Hayalleri körelten bir takım. Şahsiyetli bir duruş gösteremeyen bir dizi futbolcu silsilesi.
Ve nasibimize düşen boynubükük bir hafta daha..
Maçın hakemini öncelikle tebrik ediyorum. Dört dörtlük bir maç yönetti. Bilinçli bir hata yapmadı. Bazı çakallar gibi adresi belli düdük öttürmedi.
Oyuna gelince maçın ilk yarısnıda koordinasyonu olmayan, yerleşim hataları yapan bir takım izledik. Tam oyunu düzeltiyoruz derken Alper'in sorumsuzca hareketi takımımızı eksik bıraktı.
Öyle bir eksiklik ki bu Sadi Hoca'nın ikinci yarıda hamleler için elini kolunu bağlayan iblisçe bir hareket.
En son 1997 yılıydı Fenerbahçe'yi yendiğimiz yıl. Ne tesadüftür ki son kazandığımız maçta Saraçoğlu'ndaydım. Henüz stat bugünkü şeklini almamıştı. Aradan yıllar geçti, kimi zaman hakemlerin gazabıyla çoğunluk da kendi aptallıklarımızla eli boş döndük o lanetli yerden.
Trabzonspor bir kimlik takımıdır. Öyle diğer kulüplerle aynı kefeye konulacak bir meta değil. Bunun ayırdına varamamış oyunculara bu takımın formasını giydirenler utanmalıdır.
Sahada bir futbol müsabakası oynanıyor, sonuçta yenmek de var yenilmek de ama adamların ceza sahası içine girmeden bir müsabaka da tamamlanmaz ki..
Futbolcuların paralarını alamamalarını neden olarak gösterenler bir hafta sonra seçimin olduğunu, seçim sonrası oyuncuların hak edişlerini alacaklarını bilmiyorlar mı?
Evet çok rahatsızız.. Bu takımın içinde bulunduğu durumdan, bizi temsil etme kaabiliyetinin yoksunluğundan.
Bizde 'Dik oyna' diye bir horon tabiri var. Allah aşkına skoru elde etmiş bir takıma birkaç cılız atak yaptık diye sevinecek duruma düşmüşsek yazıklar olsun bize.
Futbol atla deve değil. Biraz akıl, biraz kondisyon biraz da psikolojik bir oyun. Biz N'Doye'yi alıyoruz sıfır çekiyor, Akhisar Fulham forması giyen Kolombiyalı golcü Hugo Rodallega'yı Türkiye'ye bedelsiz getiriyor ve gol olup yağyor. Daha önce de Niasse'yi almıştı, o da icra-yı sanatta başarılı olmuş Rusya'nın yolunu tutmuştu önemli bir bedelle.
Bir de defansında Douglão diye Brezilyalı bir oyuncu var ki uçana da kaçana da temas ediyor. Sen de dünya meblağ ödeyerek Douglas'ı alıyorsun ki ağır mı ağır bir oyuncu.
Paralar akılla harcanırsa neticeler bizi sevindirir. Paralar savurganca saçılır ve her kötü netice hakeme bağlanırsa böyle gözü yaşlı olmaya devam ederiz.
2017'de mi 2027'de mi Fener'i evinde yenmenin sevincini yaşayacağız?
Kim verir bilmem ama bana Fırtına'mı geri verin..