Seçime az bir zaman kaldı. Siyasi partiler zevksiz ve renksiz bir kampanya yürütüyor. Doğaldır ki bu renksizlikte Türkiye'de yaşanan terör olaylarının etkisi var.
Birkaç ay önce anlattıklarını tekrarlamak zorunda kalan siyasiler ve birkaç ay önce dinlediklerini tekrar dinlemek durumunda olan seçmenler neresinden bakarsanız bakın pek de mutlu değiller.
Böylesine anlamsız böylesine gereksiz bir seçimi bizlere reva görenlerin kimler olduğu konusunda da herkes ayrı ayrı adresler gösteriyor.
Kimi Cumhurbaşkanı bu seçimin müsebbibi derken kimisi de Bahçeli'yi fail görüyor. Kimilerinin de Davutolu'nun sıfır çarpanlı bir lider olmasının buna sebebiyet verdiğini dillendirdiğini görüyoruz. Seçime gidilmede en az sorumlu tutulan kişinin Kılıçdaroğlu olduğu noktasında herkes hemfikir gibi.
Peki böyle bir manzaradan nasıl bir sonuç çıkar? Sorumlu tutulanlar cezalandırılır mı? Yoksa Türkiye bir dönem daha mevcut yapıyla yoluna devam eder mi? Bütün bu sorular bütün yakıcılığıyla ortada duruyor.
Bana göre seçim sonuçlarında öyle aman aman bir değişiklik olmaz. Bir miktar AK Parti oy artışı sağlayabilir. Bu belki de Trabzon ölçeğinde böyle görülüyor. Türkiye çapında neler olur onu kestiremiyorum.
Yalnız kestirdiğim bir şey var o da CHP'nin oylarında bir artışın olacağıdır. Halkla konuştuğumda Kılıçdaroğlu'nun yapıcı tutumunun vatandaş tarafından bayağı takdir edildiğini gözlemliyorum. Bu sandığa yansır mı yansımaz mı bu konuda da somut verilere sahip değilim. Bir hissiyat olarak oylarında bir artış yaşanacağı izlenimi var bende.
MHP yine kendini anlatmakta en çok zorlanan parti. MHP'ye gönülden bağlı seçmenin dahi zor anladığı bir yol izleyen Bahçeli, bu yolu izlerken neyi amaçladı gerçekten kestirmek zor.
Söylemleri doğru olsa da söylemlerini takdim biçiminde büyük boşluklar var. Ama yine de MHP seçmeni Türkiye'nin selameti için ülkücülerin aklının Meclis'te olmasının önemine inanarak partisine oy vereceği izlenimi veriyor.
AK Parti mevcudu koruyup bir miktar üstüne koymak için her argümanı kullanıyor. İş vaatlerinden ekonomik iyileştirmelere kadar birçok cepsel mesajlar vermesi bunun göstergesi.
Aklını her dönem büyük bir hassaslıkla kullanan halk yine de aynı özeni gösterecektir. Türkiye koalisyonla yönetilmeyi menfaatine görüyorsa halk bunu yine Meclis'in önüne koyar. Şayet 7 Haziran sonuçları benim isteğimin dışında kantar topuzu meselesi gibi ölçünün kaçmış olması şeklinde yorumlanırsa bundan AK Parti istediği sonucu devşirir.
Velhasılı kelam bu seçim; sıralaması belli, iktidarı muallak olan muammanın çözümü için yapılıyor.
Halkın sessizliği neye yorulur bilmem ama halk seçime gidildiğini hissetmemiş görünüyor.
Bakalım 2 Kasım'a iki partili bir hükümet için mi yoksa bir parçalı hükümet için mi uyanacağız..
Hayırlısını dilemekten başka elden ne gelir..