Dün gazetemizin manşetinde Trabzon trafiği ile ilgili yer alan ‘Dört bilinmeyenli trafik..Bu görüntü Trabzon’a yakışmıyor’ haberinin yaşayan Trabzon için son derece önemli olduğunun altını önemle çizmek istiyorum..
Öncelikle yazı işlerindeki arkadaşlarımızı Trabzon’un kanayan yarasına el bastıkları için kutlamak istiyorum.
Trabzon için önemli bir haberdi!..
Gerçekten bakıldığı zaman Trabzon şehir merkezine girişin böylesine Arapsaçına döndüğü, Boztepe’ye çıkmanın dört bilinmeyenli denklem görüntüsü verdiği, şehrin en işlek caddesindeki görüntünün marka şehir olmayı hedefleyen bu yolda önemli adımlar atan şehri tam anlamı ile minibüs şehrine doğru sürüklediği gerçeği apaçık şekilde ortada!..
Şehrin en prestijli, bankaların, beş yıldızlı otelin, işyerlerinin, iş hanlarının bulunduğu kocaman cadde ne yazık ki minibüs durakları ile duvar gibi örülmüş durumda!..
Yürümeyi bırakın nerede ise nefes almak zor!..
Bizler bu görüntünün şehrimize yakışmadığını belki görmeyebiliriz ama dışarıdan şehrimize gelenlerin bunu net bir şekilde gördüklerini belirtelim!..
O nedenle dün de yazı işlerindeki arkadaşlarımızın dile getirdiği gibi marka şehir olmayı kendine ilke edinen bu yönde önemli çalışmalar yapıp, önemli projeleri hayata geçiren ve geçirmeye çalışan bütün yöneticiler mutlaka ama mutlaka şehrin trafik çıkmazına el atmak zorunda!..
Öte yandan gelelim trafikteki madalyonnun diğer yüzüne!,.
İşte bu yüzü daha da önemli görünüyor..
Çünkü yaşayan Trabzon’un en işlek, en kalabalık caddesindeki trafik görüntüsünün, biraz araştırma yapıldığı zaman insanların sağlığını nasıl ciddi bir şekilde tehdit ettiği net bir şekilde görülüyor..
Maraş’taki özellikle trafik yoğunluğu ile ortaya çıkan ekzoz gazının astım ve kansere neden olabileceği bilimsel olarak dile getiriliyor..
***
Bakın Ankara Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. İsmail Savaş , neler söylüyor...
Prof. Dr. Savaş, dizel araçların egzozlarından çıkan dumanın içeriğinde ''karbonmonoksit, bütadien 13, formaldehit, sülfat, nitrojen oksit ve aromatik hidrokarbonlar gibi uçucu gazlar bulunduğunu'', bu gazların ''immün, romatizmal ve solunum yolu hastalıklarının oluşmasında ve mevcut hastalıkların tetiklenmesinde büyük rol oynadığını'' dile getiriyor..
Savaş devamla sözlerini şöyle sürdürüyor:
''Bu partiküllerden korunmamız imkansız. Çünkü bronşlarımızdaki küçük tüylerin görevi havadaki bu partikülleri tutarak zararlarını en aza indirmek. Akciğerlerin de kendine has bir temizleme sistemi mevcut, ancak havadaki zararlı gazlardan dolayı bu sistem bozuluyor. Soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklar alt solunum yollarına ulaşarak zatürreye, hatta kansere kadar götüren bir süreç ortaya çıkarıyor. Eğer hamile bireyler egzoz gazına maruz kalırsa, anne karnındaki bebek annesinden daha çabuk hastalıklarla yüzleşiyor, kalıtımsal ve kronik zehirlenmeler meydana geliyor''.
Üniversite olarak 1994'te EGO çalışanlarına yönelik yaptıkları araştırmada, solunum testlerinde egzoz gazının etkilerini ortaya koyduklarını anımsatan Savaş, ''Yurt dışında yapılan araştırmalarda egzoz gazının sağlığımız üzerinde tahminimizden daha kötü tesirler bıraktığı kanıtlandı. Araştırmalar egzoz gazının kansere ve astıma neden olduğunu ortaya çıkardı'' diyor..
Prof.Dr.Savaş başka bir araştırmada ise ana cadde, otoban gibi yoğun araç trafiği bulunan yerlerde yürüyüş ve egzersiz yapanların da aynı risk ile karşı karşıya kaldıkmarını söylüyor.
***
Sevgili okurlar, buradan gelmek istediğimiz nokta zaten denize yığılan; beton bir şehir görüntüsü vermeye başlayan, hava alamaz nokta da bulunan Trabzon şehir içindeki trafik yoğunluğu, insanların sağlınığını da ciddi bir şekilde tehdit ediyor!..
O neden ile çıtayı ‘ MARKA ŞEHİR’ olarak yükselten, bu yönde önemli adımlar atan, atmayada devam eden Trabzon’u yönetenler; bakanından, valisine, belediye başkanından sivil toplum örgütlerine kadar mutlaka ama mutlaka özellikle ve öncelikle şehir merkezindeki trafik sorunu çözmek zorunda!.. Hem modern bir şehircilik açısından hem de sağlığımız açısından!
Çünkü Trabzon nefes alamıyor!..