Seçimler yapıldı, sevinen sevindi, üzülenler de artık işine bakıyor. Seçimlerin ardında saklı duran Türkiye gündemi ise gelip geçmiyor. Bir bıçak gibi bağrımıza saplanmış duran ülke gerçekleri, artık bizi ne zaman ele alacaksınız diye yalvarıyor!.
Özellikle Güneydoğu meselesi savmayan bir yara gibi pansuman beklerken, muhattap olarak alınan BDP ve avanesi örgüt, çözüm üretecek evsafta insani değerlere haiz mi algısı hala koca bir soru işareti.. Ülkeyi aşama aşama bölünmenin eşiğine getirdiklerine inanarak önce özerklik, sonra; bu yürümüyor federasyon ve nihayi hedef bağımsız bır devlet aşamasına getirmek istiyorlar. Bayağı mesafe de aldılar. Özellikle zihinlerde aldıkları mesafe somut mesafenin çok ötesine ulaşmış durumda.
BDP ve avanesi örgütün yayın organlarını takip ettiğimizde gelinen noktanın sözümona söz verilen noktanın çok gerisinde olduğunu, eğer verilen sözler vuku bulmazsa kanlı bir sürecin daha büyük bir şiddetle yaşanacağından açık açık bahsetmelerini dehşet cümleleri olarak kaydetmek gerekir. Peki verilen sözler bir gerçek midir? Nereye dayanacak kadar bir akitleşme gerçekleşmiştir? Bunları tam bilemesek de bir insan, cumhurbaşkanlığını yaptığı ülkeyi ya da başbakanlığını yaptığı memleketi onların dediği gibi pazarlar kanaatinde değilim. Temel insan hakları ve bazı karar süreçlerinde etkinleşme gibi demokratik bakışının dışında bir söz verilmesi en azından benim belleğime göre mümkün değildir.
Evet kan dökülmemesi büyük bir özlemdir. Süreçleri tam, sınırları çizilmiş, durulacak yerler tespitli bir kaynaşma projesine en çok milliyetçi olanlar sevinir. Zira bölünmez bütünlük hakiki manada temin edilmişse barışa gidilen yola kimse takoz koymaz, koymamalıdır. Ama bütün bunlar bölücü çevrelerin dediği gibi belli bir yolun etaplarıysa diye endişelenmeye kimse hassaslık demesin. Zaten burada hassas olmayacağız da nerede hassas olacağız?
Türk milletinin bütünü burada bir ketenpereye getirilmekten korkmuyor değil. Çünkü tekin olmayan eli kanlı insanların argümanlarına inanmak o kadra kolay mı? Bir de uluslararası kertenkeleler, yılanlar ve bukalemunlar tecrübesi bize aman dikkat, aman dikkat dedirtiyor!
Her şeye rağmen meselere olumlu bakmak gerekir.
Bu olumlu bakışı gafletle karıştırmayın.
Rizeli bir Başbakan kıvrak zekalıdır..
Zaman zaman eleştirdiğim bir lider olsa da Erdoğan aldatılmayacak kadar uyanıktır algımı muhafaza ediyorum..