Trabzonspor için milli maçtan dolayı verilen ara ilaç gibi geldi. Bu boşlukta,  hoca ve futbolcular aralarında istişare yaparak, idman yaparak eksik kapatacaklar. Ayrıca sakatların iyileşmesi için bir fırsat doğdu. Tabii ki neredeyse sil baştan yenilenen kadrolarda  fazla iyimser olmak zordur..

Ama  bu zaman zarfında teknik heyet ve futbolcuların başlarını ellerinin arasına alıp şimdiye kadar  neler yapıp  neler yapamadıklarının muhasebesini  yapmışlardır.  Bu düşünceler içerisinde oynayacakları ilk Mersin maçında galip gelerek artık galibiyet serisi başlatmaları gerekir.

Yapılan transfer  isim olarak çok değerli futbolcular. Fakat oynamış oldukları futbolla bu kalitelerini şimdilik gösteremediler. Bundan sonraki maçlarda kendilerine çeki düzen vererek taraftarların gönlünü alıp camiayı sevindirmeleri gerekir.
Aksi  taktirde bu gidişin sonu ne kendilerine bir yarar sağlar, ne de camiamıza.  Bu nedenle teknik patron Halilhodzic, futbolcularıyla barışık olarak Mersin maçına adapte olmalıdır. Vahid Hoca yanlış anlamalara meydan verecek, futbolcusunu kendisene tavır almak zorunda bırakacak  ifadelerden artık vazgeçmelidir.
İçine girenin de anladığı gibi  Trabzonspor  sanıldığından da büyük bir camiadır. Bu yüzden sarsılır ama yıkılmaz.
Trabzonspor’un olmadığı bir şampiyonluk yarışı kimseye tat vermez..
Bu yüzden bizi hedefimizden uzaklaştıracak  kayıplar  camiada hoş karşılanmaz..
Trabzonspor’un  hedefinden uzaklaşması futbolcuları da büyük sıkıntıya sokar..
En azından yaşanacak ekonomik kriz yüzünden paralarını alamazlar..
Bunun için oyuncusundan tarftarına, malzemecisinden yöneticiye kadar herkes birlik olmalı, Trabzonspor mutlaka zirve yarışının içinde ve Avrupa kupalarında olmalıdır.