Şöyle yaşananlara bir bakıyorum..
Kahrolmamak mümkün değil!..
Bir insan kendi vatan topraklarında, böylesine hainlik yapar mı?
Her tarafı yakıp yıkar mı?
Resmen tezgah!
Kobani ve IŞİD bahane, Türkiye'yi karıştırmak yine şahane..
Söyleyecek söz var!..
Bu vatan topraklarında etnik kimliği ne olursa olsun aynı bayrak altında yaşayıp aynı havayı soluyan, aynı kaderi paylaşan, birlikte ağlayıp birlikte gülen insanlarımız can ciğer olduğumuzu ne zaman anlayacaklar?
Soralım:
Bu vatanı böyle mi teslim alacağınızı sanıyorsunuz?
Hadi oradan !..
Ne zaman oyuna gelmeyeceksiniz kardeşim...
Ne zaman, tasada da, sevinçte de bir olduğumuzu anlayacaksınız!..
Bu ülkenin bugüne kadar bütün nimetlerinden etnik kimliği ne olursa olsun herkesin, hepimizin birlikte faydalandığının ne zaman farkına varacaksınız?..
Bu ülkede ister Kürt, ister Boşnak, ister Alevi, ister Çerkez, etnik kökeni ne olursa olsun herkes, bu büyük devletin cumhurbaşkanlığından bakanlıklarına, milletvekilliklerinden bürokratlıklarına kadar bütün kademelerinde görev yaptıklarını ne zaman idrak edecekler!..
Bakın kaç tane yöreden bakanınız var!..
İş dünyasına bir bakın, en önde gelenler arasında kaç tane o bölgeden yetişmiş insanımız var!
Hangisine 'Sen Kürtsün' dendi!
Bu ülke bu vatan, 'Sen bizdensin' diyerek hepsinin yolunu açtı!..
Doğulusu, Batılısı, Güneylisi, Kuzeylisi..
Hep bir olmadık mı be kardeşim..
Biz Karadenizliler de öyle..
Bakın;
Bölgecilik gibi bir derdimiz; ayrımız gayrımız hiç olmadı!.
Çünkü yok birbirimizden farkımız dedik..
Diyoruz da..
Bize her yer Güneydoğu, bize her yer Akdeniz, bize her yer Marmara, bize her yer Anadolu, Ege olup çıktı her zaman..
Çünkü biz 'Vatanımız Türkiye, bayrağımız Ay Yıldız' olduğunu hep bildik..
Bu büyük milletin birer evladı olduğumuzu biz hep kalbimize kazıdık..
Bu çabaların nafile cabalar olduğunu artık anlayın!
Bırakın oyuna gelmeyi artık..
Tarihsel tezgah yine sizi kullanıyor..
Birileri yazmış; oyuna, tezgaha getirmek istiyorlar..
Görün artık;
Devletin şevkatli eli size ne kadar uzansa birileri rahatsız oluyor!
Söylenecek çok sözümüz var..
Dinleyin kardeşim.
Bakın biz Karadenizliyiz
Bu yörenin de derdi tasası var!..
Ama önce Türkiye'yiz!..
Türkiye Cumhuriyeti’nin birer vatandaşıyız.
Türk milletinin bir parçasıyız..
Hep 'SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR' deriz!.
Çünkü atalarımızdan bu dersi aldık hep!..
Bize Laz da derler..
Desinler sorun da değil..
Çünkü;
Lazca konuşma merakımız hiç olmadı.
Ana dilde Lazca isteğimizin olmadığı gibi.
Karadeniz diye adlandırılan topraklarda hep gurbet yaşadık..
Bazen inşaatçı olduk, bazen hamal.
Bazen yurt dışına göç eden emekçi.
Bazen milletvekili, bazen mühendis.
Patika yollarla doludur yaşadığımız yer.
Herkes gibi açlığı iyi biliriz.
Beraber yüklendik ülkenin en ağır yükünü.
Emekçileri oynadık nesiller boyu.
Sizin çektiğiniz yoksulluğu bu bölge insanı da çok çekti..
Halen çekenler de var..
Güneydoğu'da siz susuzluktan yakınırken, biz sellerin sürüklediği molozlar arasında kaybettiklerimizin cesetlerini aradık yıllarca..
Sizin adınız sınır kaçakçılığıyla anılırken, biz yasa dışı silah kaçakçısı olarak tanındık.
Silah ürettik evimizin ahırında, namlu taktık oyuncak silahlara.
Siz Irak, Suriye topraklarında gezinirken, biz de Gürcistan topraklarına uzanmışız ara sıra.
Bazıları bizi çok özdeş kabul eder.
Lazlar Kürt'ün deniz görmüşüdür der, bilirsiniz.
Benziyor muyuz gerçekten?
Hem de çok, hem de hiç!
Benziyoruz; siz karnı burnunda anne adaylarını kızak ile hastanelere taşırken, biz de sırtımızda taşıdık yıllar boyu..
Benzemez miyiz?
Ülkenin en ağır işlerini beraber sırtlandık.
Siz beton dökerken biz duvarcılık yapıyorduk. Siz duvar örerken biz demir döşüyorduk.
Siz park simsarlığı yaparken biz gazinoları haraca bağlıyorduk büyük şehirlerde!
Benzemez miyiz?
Sizin çocuklarınız ile bizim çocuklarımızın kaderi de aynı, aynı hastalıklardan kırıldılar, aynı hastalıklardan sakat kaldılar yılar boyu!..
Benzemez miyiz hiç?
Size ulaşma konusunda yıllarca devletin nasıl geç kaldığını iddia ediyorsanız, bizim de farkımız yoktu yıllar boyu bilesiniz.
Şimdi öyle mi Allah aşkına..
Devlet baba her yerde..
Gıcır gıcır yollara bakın..
Devleti hep jandarma diye bilir yörem insanı.
Sizdeki gibi.
Benzemez miyiz?
Aynı gelenek yüzünden silahına sarılıp binlerini öldürdük, namus anlayışı gereği.
Silaha merakımız, silahı yaşamın parçası görme anlayışımız hep aynı.
Benzemez miyiz?
Çok benziyoruz çok.
Kürtler, Lazların deniz görmüşüdür!
Ne kadar doğru değil mi?
Üzülüyorum söylerken.
Hiç benzemiyoruz aslında hem de hiç!
Çünkü;
Ana dil hiç sorun olmadı bizim için, bahane de olmadı .
Hiç işyeri yıkmadık, okulları yakmadık, otobüsleri ateşe vermedik
Hiç kepenk kapattırmadık..
Çocuklarımızı sokaklarda taş atsınlar, barikat kursunlar diye yollamadık.
Bayrakları çiğnesinler, bayrak indirsinler, yaksınlar diye öğütlemedik
Bayrak namus dedik..
Yapmak isteyenlere 'Burası benim memleketim' diyerek posta koyduk.
Çünkü yok ki başka memleketim..
Ah bir anlayabilseniz ahh!..
Yok aslında birbirimizden farkımız..
Tek farkımız oyuna gelmek!...
Siz oyunun bir parçası olmaya devam ediyorsunuz!..
Bakın..
Çanakkale'de biz de öldük.
Yetmedi Pontus çeteleri ile mücadelede öldük.
Yetmedi Kore’de öldük, Kıbrıs’ta öldük.
Kimsenin tezgahına gelmedik...
Lazlığımızı millet olmanın önünde görmedik hiçbir zaman.
Yediğimiz ekmeğe hiç ihanet etmedik..
Biz Karadenizliyiz evet..
Bizim için olmazsa olmaz “Tek Bayrak, Tek Devlet, Tek Vatan” oldu hep!..
Ey sevgili Güneydoğulu kardeşlerimiz..
Yaşarken siz bu ülkede neyseniz biz hep o olduk..
Şöyle bir bakın, bu ülkede; Güneydoğu Bölgesi’nde yetişip de cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar da dahil devletimizin bütün kurumlarına, iş dünyamızın en iyi yerlerine gelenlerinizi görmendiniz mi?
Bakın bölgenizden yetişen o iş adamlarımız sırça köşklerde yaşarken ilinize bir fabrika dahi kurmadı. Milletvekilleriniz çocuklarını yurt içi ve dışında en iyi okullarda okuturken Kürtçe diye dayatması olmadı Türkçe-İngilizce eğitim ile okutmak için hep yarıştı..
Ayırımcılık tohumu atanlara izin vermeyin!..
Biz 76 milyon biriz!.
Bakın son günlerde yaşanan olaylara. 22 kişi hayatını kaybetti. Okular, otobüsler, işyerleri yakıldı yıkıldı, ortalık savaş alanına çevrildi..
Her türlü tahrike karşı siz mutlu olun diye her türlü fedakarlığı son sınırına kadar yapmaya çalışan bu ülkeye karşı, son günlerde ortaya konan oyun tanıdık, bildik bir oyun!..
Devletin şevkatine ihanet etmeyin.
Oyuna gelme kardeşim!..
Hatırlatıyoruz..
Kürt’ü, Çerkez’i, Boşnak'ı, Avşar’ı, Laz’ı, Rum’u, Roman’ı ve diğerleri ile biz biriz kardeşim.
Oyuna gelerek kaybetme!..
Bilinsin;
Bu devlet, bu vatan kimsenin tezgahına asla gelmez..
Tarih boyunca da gelmemiştir!