Dünkü yazımdan dolayı daha önce hiç görüşmediğim ama Trabzon’da brokrasinin  etkili noktalarında bulunan kişilerden telefonlar aldım.

Hakikaten Trabzonspor'un kast sisteminin üst sahipleri, tabandan gelen yönetme isteğini hazmedebilmiş değiller. Kendilerini 'kaymak tabaka' konumunda sunanların 'nemalanma aygıtını' tekrar ele geçirme savaşı verdiklerini artık geniş kitleler anlasın. Bunların samimi Trabzonsporluların derdiyle dertlendiklerini düşünmeyin.

Bu kaymak tabaka beş benzemezden oluşmaktadır. Sözde dindar, sözde sosyal demokrat, sözde liberal, sözde milliyetçi, sözde etnik Trabzonculardan biraya gelen bu kaymak tabaka sokaktaki insanı afedersiniz ama şeyin şeyi olarak görmektedir. Bunların dışında hiç kimse iyi bir şey yapamaz.

Bunların dışında hiç kimse futboldan anlamaz. Bunların dışında hiç kimse bu takımı sahiplenme hakkına haiz değildir.

Siz bu insanların kimler olduğunu kafanızda listeleyin.

İşte beni arayanların zihinlerinden boşalan özgür duygular bunlardı.

Beş benzemezin zaman zaman tekleşmesini ibret vesikası olarak yazmamı istemeleri insanımızın hadiseleri ne kadar şumüllü takip ettiğini gösteriyor.

Bu seçkinci zevatın halkın yorumlarına tenekeden gelen ses, yuvarlak organdan gelen nefes gözüyle baktığını bilelim.

Bu beyaz Trabzonlular bir düğünde, bir dernekte, bir cenazede dahi, fiş fişlerle kendileri çalıp kendileri söylerler.. Aralarına sokulmak isteyen ayrık otlarına bir bakışları olur ki insan o bakışla inanın terör örgütü mensuplarına nazar kılmaz.

Kendilerini yüksek tabakaların seçkinleri sayanlar Şenol Güneş'in 'fakirler oynar, zenginler izlerdi' dediği oyun, bugün tabanıyla birlikte olmaktan memnun.

Siz basındaki ellerinizle orayı burayı elleseniz de sonucu değiştiremeyeceksiniz. Tahammüle mecbursunuz..  Zor gelse de..