Türkiye'de hala tiyatro sürüyor.
Üç maymun oyununa devam ediliyor..
Sorduğumuzda bu iş nasıl sulha bağlanacak diye..
Cevaben şike yapıldı evet ama.. diye başlayan haktan hakikatten yoksun, şeref ve haysiyetten nasipsiz ne kadar yorum varsa hepsine lanet olsun!..
Tam 11 mahkeme kararıyla tescil edilmiş bir şike kararı ortadayken, ne siyasiler, ne cevval hukukçular, ne de insanlığı gelişmiş zevat; 'Arkadaşlar burada bir hak gaspı var, bunu telafi edelim' diyemiyor.
Örneğin sayın Arınç kadının kahkaha ile gülmesinin tahrik edici olduğunu keşfediyor da Aziz Yıldırım'ın kupamızı gasp edip hakkımız üzerinde tepinen silüetine bir laf edemiyor.
Sadece o mu?..
Cumhurbaşkanı sayınGül suskun..
Başbakan ikircikli..
Kılıçdaroğlu pişkin..
Bahçeli aymaz..
Bakanlar nemelazımcı..
Brokratlar hak yenmişse yenmiş, hak yemeyen mi var havasında..
Anlayacağınız onlar bizleri aptal görüyorlür..
Tahammül edilemez muamelelere 'Dayanın, bizim işimize böylesi iyi geliyor' diyorlar..
Biz de..
Siz herkesi kör, âlemi sersem mi sanıyorsunuz?
Bir zamanlar bir Amerikan filmi seyretmiştim. Bir salon komedisi. Galiba Rock Hudson oynuyordu. Adam, karısını yabancı bir adamla yatakta sevişirken yakalıyor. ‘Bunu nasıl yaparsınız?’ kabilinden sözlerle bağırıp çağırmaya başlıyor. Yakalanan adam gayet sakin kalkıyor, giyiniyor ve etrafına bakarak söyleniyor: ‘Kim yapmış, ne zaman yapmış, nerede yapmış?’
Ne dersiniz? Biz de birilerinin ağzından soralım mı? ‘Kim yapmış, kiminle yapmış, ne zaman yapmış, nerede yapmış?..’
Gözlerimizin önündeki hadiselere bile hukuki karşılıklar bulamayan zavallılar olarak yaşayıp gidelim..
Üçkağıtçıları himayeye devam edelim..
Buna hayat mı denir?
Bu kafayla ne paralel, ne açı, ne üçgen, ne dikdörtgen, ne de çember düzelir..   
Zira hepimiz..
Yamuğuz yamuk!