım sonrası yönetim kurulu üyeleriyle bizlere Trabzonsporluluğu anlatırken, şahsen ben Trabzonlu ve Trabzonsporlu biri olarak gurur duydum, mutlu oldum.
Her Bayburtlu kardeş söz birliği etmişçesine “ Hepimiz tek kanatlı melekleriz, ancak birbirimize sarılırsak uçarız” mesajı veriyordu.
Babadan kalma, bulunduğum yerde fazla duramama hastalığı ilk defa o gün orada yakalamadı beni. Oturdukça oturasım, dinledikçe dinleyesim geldi. Mutluydum; çünkü onlar benim yıllardır arayıp bulamadığım insanlardı.
Çok netti mesajları:
“Önce Trabzonspor... Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için ”
Sen gel de bu insanları sırtında taşıma.
Sen gel de bu insanlarla gurur duyma...
Teşekkürler, Haluk Çakırca, Faruk Bozkurt, Hüseyin Coşkun, Mümtaz Erol, Tahsin Kılıç, Gürsel Karapınar, Ebubekir Çakır, Yaşar Çalışkan, Sedat Temur, Korkmaz Erel.
Bordo-Mavi Bayrak..!
Adana-Hatay yolu üzerinde, Trabzonlu ve Trabzonsporlu olan bir kardeşimizin, Trabzonlu olmayan ancak Trabzonspor aşkıyla yanıp-tutuşan petrol istasyonu sahibiyle arasında geçen hikâyeyi hep birlikte okuyalım...
Yakıtı bitmek üzere olan araç yol kenarındaki bir benzin istasyonuna sürülür.
 Deposu doldurulan aracın sahibi, aldığı yakıtın ücretini ödemek için kasaya yöneldiğinde, istasyon sahibi olduğunu söyleyen kişinin:
 “Para işi kolay... Buralıyım ama ben de Trabzonsporluyum... Sizlere bir şeyler ikram edebilir miyim? ” teklifiyle karşılaşır.
 Bölgenin yumurta pişiren sıcağının altında bir şeyler içip serinlenmek-dinlenmek isteyen hemşerimiz, mekân sahibinin davetine ailesiyle icabet eder.
Kırk yıllık dostlarmış gibi sıkı bir muhabbete girerler.
Bir müddet sonra “ Yolcu yoluna gerek ” deyip müsaade isteyen 61 plakalı arabanın sahibi ödeme yapmaya kalkınca, kulaklarına inanamadı, patrondan “Olmaz” cevabını duyunca.
Trabzonspor aşkıyla yanıp tutuşan adam:
 “ Benden aldığın yakıt, seni, çok sevdiğim Trabzonspor’un olduğu yere götürecek. Benim için bir şeyler yapmak istersin, dünyalar benim olur arabandaki bordo-mavi bayrağı bana verirsen ”
Duydukları karşısında şaşıran Şalpazarılı kardeşimiz, bir hayli heyecanlandı bayrağı istasyon sahibine verirken.
Trabzonspor sevdalısı, taraftarın hası eline aldığı bordo-mavi bayrağı öper, itina ile katlayıp gömleğinin cebine koyar.
Ve renktaşlar birbirlerine sarılarak vedalaşırlar.
Trabzonspor aşığı adam, yoluna bordo-mavi bayraksız devam etmeye hazırlanan aracın içerisindekilere:
 “Trabzonspor’uma selam söyleyin. Onu izlemek için en kısa zamanda Avni Aker’e geleceğimi de söylemeyi ihmal etmeyin” demeden edemez.
( Hikâye “ Bize Her Yer Trabzon 2” adlı kitapta yayımlanmıştır)
 ***
Selam olsun,  Trabzonlu olmamasına rağmen Trabzonspor aşkıyla yanıp-tutuşanlara