Trabzonspor'da bir yangın çıkarılmak isteniyor!.
Yeni sezon için planlama içine girilmiş. Henüz ortada alınmış bir kongre kararı yok. Ama Başkan Hacıosmanoğlu ve yönetiminin istifa etmesi için şehirde yine belli bir kesim tarafından bir kampanya başlatılmış!..
Aslında hiç de yabancı olmadığımız bir harekat!.
Tıpkı 2000'li yıllarda Onursal Başkan Mehmet Ali Yılmaz ve yönetimini devirmek için kurulan tezgahların bir benzeri yaşanıyor. O dönemde de divan kurulundan tutun da 'Biz Trabzonspor'un sahibiyiz' havasında olan bu şehirde belli bir yapılaşma, olağanüstü bir mücadele vererek Yılmaz ve yönetimini devirmek için her yolu denemişti..
Divan Kurulu, o derin Trabzonspor yapısı ile el ele vererek 'Kulüp batıyor, yandı' gibi yalan rüzgarlarları ile ortalığı yangın yerine çevirerek Trabzonspor tarihinde görülmemiş bir şekilde deklarasyon üstüne deklarasyon yayınlayarak Onursal Başkan Yılmaz'ı bıktırmak, küstürmek uğraşları ile adeta ihtilal girişimi içinde bulunmuştu!
Ortada hiçbir şey yoktu!.
Takım zirveye oynuyordu..
Hatırlarsanız Rize deplasmanında kazanıldığı takdirde lider olunacak dönemdi. Kulübün borcu olsa olsa o dönem 3 milyon dolar bile değildi. En önemlisi başında da sadece Trabzon'da değil Türkiye'de herkesimden büyük sevgi ve saygı gören M. Ali Yılmaz gibi güçlü bir isim vardı!
O işin ucu, oyuncağa dayanıyordu!
Çünkü Trabzonspor’u ellerindeki oyuncak gibi görüyorlardı.
Yani bu şehirde Trabzonsporsuz yaşamaları mümkün olmayan bir derin yapılaşma var!.
Onlarsız Trabzonspor Kulübü olmaz..
Onlar hükmetmediği sürece kimse Trabzonspor'da yönetim olamaz!..
Olursa alaşağı edilir!..
Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin kulübün beş kuruşa muhtaç olduğu dönemlerde cebinden paraları akıtan, büyüklüğe asla halel getirmeyen bu camiada sadece yönetici değil; iş adamları dahi üretip şehre kazandıran M. Ali Yılmaz gibi değeri küstüren, bıktıran 'Trabzonspor'un sahibi biziz' diyen o derin yapıyı hiç kimse inkar edemez!
Ya Trabzonspor'a başkan olan Nuri Albayrak’a yapılan ayıp!
Amacı sadece Trabzonspor’a hizmet olan, hiçbir beklentisi olmayan, Akyazı projesini ortaya koyan bir başkanı da aynı taktiklerle, aynı yolla pes ettirdikleri yetmezmişçesine mali genel kurulda ibra ettirmeyerek kulüp tarihine adlarını kara leke olarak yazdıran kalkan o elleri de yaşamadık mı?
O zaman “Yapılan ayıp diye” bugün tepki gösterenlerin hiçbirinin sesi çıkmamıştı!
Şimdi Sayın Şener ile yapılan uygulama karşısında ortalığa çıkan 'Olur mu Trabzonspor başkanına karşı bu yaklaşım' diyenler o zamanlar nerelerde idi!
Bugün resmen Trabzonspor'da bir ihtilal girişimi var!..
Hacıosmanoğlu ne olursa olsun devrilecek!
Gerekçe ne?
Henüz göreve geleli, başkan seçileli bir yıl olmuş başkana ve yönetime karşı bu linç girişimi neden?
Nedir aceleniz?
Yoksa Akyazı Stadı ve diğer gelirlerin kokusu mu geliyor..
Kimse babamızın oğlu değil..
Hacıosmanoğlu da..
Ama gerçekler inkar edilemez..
Yok efendim kulübün itibarı zedeleniyormuş!..
Kulüp batırılırken neredeydiniz?
Gıkınız çıkmadı.
Geçiniz beyler..
Ne ekmişseniz onu biçiyorsunuz!
Bugün hesap sormanız için önce dünün hesabını vermek zorundasınız..
Çünkü bu başkan nasıl bir tablo aldı ve bunun karşısında ne yaptı, ne yapıyor diye sormak gerekir..
200 trilyona yakın borç bırakan kimler?
Yabancı çöplüğüne dönmüş bir kadro bırakan kimler?
Kulübün bütün gelirlerini 2016 yılına kadar temlik ettiren kimler?
İnanılmaz yüksek faiz ile bankalardan para alan kimler?
Bir futbolcunun menajerine dahi (Zokora) o da eşi, bir milyon dolar veren kimler?
Bıraktıkları dönem sahada Trabzonspor'u dibe vurduran, nerede ise küme düşmemeye oynayacak takım ortaya koyanlar kimler?
Nasıl bir Trabzonspor bıraktı Sayın Şener?
Onu biri anlatsın..
Eğer bugün beğenmediğiniz, yakışmıyor dediğiniz Hacıosmanoğlu başkan ise kusura bakmayın önce aynaya kendiniz bakacaksınız..
Peki hiç tartışmasız hataları da olan Başkan Hacıosmanoğlu bir yılda ne yapmış!
Kulübe kaynak yarattı, para buldu diye neredeyse asacaksınız adamı!..
Kulübün devraldığı borcunu artırmamış..
Hiçbir geliri yokken kaynaklar bulup ödemeleri yapmış, transferde Aykut dışında bonservis ücreti ödememiş..
Yabancı çöplüğünden takımı arındırmaya başlamış.. Trabzonlu gençlerin sayısını takımda artırmış.. Avrupa kupalarında başarılı olmuş, ligi ilk 4 takım arasında bitirmiş!..
Bugün sözde Hami’ye sahip çıkanlar 11 yıldır onu kulübün yanına yaklaştırmadı. Ama o Hami’ye sahip çıktı, takımı emanet etti.
Peki ne isteniyor?
Beklersiniz kongreyi veya Yargıtay'ın vereceği kararı, ona göre yol alırsınız!
Zaten kendisi de yargı kararına ‘boynum kıldan ince’ diyor..
Demokrasinin yolu bu!
İşin özü!
Yangın çıkarmak isteyenlerin amacı üzüm yemek değil bağcıyı dövmek!..
Yok öyle yağma!..
Bugün Trabzonspor'da en son dert yanacak, ağlayacak birileri varsa onlar 2000 yılında olduğu gibi bugünde ortaya çıkan ihtilalci heyettir!
Takdim olunur!