Özellikle belirli yaşa gelmiş insan için en iyi spor kendini yormadan yürümektir. Ben, 40 yaşımdan beri fırsat buldukça yürüdüm ve yürüyorum da. Yaptığım spordan da son derece mutluyum. Her insana yürüyüş sporunu öneririm. Lütfen üşenmeyiniz, 10 gün yürüyünüz emin olun o alışkanlık sizde yer edecek ve siz yürüyüşü bırakmak isteseniz de o sizi bırakmayacaktır.
Yürüyüş için elbette ki mevsime göre giyeceğiniz spor giysiler en önemli koşuldur. Hele ayağınızdaki spor ayakkabılar yürüyüşünüze uygun değilse yandınız. Çünkü üzerinizde ve ayağınızda sizi rahatsız etmeyen spor gereçleri ön koşuldur. Bir de yürüyüş yolunu iyi seçmek gerekir. Araba gürültüsünden araba dumanından uzak yerler seçilirse iyi olur. Sağ olsunlar Trabzon’umuzda sahilde çok güzel bir yürüyüş yolu yaptırıldı. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Dünyanın her yerinde basın toplumun gözü, kulağıdır. Toplumun sorunlarını yine o topluma özellikle yönetim kadrosuna iletme görevi vardır. Bu görevi gerçekçi biçimde dile getiremeyen bir gazete yazarı görevini yerine getirmiyor demektir. Onun için ben Sayın Belediye Başkanımın dikkate alacağını umduğum toplumsal bir sorunu dile getirmek istiyorum. Ben fırsat buldukça Ganita’dan Faroz Balıkçı Barınağı’na kadar yürüyorum. İnanır mısınız burnumu kapatarak yürümek zorunda kalıyorum. Bakıyorum her yürüyen kişideki eylem benim gibi. Maalesef sahilimiz lağım kokuyor. Neden kokmasın ki? Kanal denizin kıyısında bırakılmış. Gelen pislik kıyıda birikiyor. Sıcaklarla birlikte koku önce sahile sonra kıyıdaki evlere ulaşıyor. Bu görünüm yıllardır ihmal edilen bir olumsuzluk..
Sayın Belediye Başkanım üstelik de doktordur. O kıyıların nasıl mikrop ürettiğini ve yürüyen insanlara hatta Trabzon’a ne kadar olumsuzluk oluşturduğunu mesleği gereği iyi bilir. Onun için bu konuda hassas olacağına inanıyorum. Bilmiyorum dünyanın her tarafında da bir şehrin kanalizasyon boruları deniz kıyısında mı bırakılıyor? Hatta kendi ülkemizin sahil şehirlerinde de uygulama aynı mıdır? Bildiğim kadarıyla geçici de olsa o borular denizin epeyce içerisine ilerletip ve kıyıdan uzaklaştırılmaktadır. Geçici olarak diyorum çünkü bu sorunu gelişmiş ülkeler çoktan çözmüş bile. Arıtma tesisleri kurmuşlar ve denizlerini pislik deposu değil insanların yararlanması için olanaklar yaratmışlar.
Trabzon gibi bir kentin lağım borularının ilkel biçimde denize akmasını gerçekten hem içime sindiremiyorum hem de bu oluşumdan dolayı utanıyorum. Yürüyüş yolunun etrafı yemyeşildir sahile, oturaklar da konulmuş; ancak kim oturacak o oturaklarda ? Oturan kişiler o kokuya nasıl dayanacaklar ki?
Havaların ısınması ile insanlarımız sahillere koşuyor. Özellikle akşamları, hava almak keyifli zaman geçirmek için evinden çıkıyor, sahildeki çay bahçelerine gidiyor. Ama aradığını bulamayan ve lağım kokusuna dayanamayan vatandaşımız evine dönmek zorunda kalıyor. Bildiğim kadarı ile bir kentin insanının huzurunu sağlamak yerel yönetimlerin görevidir. Sahillerin güvenliğinden, temizliğinden, kırılan dökülenlerden belediyelerimiz sorumludur da. Yürüyüş yolunda metre göstergeleri yere düşmüş günlerdir yerde duruyor; ama onu yerine takan olmadı da.
Biz bu kentin insanları olarak, lağım kokusu değil, çiçek kokulu bir sahil istiyoruz. Bizler, bunun karşılığı olarak belediyemize çevre temizlik vergisi ödüyoruz. Verdiğimiz bu paraların çevremize ve temizliğe harcandığını inanmak ve görmek istiyoruz..
Biliyorum geçen hafta Beşirlide sağlık yürüyüşü yapıldı. Sevgili Başkanım bir zahmet buyursunlar ve yarından geçi yok Bir de Ganita’dan yürüyüşe çıksınlar ve oradaki olumsuzlukları yerinde görsünler inanıyorum ki bizim serzenişimize hak vereceklerdir.
Bekliyoruz Sevgili Başkanım!