20 küsur üniversite aynı çatı-isim altında toplanmış.
Ortak adları “ÜNİTSLERBİRLİĞİ”
Her okulun adını yazmaya kalksak, yerimiz ve nefesimiz yetmez!
***
İçerlerinde Trabzonlu olan var, olmayan var.
Amma velâkin her öğrencinin ortak sevdası Trabzonspor.
Her birine Trabzon ve Trabzonsporlulukla alakalı ne sorarsan sor.
Duyduğun cevap karşısında küçük dilini yutarsın!
Bizlerin “uzaktan sevmeye çalışın” dediğimiz il için onlar yanıp tutuşuyorlar.
Hele cevap verenlerden birinin nüfus kâğıdına “ Trabzon” yazmıyorsa, Trabzonlu biri olarak, duydukların karşısında bir yandan mutlu, diğer yandan mahcup olursun.
Bazılarının ilk hayali Trabzon’da üniversite okumak, Ganita’da ve Boztepe’de çay içmek, Avni Aker’de Trabzonspor’u izlemekmiş.
Boşuna demiyoruz;
Gidilmemesine-görülmemesine rağmen, milyonlarca insanın âşık olduğu tek şehirdir Trabzon. Teşekkürler Trabzonspor.
***
Onlara imrenmemek-özenmemek elde değil, doğruyu söylemek gerekirse; her insan onlar gibi olmak ister.
Çünkü onlar, kişilere değil renklere âşıklar.
Üstelik son derede saygılı ve beyefendiler.
Bir o kadar da kibarlar.
***
Bir hafta evvel, İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nin kültür merkezinde toplandılar. Yaptıklarını ve yapacaklarını anlatacakları için bizi de çağırdılar.
Önce, üniversiteye yeni başlayan gençlerle tanıştık, sonra hep birlikte salona geçtik.
***
Kutsal topraklardan, bir başka ifadeyle Trabzon’dan ilk defa ayrılmış genç bir kardeşle konuştuk.
Etkilenmedik desek yalan konuşmuş oluruz.
Bayağı bi dertleştik. Ders niteliğinde cümleler sarf eden, ismini hafızamda tutmayı başaramadığım arkadaşım:
“Trabzonspor’un kıymetini İstanbul’a gelince daha iyi anladım” dedi.
***
Salon hayli kalabalıktı..
Gençlerin hepsinin gözlerinin içi parıldıyordu, 70’li yıllardaki Trabzonspor gibi.
Trabzon ve Trabzonspor’la ilgili düşüncelerini anlattılar tarih filmlerinde olduğu gibi; köylerden başladılar, Trabzonspor’un deplasman maçlarıyla bitirdiler..
Ayrı bölgelerin çocukları olmalarına rağmen, hepsi birbiriyle kardeş misali; sarmaş dolaş..
Ortak ve tek sevda Trabzonspor olunca, her biri adeta evliye çelebi; o stat senin, bu stat benim.
***
Evet, onlar öğrenci ama harçlıklarından artırdıkları paralarla bazı okullara yardım etmişler; kütüphaneler yapmışlar...
Tüm bunlar Bordo-mavi renkleri-Trabzonspor’u sevdirmek, küçükleri sevindirmek için..
***
İlkokul öğrencilerinin horon ve kemençe şovlarını görmenizi isterdim, 2014 yılının aralık ayında..
8-10 yaş aralığında olan çocuklar sanki büyümüş de küçülmüşler.
***
Sağolsunlar bizleri de kürsüye davet edip konuşmamızı istediler.
Trabzonspor olmasaydı; bu güzellikleri yaşayamaz, izlediklerimizin tadına varamaz, öğrenci kardeşlerimizin hiçbirini tanıyamazdık.
Bu bağlamda kendi aramızda mırıldandık:
“İyi ki Trabzonspor var”
***
Yaptıklarıyla gurur ve onur duyduğumuz, gelecek adına umutlandığımız üniversiteli gençlere ve kültürümüzü yaşatmaya çalışan, sahnede horonumuzu mükemmel oynayan, kemençe çalmayı öğrenmek için acele eden miniklere nasihatımız:
“Çabuk büyüyün uşaklar” yönündeydi.
Çünkü Trabzonspor’un, toplumun, kısaca hepimizin onlara ihtiyacı var.
Hele bu devirde..