Dün Temmuz’un 3’ü, kısaca şike davasında dünyayı rezil oluşumuzun 3. yıldönümüydü.
Anlayacağınız, şikecilerin ipliği 3 yıldır aynı pazarda.

Siyasetçiler de 3 yıldır şikecilerin çekim alanında; ufak-büyük parti fark etmiyor, ellerinden gelse Trabzonspor’un hakkını yiyenlere madalya, şikeci sevenlere iş verecekler, şikede başrol oynayanları da kahraman ilan edecekler.
O anlamda ülkemde yağcılar ve palavracılar sayısında da bayağı bi artış oldu..!

 ***
Amma velâkin..
İnşaat işçileri 1095 gündür ha bire yatıyor, resmen tatildeler.
Ekinler de sulanmıyor, kafasını çevirip tarlanın tarafına bakan yok, eşek ölünce ortaklık böyle bitiyor demek.   Böyle giderse kıtlık kapıda..!

 ***
Dile kolay 3 sene. Kolay değil zamana dayanmak-haksızlığa direnmek, Trabzonsporlular inat da davanın peşini bırakmıyorlar. Karalâhana, hamsi, karayemiş, fındık, kuymak, mısır, alabalık avlanan dereler, çakal kovulan ve domuz avlanan ormanlardır mücadeleci olmalarının sırrı.

 ***
Hukuk 3 yıldır can çekişiyor. Ha gitti, ha gidiyor. Durum bi müddet kocakarı ilaçlarıyla idare edildi.
Allah razı oldun adalet bekçilerinden, müdahale edip elin gâvurundan, Türk Futboluna el atmaları konusunda yardım istediler. Allah’tan Avrupa’dan ilaç-milaç getiren-gönderen oluyor da, durum şimdilik idare ediliyor.
Aksi halde dünyaya rezil-kepaze olmuşken, işin içinde karizmayı çizdirmek de vardı.
Ondan sonra dinle sen dünya(lı)yı:
“Bi hukuku yaşatamadınız, bi de adamız diye sokakta gezeceksiniz öyle mi? Hadi oradan sizi gidi yalancı pehlivanlar!”
Adamlar ne derse adamlar. Zira arada bir atınca mangalda kül bırakmıyoruz ya..!

 ***
Trabzonspor, üç yıldır İsrail askerine taş atan bir çocuk...
Nihayet biz de çocuğun adını 3. Yıl içinde koyabildik.
Emek hırsızlarını ve sistemi rahatsız eden, adaletsizliğe isyan eden çocuğun adı:
Trabzonspor.
Soyadı, hak-hukuk-adaletin kısaca tanımı:
Bordo-Mavi.

 ***
O Trabzonspor, tüm siyasi partileri bir araya getirtendir. Hepsini kafa kafaya verdirip, bir gecede kanun çıkartandır. Onlara şikecileri nasıl kurtarabilirizin hesabını-kitabını yaptırtandır!
Gönül, siyasilerin benzer birlikteliği memleket meseleleri için de göstermelerini arzu eder.
( Mesela Soma’daki şehit madencilerimiz 3 ay dolmadan unutuldu. Şikeciler üç yıldır bir gün unutulmadı)

 ***
Yağcılar ve palavracılar takımından bahsetmiştik.
Duymuşsunuzdur, yağcılıkta sınır tanımayanların son başvurdukları numarayı. 3 sene evvelki mevzuyu yeniden kaşımaya çalıştılar.
Haber anında manşetlerden duyuruldu, kalın ve renkli harflerle ekranlarda döndürüldü:
“Mehmet Yıldız konuştu”
Bilmeyen de Mehmet Yıldız’ın 3 yıl evvel yaşananlardan dolayı dili tutulduğunu, artık yeniden konuşmaya başladığını sanır!
Evet konuşmuş, hem de Ümre’ye gitmeden evvel. Çocuk, Ümre’den geldikten, yarı hacı olduktan sonra değişir meğişir düşüncesiyle tasdik de ettirmişler söylediklerini noter’den..
Sonrası mı?
Hayvan terli yemiyor be!

 ***
Paralı cahil, acemi berberin usturası gibiymiş, nereyi kanatacağı bilinmezmiş.
Hem iki gözüm, CAS ne dedi gerekçeli kararında: “Bir tarafların oynamasın UEFA..! Türkiye’de neyin ne olduğunu, ne yaşandığını biliyoruz...”
Sen gel de şimdi adaletin sadece bizim mahallede “Adalet Abla”dan ibaret olduğu memlekette “ Adalet kötü yola düşeli 3 yıl oldu” deme,
Sen gel de şimdi, Trabzonspor’a 3 yıldır yapılanları, Avrupa’da ve ülkemdeki farklı uygulamaları gördükten sonra yazı başlığını da “ Tem’muz cumhuriyeti” koyma..!