Trabzonspor Trabzon şehri için sadece sonundaki ‘Spor’ eki değildir!..
Her zaman dile getirdik..
Trabzonspor bu şehrin sanayisidir, tarımıdır, fabrikasıdır, turizm elçisidir!..
Acıdır.. Sevinçtir..
Düğündür.. Cenazedir!..
Adını ne koyarsanız odur!..
Trabzon'da Trabzonsporsuz bir yaşam düşünülemez..
Trabzon şehrinin uzun yıllardır maküs talihini yenemediği, bütün sorunlarının üzerini kapattığı, Trabzon insanının ekonomi ile, işsizlik arasında sıkıştığı açıkçası sosyo ekonomik sorunları ile yüzleşememesi ve tanışamamasının önündeki en büyük engel de ne yazık ki Trabzonspor gerçeğidir!..
Türkiye’de şu olmuş, bu olmuş, ortalık yanmış kimin umurunda!.. Trabzonspor'un başına gelecek en küçük zeval Trabzonlunun evine düşen bir ateş bombası gibidir. Bu şehir insanı için bir kronik hastalık olurken, aynı zamanda o kronik hastalığın tedavi ilacı da sonuçları itibarı ile yine o olmaktadır...
Bir bakıma kazandığı, zaferlere koştuğu zaman Trabzon insanı için bütün dertlerini unutturacak bir uyuşturucu gibi olurken, hakkı gasp edildiği zaman isyankarlığın teşvik aracı olmuştur.
Bakın bu şehirde Trabzon bölge gazetelerinin varlığının baş yapıtı da odur!!..
Maç günleri baskı, tiraj raporlarını bildirilirken ‘Trabzonspor yenerse şu kadar’, ‘Trabzonspor yenilirse, berabere kalırsa bu kadar baskı olsun’ dedirtecek kadar Trabzon medyası için önemlidir!..
Pazartesi, sabah işyerleri açıldığında esnafın ilk konuştuğu konu odur..
Devlet dairelerinde güne onunla başlanır!.
Sinir katsayıları onunla yükselir..
Kavgalar onunla çıkar!..
Herkes onu yıkıp yapar!
***
Bakın dost acı söyler.
Ve ne yazık ki Trabzonspor bu şehirde herkesin kendini tatmin etmeye çalıştığı, herkesin bir şeylerini alıp götürdüğü bir kullanım aracı haline getirilmiştir!
Herkesin tepe tepe kullanmaya çalıştığı adres olmuştur!
3 Temmuz sürecinde hakkımızın gasp edilmesi ile canımız fena yanmıştır.
Doğru!
Ama ondan önceki dönemlerde Trabzonspor'un çöküş içine girmesinin, bölünüp parçalanmasının, yönetenleri tarafından oyuncak haline getirilmesinin, Trabzonspor'un bütün yargı kararlarına rağmen hakkının hukukunun verilmemesinin en büyük etkeni biziz!
Allah aşkına bu camianın önderlerinin topyekün bir araya gelerek 'Kupamızı verin' diye bir çıkışı olmuş mudur? Hangi taraftar yürüyüşünde yerlerini almışlardır?
Bakın şike yaptığı tescilli Fenerbahçe'ye!..
Gelde kıskanma!..
Suçu onda, bunda aramaya hiç gerek yoktur!
Eğer bu şehrin akil adamları, bu kulübün akil insanları parçalanmanın, bölünmenin, sen ben kavgalarının esiri olmuşsa, bu kulübün hakkı çok daha yenir
Trabzonspor ne yazık ki, kurumsal yapısı, camiası, taraftar kitlesi ve şehirdeki kamplaşmalar, onun taraftarı bunun taraftarı gibi söylemlerle dibe vurmaktadır.
Bir iki iyi sonuçla ayağa kalkacak kendine gelecek bir kulüp değildir Trabzonspor.
Ne yazık ki mutlaka ama mutlaka her yönü ile yıkılıp yeniden yapılanma ihtiyacı hasıl olmuştur.
Çünkü sahipsizdir.
Sahibi olmak demek başkanı, yönetimi olması demek değildir!
Trabzonspor'un asla kurumsal bir kimliği olmamıştır ve her geçen gün bu anlayış bizi dibe vurmaya doğru götürmektedir.
Bu böyle asla gitmez..
Kendi kendimizi kandırmayalım.
***
Fenerbahçe maçından önce alınan güvenlik önlemleri nedeniyle devletin son derece iyi niyetli olduğuna inandığım, bence üzüntüsünden dün medya mensuplarına kendini ve alınan önlemleri anlatma gereği duyan bu şehrin valisini ‘Vay sen niye keskin nişancıları çatılara yerleştirdin’ diye hedef gösterip, yaşananları tek başına ona bağlayarak kimse zevahiri kurtaramaz.
Bu şehrin bütün katmanlarının başta Trabzonspor'u yönetenler, Trabzonspor üzerinden kendini sorgulaması gerekir!..
Geçtiğimiz günkü yazımda da dile getirmiştim. Fenerbahçe maçından önce bu şehirde tek bir akil insan, tek bir sivil toplum örgütü, tek bir siyasetçi çıkıp bu taraftara ‘Aman kendi kendimize, kulübümüze zarar vermeyelim. Provokasyonlara dikkat edelim’ diye bir çağrı, bir uyarı yaptı mı?
Numunesi yok!
Sonra da ‘Böyle olacağı belliydi’ demek gibi zavallılık içine düşenleri gördük!..
İşlerine mi geldi!
Ama bu şehirde adamına göre Trabzonsporlu olanları da gördük.
Sadece bugün değil yıllardır ‘Yenilsin, olay çıksın da bunlar gider belki’ diyenler bile ortalıkta hep cirit attı!
Ama bu şehrin valisi o eleştirdikleri açıklamasında çıkıp ‘Bakın şike eylemlerinde binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte en küçük olumsuzluk olmadı. Örnek bir tablo yaşandı. Trabzon insanı sağduyuludur. Bunu devam ettirelim’ dedi.
Uzun lafın kısası.
Trabzonspor bu şehirde ne yazık ki sahipsiz.
Herkes bir yerinden çekip yiyip bitirmeye devam ediyor!
Nereye kadar?
Valiyi eleştirmeden önce..
Zevahiri kurtarmak için bu şehirde herkes önce aynaya baksın!..
Trabzonspor’un sırtına yük olmasın, ondan birşeyler koparmam yerine onu koşulsuz kucaklasın..
Yoksa yarın vah gidene olur!..