Galip gelse de, mağlup olsa da..
İyi oynasa da, oynamasa da..
Güzel şeyler yapılsa da, yapılmasa da hep eleştirilir...
İnsan ister istemez kendi kendine soruyor:
Bu nasıl iştir?

 ***

Aynen öyle; bu nasıl iştir? Trabzonsporluya niye rahat yoktur?
Olamaz; çünkü senin takımın sisteme karşı gelendir...
Olamaz; senin takımın haklı olduğu davada bile yalnız bırakılandır.
Olamaz; Trabzonsporlu olmasına rağmen, bazı kafalar hep kendi çıkarını düşünür.
Olamaz; Trabzonspor’a destek ve birlik olmanın yerini “kıskançlık” almıştır çünkü...

 ***
Tribünler sinek avlarsa, Trabzonspor her platforma yalnız bırakılırsa olacağı budur.
Futbol oynadığı dönemler ayakkabısının bağıyla sürekli kavga eden Hakan Ünsal, terbiye sınırlarını aşarak Halilhodzic’e “ terbiyesiz” der.
Trabzonspor’a kuyruk acısı olan bir başkası da her hafta kılıktan kılığa girer. En son programda da sünnet elbisesi giymiş. Haftaya da Allah rızası için birileri emziğini ve biberonu versin. 

 ***

Ufakken ateşli hastalık geçiren, ergenlik çağında eşekten düşen Sergen efendi, bu defa yani bu hafta Sneijder ve Cardozo’yu beğenmez olmuş.
E haksız da değil hani, yaptığı ile yaşadığı farklı olan, doğuştan ve baştan aşağı yetenek kokan bu kişi daha önce bir TV kanalında jüri üyesi olduğunu biliyorsunuz. Sneijder ve Cardozo’yu da “ Yetenek Sizsiniz” formatına göre değerlendirmiştir!

 ***

Z(av)allılar bakıyor, Trabzonspor kimsesiz-sahipsiz. Tribünlerde kişi sayısı da parmakla sayılıyor.
Yeri gelmişken...
Tribünlerin boş olması, Trabzonspor başarılı olacak diye ödü kopanların çoğunlukta olduğunu aklıma getirmiyor değil.. Aksi halde o stadın dolması gerekir.
Çıkarını düşünen kafalara Allah akıl-fikir versin. Zira hepimiz o geminin içerisindeyiz. Maazallah ona bir şey olsa her birimiz toz-duman oluruz.
Görülen o ki; Trabzonspor o kafa yapısındaki insanların umurunda değil.
Onlar için varsa-yoksa kişiler?

Trabzonspor başkanını-yönetimini beğenmeyebilirsin. Kaldı ki o yönetimi oraya getiren de sensin! Yarın-bir gün seçim olduğunda gereğini yaparsın olur-biter. Böyle günlerde Trabzonspor’u yalnız bırakmak, yanında olmamak; Trabzonspor’a ihanet etmekten başka bir şey değildir!

 ***

Milyonlarca Trabzonsporlu, yıllardır ekranlarda aynı kişileri izlemekten-dinlemekten bıktı usandı. O kişileri izleyen her Trabzonsporlunun ruh halini bi düşünün. O yüzden hep diyoruz ya “Trabzonspor TV şart artık”
Gerçi kurulsa ne olur. Orası da ahbap-çavuş ilişkileriyle istila edilir. Ağzı üstüne gitmeyenlerin çenesi kapansın diye deyim yerindeyse birilerine peşkeş çekilir.

 ***

Trabzonspor’u inadına eleştirenlere, milyonlarca Trabzonsporlunun moralini bozmak isteyenlere, hocasına laf yetiştirmeye çalışanlara pek fazla kızmamak gerek! Zira onların yaşam biçimi bu! O tarz yaşamayı ve birilerine o şekil yaranmayı ilke edinmişler. Yiyorsa benzer cümleleri Milli Takım, Terim ve ülke futbolunu dünyaya rezil eden şikeciler için söyleyebilir misin?
Söyleyemezsin, anında kuyruğa makası yersin!
Trabzonspor ve hocası sahipsiz olduğu için atış serbest!
Çünkü Trabzonspor camiasında herkes birbirini yemekle-eleştirmekle, hatasını aramakla meşgul... Kıskançlık da bonusu...

 ***

Türk Futbolu’nu yönetenlere ve şikecilere değil de, ülkede adalet timsali olan Trabzonspor’a kuyruk acısı olan z’av’allıların ağzından salya akması kadar doğal bir şey olamaz! İşin sevindirici tarafı; o tip kişilerin aşılarının zamanında yapıldığıdır!