FİLMİN ADI : HOCALI KATLİAMI
TARİH : 25-26 ŞUBAT 1992
SEYİRCİ : TÜM DÜNYA
YAPIM : ERMENİSTAN

990’lı yıllarda dağılan Sovyetler birliği
öyle kâğıt üzerinde zannedildiği gibi hemen
dağılıp etkisini kaybetmedi. Hatta
etkili olduğu alanlardaki kinci ve inatçı
tahribatlarına devam etti. Eski alışkanlıklarını
siyaset olarak tüm acımasızlığı ile
sürdürdü. Bunlardan en önemlisi Azerbaycan’ın
Dağlık Karabağ vatanındaki
Hocalı köyünde Ermeni katil sürülerinin
yaptığı acımasız katliama seyirci kaldığı
ve hatta seçilmiş birlikleri ile destek verdiği
gerçeğidir,
1991 yılında Azerbaycan Parlamentosu’nun
halktan gelen baskılar karşısında
Dağlık Karabağ’ın özerk bölge statüsünü
ilga etmesine karşılık Dağlık Karabağ
Parlamentosu bir referandum düzenleyerek
cevap vermiştir. Çoğunluğu Ermenilerin
oluşturduğu bölgede referandum
sonucunda Dağlık Karabağ Parlamentosu
bağımsızlığını ilan etmiştir. 1992’de
Sovyet birlikleri de bölgeden çekilmiştir.
Hocalı ’da gerçekleştirilen katliama
giden süreçte, Ermenileri Rusların desteklediği
yönünde ciddi bulgular bulunmaktadır.
Ermeni gönüllülerden oluşan
silahlı gruplar Karabağ’a yerleştirilmiştir.
Ardından Gorbaçov, 25 Temmuz 1990’da
yayımladığı bir kanun ile SSR (Sovyet
Sosyalist Cumhuriyeti) kanunları dahilinde
olmayan silahlı grupların kurulmasını
yasaklamış ve kanunsuz olarak saklanan
silahlara el konulmasını sağlamıştır. Bu
kanunla birlikte Azerbaycan’ın bütün bölgelerinde
av silahları da dahil olmak üzere
silahlar toplanmış, Dağlık Karabağ’da
ise bu görev Rus askerleri tarafından yerine
getirilmiştir. Unutulmamalıdır ki; bu
tür uygulamalardan sonra milletimiz üzerinde
hep haince planlar yapılıp katliamlar
sürdürülmüştür. 1990 yılının Ağustos
ve Eylül aylarında Ermeniler saldırılarını
doğrudan Azerilere yöneltmeye başlamışlar,
otobüs baskınları, yol kesme gibi terör
eylemlerine kalkışmışlardır. 1990 yılı
başlarında yaklaşık 186 bin Azeri, Ermenistan’dan
Azerbaycan’a gitmeye zorlanmıştır.
Ekim 1991’de ilk Azeri köyü Ermenilerce
ele geçirilmiştir. Hocalı Katliamı,
Rus askerlerinin desteğiyle 25–26 Şubat
1992’de Hocalı ’ya ulaşan Ermeni
kuvvetlerince gerçekleştirilmiştir. Rusya
olaylarla ilgisinin olmadığını iddia etse
de, Rus ordusuna ait 366. alayın 1991’in
sonbaharından beri Ermenilerin safında
savaştığı, alaydan kaçan dört askerce doğrulanmıştır.
10 bin nüfuslu Hocalı’da olaylar sırasında
yaklaşık 3.000 Azeri bulunmaktaydı.
Saldırıda ölenler hakkında verilen resmi
rakam 613 kişi olmakla birlikte, katledilen
toplam Azeri sayısının 1.300 kişi olduğu
söylenmektedir. Saldırılar sırasında
Hocalı’da yaşayan Ahıska Türkleri de evlerinde
yakılarak öldürülmüştür. Kadın,
çocuk ve yaşlılar da dahil olmak üzere siviller
katledilmiştir. Katliamın ilk gecesinde
sekiz aile bütün fertleriyle öldürülmüş,
700’den fazla çocuk anne ya da babasını
kaybetmiştir. Yaralılar ise 1.000’in üzerindedir.
Katliama tanık olan bir gazeteci,
yaşananları şu şekilde aktarmaktadır:
“Dağlık Karabağ’ın Hocalı Kenti’nin
düşüşünü bir gün boyunca yaşadım. Görüntülerle
belgeledim ve video çekimleriyle
bir günde 1.300 Azerbaycan Türk’ünün
Ermeni çetecilerce öldürülüşünü bütün
dünyaya duyurdum. Hocalı katliamı anlatılamaz
bir vahşetti. Azerbaycan yönetimi
ve Cumhurbaşkanı Ayaz Mütellibov, olayı
dört gün boyunca kamuoyundan gizlemeye
çalıştılar. Bütün Azerbaycan şok olmuştu.
Ermeni bıçaklarından, kurşunlarından
kurtulmayı başaranlar; kadınlar, çocuklar,
ihtiyarlar karlı dağlarda tipi altında Ağdam’a
gelmeyi başardıklarında çoğunun
ayakları donmuştu. Bazılarının ayakları ise
kangrenden dolayı kesilmişti. Ermeniler
vahşetin her türlüsünü sanki ibret olsun,
örnek olsun diye yapmışlardı. İhtiyar dedelerin,
yaşlı anaların yüzleri jiletlerle doğranmış,
genç kadınların göğüsleri peynir
gibi kesilmiş, bebeklerin kafa derileri yüzülmüştü.
Hocalı ile Ağdam arasındaki 12
kilometrelik orman boyunca cesetler dizilmişti.”
BM ve Batılı devletler sözüm ona teessüf
bildirdiler. Bu sahte yaklaşımlar,
katliamlarda bile taraf tutmalar, dünya
insanlık anlayışının sınıfta kaldığını göstermektedir.