“O büyük bir mücadele adamıydı” diye..
İşte dün son yolculuğuna uğurladığımız sevgili ağabeyimiz Salih Camoğlu, Trabzon basınının gerçek bir mücadele adamı olarak adını tarihe yazdırdı..
Karadeniz Gazetesi’nde büyük eserler bıraktı..
Orada kimleri bu mesleğe kazandırmadı ki..
Çünkü bir baba gibiydi..
Karadeniz’den isteği dışında ayrıldı..
Ardından arkadaşları ile birlikte TAKA gazetesini inşa etti..
O adreste de bu mesleğe kimleri kazandırmadı ki..
Çünkü bir ağabeydi..
Oradan da istemeden ayrıldı..
Ama durmadı..
Yine meslek aşkı ile en zor şartlar altında tek başına bu kez İlkhaber gazetesini kurdu..
Orada da yeni isimleri bu meslek ile buluşturdu.
Çünkü duayendi artık..
Çok zor şartlar altında tek başına maddi ve manevi yükü sırtlayarak bir yere kadar götürdüğü gazetesini satmak zorunda kaldı.
Ama yine bir büyük olarak gazete içinde görev teklif edildi, kaçmadı..
Oradan da istemeden ayrıldı..
Ama yazmak onun işiydi..
Tek ihtirası, bu mesleğe sımsıkı sarılmaktı..
Bu kez Haber 61’de okuyucuları ile buluştu..
Kendini mesleğe adayan büyük bir değer olarak ‘Durmak yok’ diyerek yorumlarına devam etti..
Amansız hastalığa yakalandı ama kalemini hiç bırakmadı!
Hastalıkla mücadele ederken dahi hem yazılarına devam etti hem de Trabzon basınına kazandırdığı bizim gibi kardeşlerini tek tek ziyaret ederek hep o gülen yüzü ile destek olup, moral verdi..
Adam gibi adam nasıl olunurun en bariz tarifiydi o..
.jpg)
Üzerimde hiç tartışmasız büyük emeği vardı..
16 yıl abi kardeş gibi çalıştık..
Sonrasında yine aynı sevgi ve saygı ile abi kardeş gibi kaldık..
Gazetecilik yaşamıma 1983 yılında Meydan Parkı’nın karşısında bulunan Boyner mağazasının olduğu yerde Trabzonspor’un efsane başkanı Şamil Ekinci’nin patronu olduğu Karadeniz Gazetesi’nde gözlemci spor muhabir olarak başlamıştım..
Salih abi, Ekinci’nin Değirmendere’deki un fabrikasında sağ kolu olarak görev yapıyordu.
Sonra gazete oraya taşındı.
Gazetenin Genel Müdürü oldu..
Kolları öyle bir sıvada ki yanında müthiş bir ekip ruhu oluşturdu..
Bir büyük aile yarattı..
Gece gündüz demeden çalışırken, ‘Bir ekip ruhu nasıl yakalanır’ın dersini verdi.
Hey gidi günler hey..
Bu mesleğin acı ve tatlı olayları, anıları ile unutulmaz günler..
Bu meslekte yolumuzu hep o açtı..
Beni genç yaşta Karadeniz Gazetesi’nin Spor Müdürlüğü görevine getirdi. Acaba bu sorumluluğu taşıyabilir miyim diye çekimser kalmam karşısında ‘Sen bu işi yaparsın’ diyerek hem destek oldu, hem korudu, hem önümü açtı..
Eğer bugün Trabzon basınında bir Osman Diyadin varsa bu varlıkta önce Allah’ın daha sonra da Salih ağabeyin eli vardı.
Zaman zaman mesleği bırakmayı düşündüğümüz hareketli, dalgalanmalı dönemlerde hep arkamızda kale gibi durdu..
Çalışma arkadaşlarına karşı..
Hep...
Bir baba gibi şefkatli oldu..
Ana gibi kanatları altına aldı..
Kocaman yürekli oldu hep..
Bir liderdi bu meslekte..
Son yıllarda hep hasret kaldığımız bir gazetede aile nasıl olunurun kitabını Karadeniz Gazetesi’nde yazan adamdı o..
Dün üzerlerinde emeği bulunan herkesin cenazede olması, çok şey anlattı..
Çünkü bir vefa, bir saygı duruşuydu da..
Hastane odasındaki son günlerinde dahi ölüm korkusu yaşamadan gülen yüzü unutulur mu hiç..
Herkesin ismine olduğu gibi bana da ‘OSMANIM’ diye hitap etmesinin kulaklarımda çınlamaması mümkün mü?
Pırıl pırıl yüreğin, her daim başın dik alnın açık duruşun, ekmek vererek, unvan vererek bu mesleğe kazandırdığın nice meslektaşların olarak diyoruz ki..
Yaşayan Trabzon seni çok özleyecek..
Çünkü her karış toprağını arşınladı..
Uzunsokak’tan Kemeraltı’na..
Kuyumcular’dan Maraş Caddesi’ne..
Ya her daim uğrağı Adnan abinin Yıldız Büfe’sine
Değirmendere’den Kaşüstü’ne..
Beşikdüzü’nden Of’a..
Avni Aker’den Yavuz Selim’e..
Her yerde izi olan adamdı..
Allah rahmet eylesin..
Mekanın cennet olsun yiğit adam..
Bu kalpler seni asla unutmaz..
Güle Güle Salih abi..